Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Devlet Memurunun Görev ve Sorumlulukları: Amir Emrine Uyma Sınırları

Kamu hizmetinin temel direklerinden olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları,

Kamu hizmetinin temel direklerinden olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları, Anayasa, kanunlar ve ilgili mevzuatlarla titizlikle belirlenmiştir. Özellikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK), memurların yetki ve yükümlülüklerini, amirleri tarafından verilen emirlere karşı tutumlarını ve kanuna aykırı durumlarda nasıl hareket etmeleri gerektiğini net bir şekilde ortaya koyar. Peki, bir devlet memuru amirinden aldığı her emri yerine getirmek zorunda mıdır? Kanuna aykırı bir emirle karşılaştığında ne yapmalıdır? Bu haberimizde, devlet memurlarının görev ve sorumluluklarını 657 sayılı DMK ışığında detaylıca inceleyeceğiz.

Ülkemizin dört bir yanında, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan yüz binlerce memurun hizmet şartları, nitelikleri, atanma, yetiştirilme, ilerleme ve yükselme süreçleri, ödev, hak, yüküm ve sorumlulukları ile aylık, ödenek ve diğer özlük işleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile düzenlenmektedir. Bu kapsamlı düzenleme, devlet memurluğunun temelini oluşturarak kamu hizmetinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini güvence altına alır. Şimdi, bu kanun çerçevesinde devlet memurlarının görev ve sorumluluklarına daha yakından bakalım.

Devlet Memurlarının Temel Görev ve Sorumlulukları

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. Maddesi, devlet memurlarının görev ve sorumluluklarını açıkça ortaya koymaktadır. Bu maddeye göre memurlar, sadece mevzuatta belirtilen esaslara uymakla kalmayıp, aynı zamanda amirleri tarafından verilen görevleri de yerine getirmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülük, kamu hizmetinin düzenli ve kesintisiz işlemesi için hayati öneme sahiptir.

Amir Emirlerine İtaat Sınırı: Her Emir Yerine Getirilmeli mi?

Devlet memurları, amirlerinden aldıkları emirleri yerine getirme yükümlülüğüne sahip olsalar da, bu durumun belirli yasal sınırları bulunmaktadır. Bir memur, amiri tarafından verilen görevin; mevzuatlara, hukuka veya Anayasa’ya aykırı olduğunu düşündüğünde, bu görevi yerine getirmeme hakkına sahiptir. Bu durumda memurun izlemesi gereken adımlar şunlardır:

  1. Memur, emrin kanuna aykırı olduğunu düşündüğünde, emri yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir.
  2. Eğer amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, memur bu emri yerine getirmek zorundadır.
  3. Ancak, amirin yazılı emri sonrası emrin yerine getirilmesinden doğacak tüm sorumluluk, emri verene yani amire ait olur.

Bu ilke, memurun yasal bir güvence altında görev yapmasını sağlarken, amirlerin de verdikleri emirlerin hukuka uygunluğundan sorumlu olmalarını temin eder. Bu konuyu detaylandıran 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. Maddesini aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

657 Sayılı DMK Madde 11: Amirlerin ve Memurların Sorumluluğu

Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir.

Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.

Önemli Not: Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.

Kanunsuz Emir ve Disiplin Sorumluluğu: Danıştay Kararları Işığında

Kamu görevlisinin amirin emrini yerine getirmemesi, ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu durum, hem disiplin sorumluluğunu beraberinde getirebilir hem de Türk Ceza Kanunu (TCK) veya özel ceza kanunlarına göre bir suç teşkil edebilir.

  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi, verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmaması durumunda kamu görevlisine farklı disiplin cezaları öngörmektedir.
  • Aynı maddenin B fıkrasının j bendinde ise, verilen emre itiraz edilmesi halinde kınama cezası verilebileceği belirtilmiştir.
  • TCK’nın 257. maddesinin 2. fıkrası, görevinin gereğini yerine getirmeyen veya geciktiren kişinin, diğer şartların da gerçekleşmesi durumunda görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini düzenler.
  • Askeri Ceza Kanunu’nun 87. maddesi ise, itaatsizlikte ısrar eden askerlerin cezalarını belirler.

Danıştay, kamu görevlisinin kanunsuz emir durumu dışında amirin emrine uymaması nedeniyle verilen disiplin cezalarını hukuka uygun bulmuştur. Örneğin, Adana 2. İdare Mahkemesinin 07/09/2012 tarihli ve E:2012/331, K:2012/1258 sayılı kararı ile, memurun verilen görevi kendi değerlendirmesine göre yerine getirmemesinin, memurların birlikte ve düzenli çalışmasını imkansız hale getireceği gerekçesiyle verilen disiplin cezasını onamıştır. Bu karar, kamu görevlisinin kanunsuz emir durumu haricinde amirinin emirlerine uymasının zorunlu olduğunu bir kez daha teyit etmektedir.