Sendika

Anadolu Sağlık-Sen: “Sağlık Bakanlığı Sistemi Revize Edilerek İyileştirilmelidir”

Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, Meclis’te kabul edilen Sağlık Alanında Düzenlemeler Getiren Kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 21 Şubat 2024 tarihinde TBMM’de kabul edilen Sağlık Alanında Düzenlemeler Getiren Kanun teklifinin yasalaştığını müjdeleyerek, “sosyal ve ekonomik dönüşümün, hızla gelişen teknolojinin, sürekli değişen ve artan ihtiyaç ve taleplerin, her sistemin sürekli olarak revizyonunu ve iyileştirilmesini gerekli kılmakta” olduğuna dair açıklamasının doğru bir yaklaşım olmakla birlikte, teorik olarak ifade edilen ve sürece ilişkin sistemin revizyonu ve iyileştirilmesine yönelik olarak Sağlık Bakanlığının çizdiği çerçeveye uyup uymadığına bakmak gerektiğini ifade eden Necip Taşkın, getirilen yasadaki bazı düzenlemelerin sağlık meslek mensuplarının ihtiyaçlarını, taleplerini karşılayıp karşılamadığına bakılmadığını belirterek şu açıklamayı kaydetti;

“Sayın Bakan, sosyal ve ekonomik dönüşümün, hızla gelişen teknolojinin, sürekli değişen ve artan ihtiyaç ve taleplerin, her sistemin sürekli olarak revizyonunu ve iyileştirilmesini gerekli kılmakta olduğuna dair bilgi veriyor. Biz de buna aynen katılıyoruz, ancak teorik olarak ifade edilen ve sürece ilişkin sistemin revizyonu ve iyileştirilmesine yönelik olarak Sağlık Bakanlığı kendi çizdiği çerçeveye uyuyor mu?

Sosyal ve ekonomik dönüşümün, değişen ve artan ihtiyaç ve taleplerin ve sistemin revizyonu ve iyileştirilmesi için yapılması gerekenler;

Sayın Bakan’ın, sabit ücretlerin emekliliğe yansıtılmasını, ASM birimlerinin kamu tarafından yapılarak kiradan kurtarılmasını, nöbet ücretlerinin artırılması, sağlık çalışanlarının taban ücretinin pratisyen hekim taban ücretine çıkarılmasını, yani 0.32’den 0.64’e çıkarılması gibi TBMM’de “yapmayı söz verip yapamadık” dediği konuları TBMM’de kabul edilen Sağlık Alanında Düzenlemeler Getiren Kanun teklifine neden eklenmediğini sormak istiyoruz.

Sosyal ve ekonomik dönüşüm, sağlık teşkilatlarında çalışan her kadrodaki personele verilen giyim kuşam yardımının ve özellikle sağlık meslek mensuplarının koruyucu giysilerinin alınabileceği miktara çıkarılmasını gerektirir.

Sağlık meslek mensuplarının uzun ve yorucu mesaisi nedeniyle bedenen ve ruhen yıprandığı dikkate alınarak çalışanların sağlığının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasını gerektirir. Gündüz ve gece mesai ücretlerinin birbirinden farklı olması gerekirken bunun hiç dikkate alınmaması Sayın Bakanın ifadeleriyle çelişmektedir. Sağlık teşkilatlarında çalışanların maaşları yoksulluk sınırının üstünde olmalıdır. Çalışanlara yapılan ödemeler tek kalem olarak maaşa yansıtılmalıdır. 12 bin TL seyyanen zam kök maaşa yansıtılması gerekir. Nöbet ücretleri günün koşullarına göre revize edilmelidir. Sağlık teşkilatlarında çalışanların mobbinge karşı korunması amacıyla kuruluşlarda “Mobbing ve Tacize Karşı Koruma Etik Kurulu” oluşturulmalıdır. 3.600 ek göstergeden ayırt edilmeksizin tüm memurlar yararlandırılmalıdır. YHS’nin işlevinin kalmadığı dikkate alınarak bu kadroda çalışanlar eğitim durumlarına göre memur kadrosuna geçirilmelidir. Sağlık çalışanlarının yıpranmalarına karşı gerekli önlemler alınmalıdır. Sağlık teşkilatlarında çalışanlar, kadro ayrımı yapılmadan 4 yıla 1 yıl olarak yıpranmadan yararlandırılmalıdır. Sözleşmeli idarecilik sisteminin sağlık teşkilatlarında hizmetin sunumunu ve personeli olumsuz etkilediği bilindiği halde revize edilmemesi, bu sistem üzerinde iyileştirmeye gidilmemesi büyük bir eksikliktir.

Sağlık çalışanlarının ihtiyaç ve talepleri günümüz çağına göre değişmektedir.

Bilgi, iletişim ve teknoloji çağı olarak sağlık teşkilatlarının ve çalışanlarının ihtiyaç ve talepleri de çağa göre değişmektedir. Çalışanların sosyal ve ekonomik ihtiyaçları değişmekte, artan ihtiyaçları karşılayabilmek zorlaşırken, ücretleri erimektedir. Sayın Bakanın ifade ettiği gibi her sistemin revizyonu ve iyileştirilmesi gerekirken maalesef sağlık sistemi içerisinde revize edilmesi ve iyileştirilmesi gereken konulara dokunulmamakta, çalışanların talep ve istekleri ötelenmektedir.

Yukarıda ifade etmeye çalıştığımız bilgilerin ışığında, sağlık teşkilatlarının sorunları, çalışanların artan ihtiyaç ve talepleri, sosyal ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak gelişen ihtiyaçların temin edilememesi, hepsi birer sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların hiçbiri yapılmadan, teorik olarak ifade edilen ve sürece ilişkin sistemin revizyonu ve iyileştirilmesine yönelik olarak Sağlık Bakanlığının çizdiği çerçeveye uymadığını sağlık çalışanlarının dikkatine sunmak istiyoruz.

Sınır ötesi geçici görevlendirmelerde hekimlerin mali ve sosyal hakları korunmalıdır.

Sınır ötesi görevlendirmeler de uzmanlık ve hizmet puanı esas alınmalıdır. Sınır ötesi görevlendirilen Hekimlerin özlük ve mali hakları düzenlenmelidir: Hem maaşları hem de harcırahları yurtdışı görevlendirme üzerinden yapılmalıdır. Sınır ötesi görevlendirilen hekimlerin, bölgenin şartları dikkate alınarak fiili hizmet puanları da buna göre hesaplanmalıdır. Sistemin revize edilerek iyileştirilmesinden söz edebilmek için yukarıda sözünü ettiğimiz konuların öncelikli olarak çözümlenmesi gerekmektedir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu