Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Bel Fıtığı Sanılan Ağrı Aslında Ankilozan Spondilit Belirtisi Olabilir

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, sabahları uzun süren bel ağrısı ve tutukluğun, halk arasında omurga romatizması olarak bilinen ankilozan spondilitin erken belirtileri arasında yer alabileceğini belirtti.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, sabahları

Sabah saatlerinde ortaya çıkan bel ağrısı, uzun süren tutukluk ve hareket ettikçe hafifleyen şikayetler, halk arasında omurga romatizması olarak bilinen ankilozan spondilit hastalığının ilk belirtileri arasında yer alıyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, özellikle 20-40 yaş arasındaki erkeklerde daha sık görülen bu hastalıkta erken tanının büyük önem taşıdığını belirtti.

Erken Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli

Ankilozan spondilitin omurga ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, sabahları yarım saatten uzun süren tutukluğun, dinlenmeyle artan ancak hareketle azalan bel ağrısının, gece uykudan uyandıran ağrıların ve zamanla gelişen hareket kısıtlılığının önemli belirtiler arasında yer aldığını ifade etti. Bu şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde mutlaka uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini vurguladı.

Tanıda Gecikme Kalıcı Sorunlara Yol Açabiliyor

Bel ağrısının çoğu zaman kas zorlanması veya bel fıtığıyla karıştırılabildiğini belirten Koca, tanının gecikmesi halinde omurgada kalıcı hareket kısıtlılığı, duruş bozuklukları ve günlük yaşam aktivitelerinde azalma görülebileceğini söyledi. Erken dönemde başlanan tedavinin hem ağrıyı kontrol altına aldığını hem de hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını kaydetti.

Tedavide Bütüncül Yaklaşım Öne Çıkıyor

Tedavinin yalnızca ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Koca, düzenli egzersiz, fizik tedavi ve rehabilitasyonun yanı sıra kişiye özel planlanan bütüncül tedavi yöntemlerinin de önem taşıdığını ifade etti. Uygun hastalarda manuel terapi, akupunktur, nöralterapi ve ozon tedavisinin de tedavi planına dahil edilebildiğini belirtti.

Beslenme ve Yaşam Tarzı Tedaviyi Destekliyor

Beslenme alışkanlıklarının da tedavinin önemli bir parçası olduğunu belirten Koca, rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmasını, sebze, kaliteli protein ve sağlıklı yağ ağırlıklı beslenmenin tercih edilmesini önerdi. İdeal kilonun korunmasının, sigaranın bırakılmasının, düzenli uykunun ve stres yönetiminin de tedavi sürecine katkı sağladığını belirten Koca, üç aydan uzun süren, dinlenmekle artan ve hareketle azalan bel ağrısının önemli bir uyarı işareti olduğunu, erken tanı ve kişiye özel bütüncül tedaviyle hastaların aktif ve kaliteli bir yaşam sürdürebildiğini sözlerine ekledi.