Çukurova Bölgesi’nde diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların sık görülmesi nedeniyle kolesterol yüksekliğiyle de daha fazla karşılaştıklarını belirten Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Balcalı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gamze Akkuş, kolesterol hedeflerinin kişiden kişiye değiştiğini belirtti. Akkuş, özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı ve kronik böbrek hastalığı bulunanların daha ciddi risk altında olduğunu ifade etti.
“Kalp Krizi ve İnmeyle Karşımıza Gelebiliyor”
Yüksek kolesterolün uzun süre fark edilmeden ilerleyebildiğini belirten Akkuş, ailesel olgularda klinik bulguların daha görünür olabildiğini, ancak ileri yaşta genellikle belirti vermeyen bir seyir izlediğini kaydetti. Ailesel hiperlipidemi bulunan hastalarda ciltte kıvrım bölgelerinde ve göz kapaklarında yağ birikmesi gibi lezyonlar görülebildiğini belirten Akkuş, ailesel olmayan durumlarda ise çoğu zaman hiçbir belirti görülmeyebileceğini, hastaların yalnızca baş ağrısı, yüz ve ense yanması gibi şikayetlerle ya da doğrudan kalp krizi veya inme gibi ölümcül tablolarla acil servislere başvurabildiğini ifade etti.
Düzenli Tarama Şart
Ailesel hiperlipideminin ciddi bir risk grubu oluşturduğunu belirten Akkuş, ailesel yatkınlığı olan ya da eşlik eden kronik hastalığı bulunan kişilerin yılda bir, herhangi bir risk taşımayanların ise 5 yılda bir kolesterol değerlerini kontrol ettirmesi gerektiğini vurguladı. Erken yaşta kardiyovasküler hastalık öyküsü olan ve genetik tanısı kesinleşen kişilerin daha erken yaşta tedaviye alınması gerektiğini belirten Akkuş, hipertansiyon, diyabet, kronik böbrek hastalığı bulunanların yanı sıra ciddi enfeksiyon nedeniyle tedavi gören hastaların da risk grubunda yer aldığını kaydetti.
Tedavide Öncelik Yaşam Tarzı Değişikliği
2025 yılında yayımlanan güncel kılavuzlarda kolesterol yüksekliğinin daha sıkı ele alınması gerektiğinin vurgulandığını belirten Akkuş, öncelikli olarak tüm hasta gruplarına beslenme programı ve yaşam tarzı değişikliği önerdiklerini, kolesterol seviyelerinde yeterli gerileme sağlanamadığında ise ilaç tedavisine geçildiğini ifade etti. En uygun beslenme modelinin Akdeniz tipi veya DASH beslenme düzeni olduğunu belirten Akkuş, DASH modelinin tuzu azaltıp potasyum, kalsiyum ve magnezyum açısından zengin gıdaları öne çıkardığını, Akdeniz tipi diyetin ise sebze ve protein ağırlıklı beslenmeyle kalp ve damar sağlığını koruyucu, kolesterol düşürücü etkiler gösterdiğini belirtti. İlaç tedavisi ve diyetle birlikte omega-3 ve omega-6 takviyelerinin de önemli olduğunu sözlerine ekledi.
