Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Çankırı Devlet Hastanesi’nde Raporlu Gebe Hemşirenin ‘Riskli Servise Görevlendirilme’ İddiası

Çankırı Devlet Hastanesi’nde görevli bir hemşirenin, mazeret izni talebi sonrası yöneticisiyle yaşadığı anlaşmazlığın ardından maruz kaldığı iddia edilen mobbing, asılsız tutanak ve sürgün gibi baskılar sonucunda bebeğini kaybettiği öne sürüldü. Ortaya atılan iddialar ve başlatılan idari soruşturma dosyasına giren detaylar, hastanede yaşanan zincirleme olayları gözler önüne serdi.

Çankırı Devlet Hastanesi’nde görevli bir hemşirenin, mazeret izni talebi sonrası

Edinilen bilgilere ve iddialara göre olaylar silsilesi, 8 Nisan tarihinde Çankırı Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde başladı. Çocuğunun işlemleri ve diş hekimi randevusu için Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü K. B.’den 3,5 saatlik mazeret izni talep eden hemşireye, ilk etapta onay verildiği ancak daha sonra telefonla ulaşılarak bu sürenin 2 saate düşürüldüğü bildirildi.

Verilen 2 saatlik sürenin işlemleri tamamlamak için yeterli olmayacağını belirtmek üzere K. B.’nin makam odasına giden hemşire ile yönetici arasında kısa süreli bir sözlü tartışma yaşandığı ifade edildi. İddiaya göre, görüşme esnasında K. B. tarafından güvenlik görevlisi çağrılmak istendi; ancak hemşire güvenliğe gerek olmadığını belirterek odadan kendi isteğiyle ayrıldı.

Kamera Kayıtları ‘Kapı Tekmeleme’ İddiasını Çürüttü

Yaşanan bu tartışmanın ardından, hemşire hakkında “makam odasının kapısını tekmelediği ve çıkarken sert bir şekilde çarptığı” gerekçesiyle tutanak tutuldu. Ancak olayla ilgili başlatılan idari soruşturmada incelenen güvenlik kamerası kayıtları, gerçeğin farklı olduğunu ortaya koydu.

Kamera görüntülerinde hemşirenin kapıyı tekmelemediğinin net bir şekilde tespit edildiği belirtildi. Ayrıca, düzenlenen tutanakta şahit olarak imzası bulunan güvenlik görevlisinin soruşturma kapsamında verdiği ifadede, “olayı fiilen görmediğini ve olaya tanıklık etmemesine rağmen tutanakta şahit olarak gösterildiğini” beyan ettiği öne sürüldü.

Alerji Raporuna ve Hamileliğe Rağmen ‘Riskli Servise Görevlendirme’ İddiası

Olaydan sadece iki gün sonra, 10 Nisan tarihinde hemşirenin görev yerinin değiştirilerek enfekte hastaların da bulunduğu Palyatif Bakım Servisi’nde görevlendirildiği iddia edildi.

Yaklaşık 5 haftalık hamile olduğu belirtilen hemşirenin, aynı zamanda tıbbi bir mazereti de bulunuyordu. Bir yıl önce dermatoloji uzmanı tarafından verilen raporda, maske alerjisi sebebiyle yalnızca “%100 pamuklu maske ile çalışabileceği” belirtilmesine rağmen, iddialara göre hastane yönetimi yaklaşık 10 ay boyunca bu maskeyi temin etmedi. Buna rağmen hemşirenin, risk taşıyan Palyatif Bakım Servisi’nde çalışmaya zorlandığı öne sürüldü.

Peş Peşe Tutanaklar ve Acı Son

İddialara göre, Palyatif Bakım Servisi’ndeki yeni görevinde de baskılar son bulmadı. Hemşirenin bu serviste çalıştığı ilk dört gün boyunca hakkında peş peşe yeni tutanaklar düzenlendiği ve bu tutanakların 27 Nisan tarihinde kendisine tebliğ edildiği öğrenildi.

Yaşanan süreçte ağır psikolojik baskı ve stres altında kaldığı belirtilen hemşirenin, 29 Nisan tarihinde kanama şikayetinin başladığı ve ne yazık ki 7,5 haftalık gebeliğinin düşükle sonuçlandığı ifade edildi.

Psikiyatri Tedavisi Bile Yarım Kaldı

Süreç içerisinde yaşadığı yoğun stres sebebiyle vücudunda alerjik reaksiyonlar gelişen hemşirenin, dermatoloji polikliniğinin ardından psikiyatriye sevk edildiği bildirildi. Ancak hamileliği nedeniyle psikiyatri uzmanı tarafından ilaç tedavisi uygulanamadığı, bunun yerine nefes egzersizleri ve stres yönetimi tavsiyelerinde bulunulduğu, bu durumun da resmi sağlık kayıtlarına yansıdığı iddialar arasında yer aldı.

Olayla ilgili hastane yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, başlatılan idari soruşturmanın sonuçları merakla bekleniyor.