2026 yılı Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından aylık enflasyon %0,99, altı aylık enflasyon ise %17,76 olarak gerçekleşti. Bu oranlar neticesinde devlet memurlarının Temmuz ayı maaş artış oranı %13,52 oldu. Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, açıklanan bu oranların istatistiksel bir veri olmanın ötesine geçemediğini ve kamu çalışanlarının günlük yaşamda karşılaştığı gerçek ekonomik zorlukları yansıtmadığını ifade etti.
“Artış Hesaplara Yatmadan Etkisini Kaybediyor”
Kaya, kamu çalışanlarının maaşlarına yapılan artışın daha hesaplara yatmadan etkisini kaybettiğine dikkat çekti. Temmuz ayında kira artış oranının yaklaşık %32 seviyesinde gerçekleşecek olmasının, barınma maliyetlerinin memur maaş artışlarının çok üzerinde seyretmeye devam ettiğini açıkça gösterdiğini belirtti.
“Enflasyon Farkı Zam Değildir”
Enflasyon farkının 6 ay gecikmeli yansıtılmasının zam değil, geciktirilmiş bir hakkın telafisi niteliğinde olduğunu vurgulayan Kaya, enflasyon farkının geçmiş altı ay içerisinde yaşanan alım gücü kaybının gecikmeli ve sınırlı bir telafisi olduğunu söyledi. Kaya, bu nedenle kamu çalışanlarına “zam yapıldı” söyleminin gerçeği yansıtmadığını, maaşlara yansıyan artışın yaşanan hayat pahalılığını karşılamaya yetmediğini ve kamu görevlilerinin refah seviyesinde herhangi bir iyileşme sağlamadığını dile getirdi.
Eşel Mobil Sistemine Geçilmeli
Kaya, yapılması gereken ilk işin eşel mobil sistemine geçilmesi olduğunu belirterek, enflasyon farkının gerisinde kalan maaşların enflasyon oranına otomatik olarak endekslenmesi ve 6 aylık gecikme uygulamasına son verilmesi gerektiğini ifade etti.
“Memurlar Her Ay Biraz Daha Yoksullaşıyor”
Kamu görevlilerinin bugün açıklanan enflasyonla değil; market raflarındaki fiyatlarla, kira sözleşmeleriyle, faturalarla ve her geçen gün ağırlaşan yaşam maliyetiyle mücadele ettiğini belirten Kaya, gıda ürünlerinden ulaşıma, elektrikten doğalgaza, akaryakıttan eğitim ve sağlık harcamalarına kadar hemen her alanda yaşanan fiyat artışlarının kamu çalışanlarının alım gücünü her geçen gün biraz daha azalttığını söyledi. Kaya, gelir artışı ile yaşam maliyeti arasındaki makasın giderek açıldığını ve memurların her ay biraz daha yoksullaştığını vurguladı.
Bugün birçok kamu çalışanının maaşıyla kira ödemekte, çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta, temel gıda ihtiyaçlarını temin etmekte ve faturalarını ödemekte ciddi güçlük yaşadığını belirten Kaya, ay sonunu getirebilmek için kredi kartına ve banka kredilerine mahkûm olan kamu görevlilerinin sayısının her geçen gün arttığına dikkat çekti.
“Fedakârlık Ekonomik Haklarda Gösterilmiyor”
Kamu hizmetinin yükünü omuzlayan memurların kamu hizmetinin her alanında fedakârca görev yapmaya devam ettiğini, ancak aynı özverinin kamu çalışanlarının ekonomik haklarının korunmasında gösterilmediğini ifade eden Kaya, ekonomik kaygılar içerisinde yaşam mücadelesi veren bir kamu çalışanının motivasyonunun ve çalışma veriminin olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Kalıcı ve Adil Ücret Politikası Talebi
Kaya, bugün yapılması gerekenin enflasyonun gerisinde kalan maaş artışlarını rutin bir uygulama olarak sunmak değil, kamu çalışanlarının alım gücünü gerçekten artıracak kalıcı çözümleri hayata geçirmek olduğunu belirtti. Bunun yolunun refah payı uygulamasından, vergi yükünün hafifletilmesinden, sosyal hakların güçlendirilmesinden ve ücret politikalarının günümüz ekonomik koşullarına göre yeniden düzenlenmesinden geçtiğini vurguladı.
Kamu çalışanlarının emeğinin yalnızca enflasyona karşı korunmaması, ülkenin büyümesinden ve refahından da hak ettiği payı alması gerektiğini belirten Kaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: Kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik kayıplar görmezden gelinmemeli; enflasyon farkının ötesine geçen, refah payını içeren, kalıcı ve adil bir ücret politikası ivedilikle hayata geçirilmelidir.
Kaya, kamu çalışanlarının insanca yaşayabilecek bir ücret, adil çalışma koşulları ve emeğinin gerçek karşılığını alabilmesi için mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini, kamu çalışanlarının sesi olmaya, haklı taleplerini her platformda dile getirmeye ve çözüm üretilinceye kadar mücadelelerine devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.
