Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney, kamu görevlileri sendikacılığında meslek ve işyeri esasına dayalı yapılanmaları eleştirerek bu yapıların yasal düzenlemelere uygun olmadığını ifade etti. Güney, aidat kesintilerinin de tartışma yarattığı bu durumun denetim mekanizmasının sorgulanmasına neden olduğunu vurguladı.
Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney ne dedi?
Güney, mevcut sendikacılık yapısının düzensiz ve denetimsiz göründüğünü, yasal boşluklardan yararlanılarak kanunda yasaklanan türde sendikalar kurulduğunu öne sürdü. Bu oluşumların temel amacının sendikal mücadele değil, menfaat ve statü sağlamak olduğunu belirten Güney, büro hizmet kolundaki çok sayıda yapının faaliyet gösterdiğine dikkat çekti.
Genel Başkan, söz konusu yapılar için “yasaya uygun kurulmamış” ifadesinin abartı olmayacağını kaydetti. Bu tür oluşumların hak arama sürecini zedelediğini savunan Güney, konunun ciddiyetini korudu.
4688 sayılı Kanun meslek esaslı sendika için ne diyor?
12 Temmuz 2001 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 4. maddesi, sendikaların hizmet kolu esasına göre ve Türkiye genelinde faaliyet göstermek üzere kurulacağını hükme bağlar. Maddenin son fıkrası, bir hizmet kolunda birden fazla sendika kurulabilmesine izin verirken, ancak meslek veya işyeri esasına göre sendika kurulamayacağını açıkça belirtir.
Kanunun gerekçesinde, güçlü bir sendikacılık yapısı oluşturmak amacıyla kamu görevlilerinin 11 hizmet koluna ayrıldığı belirtilmektedir.
Yasağa uyulup uyulmadığını kim denetliyor?
Kanunun 6. maddesi uyarınca sendika kurucuları, tüzük ve kamu görevlisi olduklarını gösteren belgeleri sendika merkezinin bulunduğu ilin valiliğine sunar. Valilik, bu belgelerin örneklerini 15 iş günü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletir. Tüzükte veya belgelerde kanuna aykırılık tespit edilirse ya da kuruluş şartları gerçekleşmezse valilik, eksikliklerin bir ay içinde giderilmesini ister.
Eksiklikler giderilmezse valilik, sendikanın faaliyetinin durdurulması için bir ay içinde iş mahkemesine başvurur. Mahkeme, aykırılığın düzeltilmesi için en fazla 60 gün süre tanır. Süre sonunda gerekli düzenlemeler yapılmazsa sendikanın kapatılmasına karar verilir. Sendika merkezlerinin çoğunluğu Ankara’da olduğu için bu denetim görevi fiilen Ankara Valiliğine düşer. Bakanlık ise belgelerin örneğini alarak hizmet kollarındaki üye sayılarını tespit eder ve yayımlar.
Denetim mekanizması neden yetersiz kalıyor?
Mevcut denetim sistemi, büyük ölçüde kuruluş aşamasında sunulan tüzük ve belgelere dayanır. Meslek veya kurum odaklı birçok sendika, tüzüklerinde ilgili hizmet kolunda Türkiye çapında faaliyet göstereceklerini beyan eder ve üyeliği kağıt üzerinde tüm kamu görevlilerine açık tutar. Bu durumda meslek esaslı sendika niteliği, belgelerden ziyade sendikanın adı ve fiili üye yapısından anlaşılmaktadır.
Kanunda bu kavramın ölçütünü tanımlayan bir hüküm veya kuruluş sonrası düzenli denetim öngören bir mekanizma bulunmamaktadır. Tüzüğü tek bir meslekle sınırlı olan sendikalar açık aykırılık oluştururken, adı bir mesleği çağrıştıran ancak tüzüğü genel kapsamlı olan sendikalar hakkında işlem yapmak hukuken daha zordur.
Valiliğin yetki kullandığı örnekler mevcuttur. Yargıtay’a taşınan bir dosyada, Yargıçlar Sendikasının başvurusunun kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle valiliğin 6. maddeye dayanarak işlem yaptığı görülmüştür. Ancak meslek veya işyeri esaslılık gerekçesiyle kapatılan bir kamu görevlileri sendikasına ilişkin kamuoyuna yansımış bir karar bulunmamaktadır.
Aidat kesintileri kamu zararı sayılabilir mi?
Güney, bu yapılara aktarılan aidat kesintilerinin kamu zararı oluşturup oluşturmadığının tartışıldığını belirtti. Kamu zararı görüşünün uygulamaya geçmesi durumunda, yasaya uygun olmayan yapılara aktarılan tutarların yasal faiziyle geri alınması gündeme gelebilir.
Öte yandan aidat, kamu görevlisinin maaşından kesilip işveren aracılığıyla sendikaya aktarılan bir üye parasıdır. Bu nedenle kesintilerin kamu zararı sayılıp sayılamayacağı hukuken tartışmalıdır. Açıklamada bu yönde verilmiş bir yargı veya idari karar yer almamıştır.
