Hastane…
Şifa dağıtması gereken yer.
Ama kulis başka bir şey söylüyor:
Yetki yazıda değil… sendika kartında.
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, çalışanların uzun süredir konuştuğu iddialar yeniden gündeme geldi..
Resmî görevi olmayan kişilerin fiilen yönetimde etkili olup olmadığı iddia edildi.
Ve ikinci soru daha da sarsıcı biçimde dile getirildi:
Bu fiilî etkinin, bir sendikanın şube yöneticiliği üzerinden kurulduğu iddia edildi.
“Birim sorumlusu” deniyor… peki dayanağı nerede?
Kurum içinde konuşulanlara göre İ.S.A.’nın “Birim Sorumlusu” adı altında acil birimlerde çalışan personele talimat verdiği; bazı çalışanlara kendisini Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcısı olarak tanıttığı iddia edildi.
Buraya kadar bir “yetki tartışması” denebileceği ifade edildi.
Ancak iddiaları ağırlaştıran ayrıntının şu olduğu öne sürüldü:
İ.S.A.’nın aynı zamanda bir sendikanın Uşak Şubesi aktif Başkan Yardımcısı olduğu belirtildi.
Yani kulisin iddiasının şu noktaya dayandığı ifade edildi:
Unvanın resmî olmadığı… nüfuzun ise sendikal olduğu iddia edildi.
Dahası olduğu da ileri sürüldü:
İ.S.A.’nın mesai saatlerinde “yetkili olmadığı halde” Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü ve Müdür Yardımcısının odasında sürekli bulunduğu, idari toplantılara “amir gibi” katıldığı iddia edildi.
Bu iddialar doğruysa meselenin kişisel değil, idari düzenin kendisi olduğu ifade edildi.
Müdür de sendikal geçmişli mi?
İddiaların bir diğer başlığının Z.K. olduğu belirtildi.
Kurum içinde Z.K.’nin, bir sendikanın Uşak Şubesi eski Başkan Yardımcısı olduğu; buna rağmen hastanede fiilî yönetim ağının sendikal yakınlıkla kurulduğu yönünde şikâyetlerin bulunduğu iddia edildi.
İddiaya göre Z.K.’nin, sendikadaki konumu nedeniyle İ.S.A.’yı acil birimlerin üzerinde “fiilî sorumluluk” alanına yerleştirdiği öne sürüldü.
Çalışanların anlattığı tablonun ise şu şekilde olduğu iddia edildi:
Acil birimlerde sıkıntı yaşandığında resmî amirlik kanalı işletilmek yerine personelin “önce İ.S.A.’ya” yönlendirildiği; personel planlaması ve icmal süreçlerinde “resmî görevi olmayan” isimlerin etkili olduğu konuşulduğu iddia edildi.
Ve.. Sendikadan istifa eden personelin tek tek aranıp çağrıldığı, “geri dönmezsen servis değişir” denilerek tehdit edildiği iddia edildi.
Kurum içinden yükselen sorunun net olduğu ifade edildi:
Sendikal tercihin, görev yeri üzerinden yönlendirildiği iddia edildi.
Tıbbi sekreterlikte de aynı iddia: “Oda var, görev yok”
Kulislerin tıbbi sekreterlik hizmetlerine kadar uzandığı iddia edildi.
İddiaya göre R.K.’nin, bir sendikanın Uşak Şubesi aktif Başkan Yardımcısı olduğu belirtildi.
Ve yine iddiaya göre; resmî görevlendirmesi olmamasına rağmen idari katta bir oda kullandığı; tıbbi sekreterlerin icmallerine müdahale ettiği; sendikadan istifa edenlerin servis değişikliklerinde etkili olduğu; istifa etmeyi düşünenlerin telefonla aranıp baskı gördüğü iddia edildi.
“Sendika yöneticisi olan bazı isimlerin, resmî görevi olmadan idari süreçlere yön verdiği” iddia edildi.
Birden fazla kritik sorumluluk… sonra görev değişikliği iddiası
Ayrıca G.E. hakkında da iddialar yer aldı. G.E.’nin, sendikal konumu nedeniyle Uşak Afet Birimi sorumluluğu, UMKE sorumluluğu ve yetişkin acil servis sorumluluğu gibi görevleri bünyesinde topladığı; hakkında çıkan iddialar görünür olunca yakın zamanda görevden el çektirildiğinin konuşulduğu iddia edildi.
Burada meselenin kişi değil, sistem olduğu ifade edildi.
Bu satırların “kesin hüküm” olmadığı,
Bu satırların “mahkeme kararı” niteliği taşımadığı vurgulandı.
Ancak kurum içinde “sendikal yakınlık–resmî yetki” çizgisinin bulanıklaştığına dair iddiaların artık fısıltı boyutunu aştığı iddia edildi.
İddialar doğruysa bunun bir “dedikodu” değil, kamu yönetimi sorunu olduğu;
İddialar yanlışsa bunun da kurum itibarını zedeleyici bir durum oluşturduğu ifade edildi.
Her iki durumda da çözümün aynı olduğu belirtildi:
Şeffaflık. Resmî açıklama. Yazılı görevlendirme ve yetki sınırlarının netleştirilmesi.
Çünkü sağlık hizmetinin kulisle yönetilemeyeceği,
Hastanenin “fiilî amirlik” anlayışıyla yürütülemeyeceği,
Ve en önemlisi vatandaşın şifasının sendikal gölgelerin altında kalmaması gerektiği ifade edildi.
