Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Trabzon’da düzenlenen “Tıbbi Cihaz Sektör Temsilcileri İstişare Toplantısı”na katıldı. Sektör temsilcileriyle bir araya gelen Memişoğlu, yerli üretilen sağlık ürünlerinin kamu hastanelerinde ve sağlık sisteminde kullanılmaya hazır olduğunu, bu süreçte kalitenin ve insan sağlığının öncelikli tutulması gerektiğini belirtti.
“Teknoloji Geliştiren Bir Ülke Olmalıyız”
Türkiye’nin sağlık alanında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini vurgulayan Memişoğlu, ülkenin üretim ve teknolojisini dünyaya örnek olacak şekilde geliştirmesi gerektiğini, sadece hizmet sunan değil teknoloji geliştiren ve üreten bir ülke olunması gerektiğini ifade etti.
60 Milyar Dolarlık İthalata Dikkat Çekti
Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde dünyaya örnek olacak bir altyapıya sahip olduğunu belirten Memişoğlu, sektör temsilcilerine değer verdiklerini vurgulayarak, ülkenin yıllık 60 milyar dolarlık tıbbi ürün ithalatı yaptığını, komşu ülkelerle birlikte bu rakamın 120 milyar dolara ulaştığını belirtti. Memişoğlu, bu miktarın yarısının bugün Türkiye tarafından üretilebileceğini kaydetti.
Yerli Cihaz Kullanım Oranı Yüzde 31’e Ulaştı
Türkiye’de 985 klinik çalışma ve 126 tıp fakültesi bulunduğu bilgisini veren Memişoğlu, kamu hastanelerinde yerli cihaz kullanım oranının yüzde 31 seviyesine ulaştığını, bu oranın artırılması için çalışmaların sürdüğünü aktardı.
“Türkiye Artık Bir Pazar Değil, Ortak Olmak İstiyor”
Stratejik öneme sahip 40’ın üzerinde tıbbi cihaz bulunduğunu belirten Memişoğlu, yabancı yatırımcılara Türkiye’de birlikte üretim yapma çağrısında bulunarak “Türkiye, artık bir pazar değil ortak olmak istiyor” değerlendirmesinde bulundu. Bu konuda büyük bir planlamaları olduğunu ve Cumhurbaşkanına bu planlamayı ilettiklerini belirten Memişoğlu, yakın zamanda Türkiye’nin sağlık sektöründe üretim ve teknolojide farklı bir vizyon ortaya koyacağını, bu süreçte sektörün desteğine ihtiyaç duyacaklarını kaydetti.
Dezenformasyona Dair Değerlendirme
Memişoğlu ayrıca dezenformasyonun toplumda savunma mekanizmalarını güçlendirdiğini ve ortak akıldan uzaklaştırdığını belirterek, bu tür yaklaşımlarla uğraşmak yerine enerjilerini üretime ve geleceğe odaklı bir anlayışa yönlendirdiklerini ifade etti.
