Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Hemşire Şebnem Köker’in Ölümü Davasında Gelişme

7 Haziran 2021 günü

7 Haziran 2021 günü İstanbul Kadıköy’de meydana gelen olayda, İzmir’de bir hastanede hemşire olarak görev yapan 29 yaşındaki Şebnem Köker hafta sonu İstanbul’a geldi. Erkek arkadaşı Timuçin Bayhan ile pansiyonda kaldı. Ancak gecenin ilerleyen saatlerinde hemşire Köker’in 3. kattan düşerek hayatını kaybettiği belirlendi. İşte o saatten sonra genç kadın “İntihar mı etti yoksa bir cinayete mi kurban gitti” soruları akıllarda dolaşmaya başladı.

Odada bulunan Timuçin Bayhan, “Tartışmıştık. Ben diğer odada uyumaya gittim, gürültüyü duydum. Aşağı baktığımda cansız bedenini gördüm” savunmasının ardından serbest kalsa da Bayhan’ın çelişkili ifadeleri davayı beraberinde getirdi. Öyle ki emniyette başka, arkadaşlarına başka şekilde olayı anlatmıştı. Emniyette “Sonradan gördüm” ifadesi arkadaşlarıyla konuşurken, “O atlamak isterken tutmaya çalıştım ancak tutamadım” şekline evrildi. Dahası ilk ifadesinde, bir ara otelden çıkan Şebnem Köker‘in saat 19.00 sıralarında otele geri geldiğini ve telefonunu sahilde düşürdüğünü söyledi. İkinci ifadesinde ise Köker’in saat 23.00 sıralarında otele geri döndüğünü ve telefonunu denize düşürdüğünü dile getirdi. Hakkında “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet istendi.

 

Yargılamayı yapan İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi olayı aydınlığa kavuşturmak adına attığı adımlar arasında, hemşire Şebnem Köker’in olduğu pansiyonun penceresinin  alt kasası üzerinde sanığa ait çıkan parmak izleriyle ilgili emniyetten grafik şeklinde rapor hazırlamasını ve genç kadının olaydan sonra kaybolup, 3 ay sonra bulunan telefonun baz istasyonu bilgilerini istedi.

Mahkemenin sadece Şebnem Köker‘in değil tanık olan dayısının da telefonunu inceleme altına aldığı belirlendi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı’na yazı yazan mahkeme Timuçin Bayhan’ın olayı iki farklı şekilde anlattığını söyleyen tanık Murat Açıkgöz’ün olaydan bir gün sonra arama, aranma, sms ve baz bilgilerini istedi.

İletişim bilgilerinin dava dosyasına yeni gelişmeler getirmesi beklenirken asıl önemli gelişme penceredeki parmak izleriyle oluştu. Mahkeme sanığa ait parmak izlerinin belirlenmesini isterken genç kadını ölüme götüren pencerede birçok parmak izi tespit edildi. Mahkemenin istediği parmak izlerinin grafik halinde dosyaya konmasının ardından aydınlatılamayan ölüm olayına ilişkin şüpheler artmaya devam etti.

İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 3. duruşması bugün 11.30’da İstanbul Anadolu Adelet Sarayında gerçekleşecek.(Kaynak SABAH-Arzu KAYA)