<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gündem &#8211; Sağlık Ağı</title>
	<atom:link href="https://saglikagi.com/gundem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://saglikagi.com</link>
	<description>Sağlık Personeli Haberi. Sağlık Camiasını İlgilendiren Güncel Haberler ve Son Dakika Gelişmeleri. Sağlık Haber</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 08:13:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://saglikagi.com/wp-content/uploads/2022/12/favicon.png</url>
	<title>Gündem &#8211; Sağlık Ağı</title>
	<link>https://saglikagi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gece 03.00’te Uyanmak Ne Anlama Geliyor?</title>
		<link>https://saglikagi.com/gece-03-00te-uyanmak-ne-anlama-geliyor/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/gece-03-00te-uyanmak-ne-anlama-geliyor/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 08:13:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Birçok kişi gece aynı saatlerde aniden uyandığını ve tekrar uyumakta zorlandığını belirtiyor. Uzmanlar, gece uyanmalarının zaman zaman normal olabileceğini ancak sık tekrar etmesi durumunda yaşam alışkanlıklarının ve uyku düzeninin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/gece-03-00te-uyanmak-ne-anlama-geliyor/">Gece 03.00’te Uyanmak Ne Anlama Geliyor?</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p data-start="411" data-end="647">Gece yarısı veya sabaha karşı aniden uyanmak, toplumda oldukça yaygın görülen durumlardan biri. Özellikle birçok kişinin saat 03.00 civarında uyandığını fark etmesi, bu konuyla ilgili çeşitli söylentilerin ortaya çıkmasına neden oluyor.</p>
<p data-start="649" data-end="828">Ancak uyku uzmanları, gece belirli saatlerde uyanmanın çoğu zaman gizemli bir nedeni olmadığını, bunun uyku döngüleri ve yaşam alışkanlıklarıyla ilişkili olabileceğini belirtiyor.</p>
<h2 data-section-id="1fighbr" data-start="830" data-end="878">Uyku Boyunca Beyin Aktif Kalmaya Devam Ediyor</h2>
<p data-start="880" data-end="990">Birçok kişi uyku sırasında beynin tamamen dinlendiğini düşünse de uzmanlara göre durum tam olarak böyle değil.</p>
<p data-start="992" data-end="1184">Uyku boyunca beyin farklı evrelerden geçiyor. Hafif uyku, derin uyku ve rüya dönemleri belirli döngüler halinde devam ediyor. Bu döngülerin geçiş anlarında kısa süreli uyanmalar yaşanabiliyor.</p>
<p data-start="1186" data-end="1275">Çoğu zaman kişi bu uyanmaları hatırlamasa da bazı durumlarda tamamen farkında olabiliyor.</p>
<h2 data-section-id="pe6c1x" data-start="1277" data-end="1326">Stres ve Kaygı Gece Uyanmalarını Artırabiliyor</h2>
<p data-start="1328" data-end="1388">Uzmanların dikkat çektiği en önemli faktörlerden biri stres.</p>
<p data-start="1390" data-end="1544">Yoğun iş temposu, ekonomik kaygılar, ailevi sorunlar veya günlük yaşam baskıları nedeniyle zihnin gece boyunca tam olarak dinlenemeyebildiği belirtiliyor.</p>
<p data-start="1546" data-end="1640">Bu durumun özellikle gece yarısından sonra daha sık uyanmalara yol açabileceği ifade ediliyor.</p>
<h2 data-section-id="bel4n4" data-start="1642" data-end="1691">Akşam Alışkanlıkları Uyku Kalitesini Etkiliyor</h2>
<p data-start="1693" data-end="1772">Yatmadan önce yapılan bazı alışkanlıklar da gece uyanmalarını tetikleyebiliyor.</p>
<p data-start="1774" data-end="1960">Uzmanlara göre geç saatlerde ağır yemek yemek, yoğun kafein tüketmek, uzun süre telefon ekranına bakmak veya düzensiz uyku saatlerine sahip olmak uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="1962" data-end="2036">Bu nedenle yalnızca uyku süresi değil, uyku hijyeni de büyük önem taşıyor.</p>
<h2 data-section-id="s2ktqb" data-start="2038" data-end="2080">Her Gece Aynı Saatte Uyanmak Normal Mi?</h2>
<p data-start="2082" data-end="2187">Uyku uzmanları, insanların gece boyunca benzer saatlerde uyanabilmesinin şaşırtıcı olmadığını belirtiyor.</p>
<p data-start="2189" data-end="2343">Çünkü vücut belirli biyolojik ritimlere göre çalışıyor. Aynı saatte yatıp kalkan kişilerde gece uyanmaları da benzer zaman dilimlerinde gerçekleşebiliyor.</p>
<p data-start="2345" data-end="2452">Ancak bu durumun sürekli hale gelmesi ve kişinin tekrar uykuya dalamaması yaşam kalitesini etkileyebiliyor.</p>
<h2 data-section-id="9o77z1" data-start="2454" data-end="2495">Yaş İlerledikçe Daha Sık Görülebiliyor</h2>
<p data-start="2497" data-end="2566">Uzmanlara göre gece uyanmaları yaşla birlikte daha sık görülebiliyor.</p>
<p data-start="2568" data-end="2761">Uyku yapısında meydana gelen değişiklikler nedeniyle ileri yaşlarda daha yüzeysel uyku dönemleri oluşabiliyor. Bu nedenle yaşlı bireylerin gece boyunca daha fazla kez uyanabildiği belirtiliyor.</p>
<h2 data-section-id="qj94vm" data-start="2763" data-end="2809">Telefonu Kontrol Etmek Sorunu Büyütebiliyor</h2>
<p data-start="2811" data-end="2870">Birçok kişi gece uyandığında ilk olarak telefonuna bakıyor.</p>
<p data-start="2872" data-end="3030">Ancak uzmanlar bunun uykuya yeniden dalmayı zorlaştırabileceğini belirtiyor. Ekrandan yayılan ışığın beynin uyanıklık seviyesini artırabildiği ifade ediliyor.</p>
<p data-start="3032" data-end="3155">Bu nedenle gece uyanıldığında saati sürekli kontrol etmenin veya sosyal medyada vakit geçirmenin önerilmediği belirtiliyor.</p>
<h2 data-section-id="r6w39o" data-start="3157" data-end="3189">Kaliteli Uyku İçin Düzen Şart</h2>
<p data-start="3191" data-end="3363">Uzmanlara göre düzenli uyku saatleri, serin ve karanlık bir ortam, ekran kullanımının azaltılması ve stres yönetimi kaliteli uyku için önemli faktörler arasında yer alıyor.</p>
<p data-start="3365" data-end="3479">Gün içerisinde yapılan fiziksel aktivitelerin de gece uyku kalitesine olumlu katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.</p>
<h2 data-section-id="kcoiyi" data-start="3481" data-end="3515">Ne Zaman Uzman Görüşü Alınmalı?</h2>
<p data-start="3517" data-end="3607">Gece uyanmaları zaman zaman herkesin yaşayabileceği doğal bir durum olarak kabul ediliyor.</p>
<p data-start="3609" data-end="3791">Ancak sık tekrarlayan, kişinin yeniden uykuya dalmasını engelleyen ve gündüz yaşamını etkileyen uyku problemlerinde profesyonel değerlendirme yapılmasının önemli olduğu belirtiliyor.</p>
<p data-start="3793" data-end="4037" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Uzmanlar, kaliteli uykunun sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğunu vurgularken, uyku sorunlarının uzun süre göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çünkü iyi bir günün başlangıcı çoğu zaman kaliteli bir gece uykusundan geçiyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/gece-03-00te-uyanmak-ne-anlama-geliyor/">Gece 03.00’te Uyanmak Ne Anlama Geliyor?</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/gece-03-00te-uyanmak-ne-anlama-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD: Ameliyathaneleri Buzla Soğutan Sistem Hastaneye Büyük Tasarruf Sağladı</title>
		<link>https://saglikagi.com/abd-ameliyathaneleri-buzla-sogutan-sistem-hastaneye-buyuk-tasarruf-sagladi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/abd-ameliyathaneleri-buzla-sogutan-sistem-hastaneye-buyuk-tasarruf-sagladi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 08:09:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119896</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>ABD'de bir hastane, 280.000 litre suyu dondurup 27 tankta depoladı. Ertesi gün bu buzu kullanarak ameliyat odalarını klimasız olarak soğutan hastane, ciddi bir tasarruf elde etti.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/abd-ameliyathaneleri-buzla-sogutan-sistem-hastaneye-buyuk-tasarruf-sagladi/">ABD: Ameliyathaneleri Buzla Soğutan Sistem Hastaneye Büyük Tasarruf Sağladı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>ABD&#8217;nin Kentucky eyaletinde bulunan bir hastane, enerji maliyetlerini düşürmek ve soğutma sistemlerini daha verimli hale getirmek için dikkat çekici bir yöntem kullanıyor.</p>
<p>Hastane, her gece yaklaşık 280 bin litre suyu dondurarak elde ettiği buzu gündüz saatlerinde ameliyathaneleri ve hasta alanlarını serinletmek için değerlendiriyor.</p>
<p>Louisville kentindeki Norton Audubon Hastanesinde uygulanan sistem, toplam 27 özel buz tankından oluşuyor.</p>
<p>Gece saatlerinde elektrik talebinin ve enerji maliyetlerinin daha düşük olduğu zamanlarda su donduruluyor.</p>
<p>Gün içinde ise eriyen buz, binanın soğutma sistemine destek sağlayarak klima yükünü azaltıyor.</p>
<h3><strong>Buz bataryası sistemi</strong></h3>
<p>Uzmanlar bu sistemi &#8220;buz bataryası&#8221; olarak tanımlıyor.</p>
<p>Gece boyunca oluşturulan buz, gün içinde eriyerek boru hatlarında dolaşan suyu soğutuyor. Soğuyan su da binadaki sıcaklığın kontrol altında tutulmasına yardımcı oluyor.</p>
<p>Özellikle ameliyathaneler gibi sıcaklığın hassas şekilde kontrol edilmesi gereken alanlarda kullanılan sistem, hastanenin kesintisiz hizmet vermesine katkı sağlıyor.</p>
<h3><strong>Tasarruf sağladı</strong></h3>
<p>2018 yılında kurulan sistemin, ilk yılında yaklaşık 278 bin dolar enerji tasarrufu sağladığı belirtildi.</p>
<p>Hastane yönetimi, enerji verimliliği projeleri sayesinde son yıllarda milyonlarca dolarlık maliyet avantajı elde ettiklerini ifade ediyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/abd-ameliyathaneleri-buzla-sogutan-sistem-hastaneye-buyuk-tasarruf-sagladi/">ABD: Ameliyathaneleri Buzla Soğutan Sistem Hastaneye Büyük Tasarruf Sağladı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/abd-ameliyathaneleri-buzla-sogutan-sistem-hastaneye-buyuk-tasarruf-sagladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>13 Yıl Sonra Çocuk Sahibi Olan Aile, Bebeklerine Doktorun Adını Verdi</title>
		<link>https://saglikagi.com/13-yil-sonra-cocuk-sahibi-olan-aile/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/13-yil-sonra-cocuk-sahibi-olan-aile/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 08:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119895</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Şanlıurfa'da 13 yıldır çocuk sahibi olmayı isteyen Perihan ve Mehmet Çiçek çifti, yaklaşık 10 yıl süren tedavi sürecinin ardından erkek bebeklerini kucaklarına aldı. Çift, bebeklerine, tedavi süreçlerini yürüten doktoru Prof. Dr. Mert Ulaş Barut’un adını verip, 'Mert Umut' ismini koydu.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/13-yil-sonra-cocuk-sahibi-olan-aile/">13 Yıl Sonra Çocuk Sahibi Olan Aile, Bebeklerine Doktorun Adını Verdi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Harran Üniversitesi Hastanesi’nde yıllardır çocuk sahibi olabilmek için tedavi gören Perihan ve Mehmet Çiçek çifti, bebeklerine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Yaklaşık 10 yıldır Harran Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalında takip edilen çiftin tedavi süreci, Prof. Dr. Mert Ulaş Barut ve ekibi tarafından yürütüldü.</p>
<p>İnfertilite nedenlerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesinin ardından, hastaya özel planlanan ileri teknoloji destekli yardımcı üreme tedavileri uygulandı. Yıllar süren bekleyiş, Harran Üniversitesi Hastanesinde gerçekleştirilen sezaryen operasyonuyla sona erdi. Çift, 3 kilo 210 gram ağırlığında sağlıklı bir erkek bebek sahibi oldu. Aile, kendilerine destek olan doktorlarının adından esinlenerek, oğullarına &#8216;Mert Umut&#8217; ismini verdi.</p>
<p>13 yıllık bekleyişin ardından bebek sahibi olan Çiçek çifti, tedavi sürecinde desteklerini esirgemeyen doktorlara ve hastane yönetimine teşekkür etti.</p>
<h3>&#8220;Unutulmayacak bir hatıra&#8221;</h3>
<p>Süreci anlatan Prof. Dr. Mert Ulaş Barut ise şunları söyledi:</p>
<blockquote><p>“İnfertilite tedavisi, yalnızca tıbbi bir süreçten ibaret değildir. Aynı zamanda sabır, güven ve umut yolculuğudur. Yaklaşık 13 yıllık çocuk özleminin sağlıklı bir doğumla sonuçlanması hepimiz adına büyük mutluluk kaynağı oldu. Ailenin bebeklerine ismimi vermesi ise benim için son derece anlamlı ve unutulmayacak bir hatıra olacaktır.”</p></blockquote>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/13-yil-sonra-cocuk-sahibi-olan-aile/">13 Yıl Sonra Çocuk Sahibi Olan Aile, Bebeklerine Doktorun Adını Verdi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/13-yil-sonra-cocuk-sahibi-olan-aile/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastanelerde En Çok Şikâyet Edilen Sorunlardan Biri: Gereksiz Acil Servis Başvuruları</title>
		<link>https://saglikagi.com/hastanelerde-en-cok-sikayet-edilen-sorunlardan-biri-gereksiz-acil-servis-basvurulari/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/hastanelerde-en-cok-sikayet-edilen-sorunlardan-biri-gereksiz-acil-servis-basvurulari/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 08:31:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Uzmanlar, acil servislerin hayati risk taşıyan vakalar için hizmet verdiğini ancak gerçek acil olmayan başvuruların hastanelerdeki yoğunluğu artırdığını belirtiyor. Gereksiz başvuruların hem sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığı hem de acil müdahaleye ihtiyaç duyan hastaların süreçlerini etkileyebildiği ifade ediliyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/hastanelerde-en-cok-sikayet-edilen-sorunlardan-biri-gereksiz-acil-servis-basvurulari/">Hastanelerde En Çok Şikâyet Edilen Sorunlardan Biri: Gereksiz Acil Servis Başvuruları</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p data-start="549" data-end="813">Türkiye&#8217;de hastanelerin en yoğun birimlerinin başında acil servisler geliyor. Günün 24 saati kesintisiz hizmet veren bu birimler, kalp krizi, inme, ağır yaralanmalar ve ani gelişen hayati durumlar gibi vakalara hızlı müdahale edilmesi amacıyla faaliyet gösteriyor.</p>
<p data-start="815" data-end="1124">Ancak sağlık uzmanları, son yıllarda hastanelerdeki acil servis yoğunluğunun önemli nedenlerinden birinin gerçek acil olmayan başvurular olduğunu belirtiyor. Özellikle polikliniklerde değerlendirilebilecek bazı sağlık sorunları nedeniyle yapılan başvuruların sistem üzerinde ek yük oluşturduğu ifade ediliyor.</p>
<h2 data-section-id="2t2wbt" data-start="1126" data-end="1173">Acil Servislerin Asıl Görevi Hayat Kurtarmak</h2>
<p data-start="1175" data-end="1313">Hastanelerde bulunan acil servisler, zamanla yarışılan sağlık durumlarında ilk müdahalenin yapıldığı kritik alanlar olarak kabul ediliyor.</p>
<p data-start="1315" data-end="1597">Göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, trafik kazaları, bilinç kaybı, ağır kanamalar ve felç belirtileri gibi durumlarda acil servisler hayati önem taşıyor. Uzmanlar, bu birimlerin temel amacının yaşamı tehdit eden vakalara mümkün olan en kısa sürede müdahale etmek olduğunu vurguluyor.</p>
<h2 data-section-id="l9e0m7" data-start="1599" data-end="1685">Hastanelerdeki Yoğunluğun Önemli Bir Bölümü Acil Olmayan Başvurulardan Oluşabiliyor</h2>
<p data-start="1687" data-end="1827">Uzmanlara göre bazı vatandaşlar, randevu beklememek veya daha hızlı muayene olmak amacıyla hastanelerin acil servislerini tercih edebiliyor.</p>
<p data-start="1829" data-end="2032">Uzun süredir devam eden ağrılar, reçete yenileme talepleri veya poliklinik şartlarında değerlendirilebilecek bazı şikâyetlerin acil servislere taşınması, yoğunluğu artıran nedenler arasında gösteriliyor.</p>
<p data-start="2034" data-end="2152">Bu durumun hem hastanelerdeki hizmet akışını etkilediği hem de sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığı belirtiliyor.</p>
<h2 data-section-id="11pthoy" data-start="2154" data-end="2196">Hastanelerde Triyaj Sistemi Uygulanıyor</h2>
<p data-start="2198" data-end="2288">Birçok vatandaşın merak ettiği konuların başında acil servisteki bekleme süreleri geliyor.</p>
<p data-start="2290" data-end="2541">Uzmanlar, hastanelerde acil servise başvuran kişilerin geliş sırasına göre değil, sağlık durumlarının aciliyetine göre değerlendirildiğini ifade ediyor. &#8220;Triyaj&#8221; olarak adlandırılan bu sistem sayesinde hayati riski bulunan hastalara öncelik veriliyor.</p>
<p data-start="2543" data-end="2673">Bu nedenle daha önce başvuran bazı hastaların, daha kritik durumdaki hastalar nedeniyle beklemek zorunda kalabildiği belirtiliyor.</p>
<h2 data-section-id="1ahndya" data-start="2675" data-end="2724">Sağlık Çalışanları Yoğun Tempoda Görev Yapıyor</h2>
<p data-start="2726" data-end="2818">Hastanelerde görev yapan acil servis ekipleri gün boyunca yüzlerce hastayla ilgilenebiliyor.</p>
<p data-start="2820" data-end="3112">Hekimler, hemşireler, paramedikler ve diğer sağlık personelleri, özellikle büyük şehirlerde bulunan hastanelerde oldukça yoğun çalışma temposuyla hizmet veriyor. Uzmanlar, gereksiz başvuruların azaltılmasının sağlık çalışanlarının daha verimli hizmet sunmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.</p>
<h2 data-section-id="3e9sci" data-start="3114" data-end="3157">Doğru Sağlık Basamağını Kullanmak Önemli</h2>
<p data-start="3159" data-end="3248">Sağlık uzmanları, her sağlık sorununun çözüm adresinin acil servis olmadığını vurguluyor.</p>
<p data-start="3250" data-end="3522">Aile hekimleri, poliklinikler ve uzman hekim muayeneleri; acil olmayan sağlık sorunlarının değerlendirilmesinde önemli rol oynuyor. Hastanelerdeki yoğunluğun azaltılması için vatandaşların sağlık hizmetlerini doğru basamaklarda kullanmasının gerekli olduğu ifade ediliyor.</p>
<h2 data-section-id="1gerdme" data-start="3524" data-end="3577">Hastanelerde Hizmet Kalitesi İçin Ortak Sorumluluk</h2>
<p data-start="3579" data-end="3754">Uzmanlara göre sağlık sisteminin etkin çalışabilmesi yalnızca sağlık çalışanlarının çabasıyla mümkün değil. Vatandaşların da sağlık hizmetlerini bilinçli kullanması gerekiyor.</p>
<p data-start="3756" data-end="4009">Gerçek acil durumlarda acil servislere başvurulması, acil olmayan durumlarda ise uygun sağlık birimlerinin tercih edilmesi hem hastanelerdeki işleyişi kolaylaştırıyor hem de gerçekten yardıma ihtiyaç duyan hastaların daha hızlı hizmet almasını sağlıyor.</p>
<h2 data-section-id="1o7z846" data-start="4011" data-end="4075">Acil Servisler Sağlık Sisteminin En Kritik Noktalarından Biri</h2>
<p data-start="4077" data-end="4283">Hastanelerdeki acil servisler, her gün binlerce insanın hayatına dokunan kritik bir görev üstleniyor. Uzmanlar, bu hizmetlerin sürdürülebilirliği için gereksiz yoğunluğun azaltılması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="4285" data-end="4586" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Doğru zamanda doğru sağlık kuruluşuna başvurmanın hem bireysel sağlık hem de hastanelerin verimli çalışması açısından büyük önem taşıdığı vurgulanırken, acil servislerin gerçek amacı olan hayat kurtarma görevine odaklanabilmesi için toplum genelinde farkındalığın artırılması gerektiği ifade ediliyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/hastanelerde-en-cok-sikayet-edilen-sorunlardan-biri-gereksiz-acil-servis-basvurulari/">Hastanelerde En Çok Şikâyet Edilen Sorunlardan Biri: Gereksiz Acil Servis Başvuruları</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/hastanelerde-en-cok-sikayet-edilen-sorunlardan-biri-gereksiz-acil-servis-basvurulari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telefonunuzu Tuvalete Götürüyor Musunuz? Uzmanlardan Çarpıcı Uyarı</title>
		<link>https://saglikagi.com/telefonunuzu-tuvalete-goturuyor-musunuz/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/telefonunuzu-tuvalete-goturuyor-musunuz/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 08:30:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119877</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Akıllı telefonlar günün her anında insanların yanında bulunuyor. Ancak uzmanlar, tuvalette telefon kullanmanın hijyen açısından sanılandan daha büyük riskler oluşturabileceğini belirtiyor. Telefon yüzeylerinde milyonlarca mikroorganizmanın bulunabileceğine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/telefonunuzu-tuvalete-goturuyor-musunuz/">Telefonunuzu Tuvalete Götürüyor Musunuz? Uzmanlardan Çarpıcı Uyarı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<div class="qMYqUG_convSearchResultHighlightRoot">
<div class="" data-turn-id-container="request-6a1951aa-3bac-83eb-9ca9-c526ae61fba3-2" data-is-intersecting="true">
<section class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none has-data-writing-block:pointer-events-none [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-6a1951aa-3bac-83eb-9ca9-c526ae61fba3-2" data-turn-id-container="request-6a1951aa-3bac-83eb-9ca9-c526ae61fba3-2" data-testid="conversation-turn-50" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn" data-conversation-screenshot-content="">
<div class="flex max-w-full flex-col gap-4 grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" tabindex="0" data-message-author-role="assistant" data-message-id="e13fe8a0-62e7-44bc-96b9-0a91b1146a08" data-message-model-slug="gpt-5-5-instant" data-turn-start-message="true">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden">
<div class="markdown prose dark:prose-invert wrap-break-word w-full dark markdown-new-styling">
<p data-start="611" data-end="899">Akıllı telefonlar artık insanların en çok temas ettiği kişisel eşyaların başında geliyor. Sabah uyanır uyanmaz kullanılan telefonlar gün boyunca ellerden düşmüyor. Ancak uzmanlar, özellikle tuvalette telefon kullanımının hijyen açısından göz ardı edilen riskler barındırdığını belirtiyor.</p>
<p data-start="901" data-end="1140">Yapılan araştırmalar, telefon ekranlarının birçok yüzeyden daha fazla mikroorganizma barındırabildiğini ortaya koyuyor. Bunun temel nedeni ise telefonların gün içerisinde sürekli farklı ortamlara taşınması ve düzenli olarak temizlenmemesi.</p>
<h2 data-section-id="ch0um6" data-start="1142" data-end="1177">Telefonlar Sürekli Temas Halinde</h2>
<p data-start="1179" data-end="1363">Birçok kişi gün içerisinde telefonuna yüzlerce kez dokunuyor. Toplu taşıma araçlarında, iş yerlerinde, restoranlarda ve ev ortamında kullanılan cihazlar farklı yüzeylerle temas ediyor.</p>
<p data-start="1365" data-end="1544">Uzmanlara göre bu durum telefonların mikroorganizma biriktirmesini kolaylaştırıyor. Özellikle ellerin temiz olmadığı durumlarda cihaz yüzeylerinde kir ve bakteri yükü artabiliyor.</p>
<h2 data-section-id="30xz87" data-start="1546" data-end="1587">Tuvalette Kullanım Riski Artırabiliyor</h2>
<p data-start="1589" data-end="1695">Uzmanlar, tuvalet ortamında bulunan bazı mikroorganizmaların çeşitli yüzeylere yayılabildiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="1697" data-end="1946">Telefonun bu ortamda kullanılması ve ardından temizlenmeden yüz bölgesine yaklaştırılması, hijyen zincirini olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle yemek öncesinde telefon kullanan kişilerin el hijyenine daha fazla dikkat etmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>
<h2 data-section-id="1tu2acb" data-start="1948" data-end="1993">Telefonlar Ne Kadar Sıklıkla Temizlenmeli?</h2>
<p data-start="1995" data-end="2137">Hijyen uzmanları, akıllı telefonların da günlük kullanılan diğer kişisel eşyalar gibi belirli aralıklarla temizlenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p data-start="2139" data-end="2321">Ancak cihaz temizliği yapılırken üretici tavsiyelerine uyulmasının önemli olduğu vurgulanıyor. Yanlış temizlik ürünlerinin ekran ve cihaz yüzeylerine zarar verebileceği belirtiliyor.</p>
<h2 data-section-id="3otol4" data-start="2323" data-end="2358">El Hijyeni Hâlâ En Etkili Yöntem</h2>
<p data-start="2360" data-end="2451">Uzmanlara göre enfeksiyonlardan korunmanın en etkili yollarından biri düzenli el temizliği.</p>
<p data-start="2453" data-end="2654">Telefon temizliği önemli olsa da, ellerin doğru şekilde yıkanmasının birçok bulaş riskini azaltabileceği ifade ediliyor. Özellikle tuvalet sonrası el hijyeninin ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.</p>
<h2 data-section-id="1gamlqa" data-start="2656" data-end="2696">Dijital Çağın Yeni Hijyen Alışkanlığı</h2>
<p data-start="2698" data-end="2851">Geçmişte kapı kolları, masalar ve ortak kullanım alanları hijyen açısından ön plandayken, günümüzde telefonlar da bu listenin üst sıralarında yer alıyor.</p>
<p data-start="2853" data-end="3041">Uzmanlar, akıllı telefonların kişisel hijyenin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü gün içerisinde en çok temas edilen nesnelerden biri artık cep telefonları.</p>
<h2 data-section-id="oxdduu" data-start="3043" data-end="3089">Küçük Bir Alışkanlık Büyük Fark Yaratabilir</h2>
<p data-start="3091" data-end="3254">Telefonu tuvalete götürmemek, düzenli temizlemek ve kullanım sonrası el hijyenine dikkat etmek basit gibi görünse de günlük yaşamda önemli farklar oluşturabiliyor.</p>
<p data-start="3256" data-end="3519" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Uzmanlar, teknolojinin hayatı kolaylaştırdığını ancak hijyen kurallarının da teknolojiyle birlikte güncellenmesi gerektiğini ifade ediyor. Modern yaşamın vazgeçilmez cihazları olan telefonların temizliği, artık kişisel bakımın önemli bir parçası olarak görülüyor.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
</div>
</div>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/telefonunuzu-tuvalete-goturuyor-musunuz/">Telefonunuzu Tuvalete Götürüyor Musunuz? Uzmanlardan Çarpıcı Uyarı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/telefonunuzu-tuvalete-goturuyor-musunuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japonya&#8217;da Doğurganlık Oranı En Düşük Seviyeye Geriledi</title>
		<link>https://saglikagi.com/japonyada-dogurganlik-orani-en-dusuk-seviye/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/japonyada-dogurganlik-orani-en-dusuk-seviye/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:19:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Japonya'da 2025'te yenidoğan sayısı ile doğurganlık oranı, resmi kayıtların tutulmaya başlandığı tarihten bu yana en düşük seviyeye geriledi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/japonyada-dogurganlik-orani-en-dusuk-seviye/">Japonya&#8217;da Doğurganlık Oranı En Düşük Seviyeye Geriledi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Japonya Devlet Televizyonu NHK&#8217;nin aktardığı hükümet verilerine göre, 2025&#8217;te ülkede 671 bini aşkın bebek dünyaya geldi.</p>
<p>Bu sayı, resmi verilerin tutulmaya başlandığı 1899&#8217;dan bu yana kaydedilen en düşük seviye olurken, uzmanlar ülkede yenidoğan sayısının art arda 10 yıldır düşüş gösterdiğini ifade etti.</p>
<p>Ülkedeki doğurganlık oranı da 1,14&#8217;e gerileyerek en düşük seviyeye ulaştı.</p>
<p>Öte yandan, Japonya&#8217;da yüzyılın başında yılda yaklaşık 800 bin evlilik kaydedilirken, uzmanlar bu sayının son yıllarda 489 bine kadar gerilediğini belirtti.</p>
<p>Daha az kişinin evlenip aile kurmasının doğum oranlarındaki düşüşte etkili olduğuna işaret eden uzmanlar, azalan ve yaşlanan nüfusun, ülkenin karşı karşıya olduğu en önemli ekonomik ve toplumsal sorunlar arasında yer almayı sürdürdüğünü vurguladı.</p>
<h3><strong>Nüfus sorunu</strong></h3>
<p>Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, ülke çapında düşen nüfusla mücadele önlemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla Kasım 2025&#8217;te yeni &#8220;Nüfus Stratejisi Merkezi&#8221;ni kurduklarını açıklamıştı. Merkezin açılışında konuşan Takaiçi, &#8220;Ülkenin en büyük sorunu nüfus azalması.&#8221; ifadesini kullanmıştı.</p>
<p>Tokyo hükümeti, azalan doğum oranları karşısında 2030 yılına kadarki dönemi &#8220;mevcut nüfus trendlerini tersine çevirmek için son fırsat&#8221; olarak belirlediğini duyurmuştu.</p>
<p>2023&#8217;te dönemin Başbakanı Kişida Fumio, yaptığı açıklamada, ülke çapında düşen doğum oranlarıyla Japonya&#8217;nın &#8220;sosyal fonksiyonlarını kaybetmenin eşiğine&#8221; geldiğini söylemişti.</p>
<p>Düşen doğum oranları ve yaşlı nüfusun artışı, Japonya&#8217;nın ulusal sağlık sisteminin geliştirilmesi ve bölgesel kalkınma konusunda problem oluşturuyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/japonyada-dogurganlik-orani-en-dusuk-seviye/">Japonya&#8217;da Doğurganlık Oranı En Düşük Seviyeye Geriledi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/japonyada-dogurganlik-orani-en-dusuk-seviye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanlığı 92 Hastanede Genel Teftiş Başlattı</title>
		<link>https://saglikagi.com/saglik-bakanligi-92-hastanede-genel-teftis-baslatti/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/saglik-bakanligi-92-hastanede-genel-teftis-baslatti/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:18:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119856</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun talimatları doğrultusunda yürütülen program kapsamında, sağlık tesislerinde sunulan hizmetler yerinde incelenecek.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/saglik-bakanligi-92-hastanede-genel-teftis-baslatti/">Sağlık Bakanlığı 92 Hastanede Genel Teftiş Başlattı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı, sağlık tesislerindeki hizmet kalitesini ve vatandaş memnuniyetini artırmak amacıyla yürüttüğü denetim faaliyetleri kapsamında &#8220;3. Etap Genel Teftiş Programı&#8221;nı başlattı.</p>
<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, denetim faaliyetleri, sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, hizmet süreçlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin güçlendirilmesi amacıyla kararlılıkla sürdürülüyor.</p>
<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu&#8217;nun talimatları doğrultusunda yürütülen &#8220;3. Etap Genel Teftiş Programı&#8221; kapsamında, 12 ilde toplam 10 binin üzerinde yatak kapasitesine sahip 92 hastanede kapsamlı denetim çalışmaları yapılacak.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen program, geçen yıl başlatılan denetim seferberliğinin devamı niteliğini taşıyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığınca geçen yıl gerçekleştirilen &#8220;birinci ve ikinci etap genel teftiş programları&#8221; kapsamında aralarında, Antalya, Çanakkale, Muğla ve Uşak&#8217;ın da bulunduğu toplam 19 ildeki 204 kamu sağlık tesisi denetlenmiş, bu süreçlerde 91 müfettiş görev almıştı.</p>
<p>Bu yıl 3 Haziran&#8217;da başlayan Üçüncü Etap Genel Teftiş Programı kapsamında ise 3 Temmuz&#8217;a kadar 12 ildeki 92 hastane denetlenecek.</p>
<p>Genel Teftiş Programlarının dördüncü etabı ise 2026 yılının ikinci yarısında diğer illerde devam edecek.</p>
<h3><strong>50 müfettiş sahada görev yapıyor</strong></h3>
<p>Genel Teftiş Programı kapsamında görevlendirilen 50 müfettiş, sağlık tesislerinde sunulan hizmetleri yerinde inceleyerek süreçlerin etkinliğini değerlendiriyor.</p>
<p>Denetimler aracılığıyla hizmet sunumunda karşılaşılabilecek risklerin tespit edilmesi, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı bünyesinde, genel teftiş programlarına ek olarak Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) de denetim süreçlerine teknik destek sağlıyor.</p>
<p>Geçen yıl 43 REDES, 49 İstihbarat ve 59 Değerlendirme Raporu düzenlendi, 26 Yönetici Bilgi Ekranı oluşturularak sahada toplam 3 bin 704 dijital denetim gerçekleştirildi.</p>
<h3><strong>Vatandaş odaklı yaklaşım benimseniyor</strong></h3>
<p>REDES tarafından dijital ortamda gerçekleştirilen analizler sayesinde denetim kaynaklarının risk düzeyi yüksek alanlara yönlendirilmesi, olası sorunların erken dönemde tespit edilmesi ve denetim faaliyetlerinin daha etkin şekilde yürütülmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığının ilgili genelgesi doğrultusunda yürütülen denetimlerde vatandaş odaklı bir yaklaşım benimseniyor. Bu kapsamda sağlık hizmetlerinin sunumunda önemli alanlar öncelikli olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Acil servisler, poliklinikler, ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri, evde sağlık hizmetleri ve hasta hakları birimleri denetim programı kapsamında yer alıyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/saglik-bakanligi-92-hastanede-genel-teftis-baslatti/">Sağlık Bakanlığı 92 Hastanede Genel Teftiş Başlattı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/saglik-bakanligi-92-hastanede-genel-teftis-baslatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde Bakım Yardımı Ödemeleri Hesaplara Yatırılmaya Başlandı</title>
		<link>https://saglikagi.com/evde-bakim-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirilmaya-baslandi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/evde-bakim-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirilmaya-baslandi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:17:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119857</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlara ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,1 milyar lirayı hesaplara yatırmaya başladıklarını bildirdi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/evde-bakim-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirilmaya-baslandi/">Evde Bakım Yardımı Ödemeleri Hesaplara Yatırılmaya Başlandı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, Bakanlık tarafından sunulan en önemli aile odaklı bakım hizmet modellerinden biri olan Evde Bakım Yardımı&#8217;nın, 2006 yılında engelli bireylerin öncelikle aile yanında desteklenmeleri düşüncesiyle başlatıldığını hatırlattı.</p>
<p>Evde Bakım Yardımı ile bakıma ihtiyaç duyan tam bağımlı vatandaşların aile bütünlüklerini koruyarak evde bakım hizmeti almalarını öncelediklerini belirten Göktaş, bu yardımla engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak, aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek olduklarının altını çizdi.</p>
<p>Evde Bakım Yardımı kapsamında hak sahibi başına aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıldığını aktaran Göktaş, &#8220;Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı&#8217;nı hesaplara yatırmaya başladık. Halihazırda 516 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı&#8217;ndan yararlanıyor. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/evde-bakim-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirilmaya-baslandi/">Evde Bakım Yardımı Ödemeleri Hesaplara Yatırılmaya Başlandı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/evde-bakim-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirilmaya-baslandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Sürekli Yorgun Hissediyoruz?</title>
		<link>https://saglikagi.com/neden-surekli-yorgun-hissediyoruz/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/neden-surekli-yorgun-hissediyoruz/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 08:43:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Sabah dinlenmiş uyanmasına rağmen gün içerisinde kendini yorgun hisseden kişilerin sayısı giderek artıyor. Uzmanlar, sürekli yorgunluğun yalnızca yoğun çalışma temposundan kaynaklanmadığını, uyku düzeninden beslenme alışkanlıklarına kadar birçok faktörün bu duruma neden olabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/neden-surekli-yorgun-hissediyoruz/">Neden Sürekli Yorgun Hissediyoruz?</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<div class="qMYqUG_convSearchResultHighlightRoot">
<div class="" data-turn-id-container="request-6a1951aa-3bac-83eb-9ca9-c526ae61fba3-2" data-is-intersecting="true">
<section class="text-token-text-primary w-full focus:outline-none has-data-writing-block:pointer-events-none [&amp;:has([data-writing-block])&gt;*]:pointer-events-auto R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-6a1951aa-3bac-83eb-9ca9-c526ae61fba3-2" data-turn-id-container="request-6a1951aa-3bac-83eb-9ca9-c526ae61fba3-2" data-testid="conversation-turn-38" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
<div class="text-base my-auto mx-auto pb-10 [--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-xs,calc(var(--spacing)*4))] @w-sm/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-sm,calc(var(--spacing)*6))] @w-lg/main:[--thread-content-margin:var(--thread-content-margin-lg,calc(var(--spacing)*16))] px-(--thread-content-margin)">
<div class="[--thread-content-max-width:40rem] @w-lg/main:[--thread-content-max-width:48rem] mx-auto max-w-(--thread-content-max-width) flex-1 group/turn-messages focus-visible:outline-hidden relative flex w-full min-w-0 flex-col agent-turn" data-conversation-screenshot-content="">
<div class="flex max-w-full flex-col gap-4 grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 text-start break-words whitespace-normal outline-none keyboard-focused:focus-ring [.text-message+&amp;]:mt-1" dir="auto" tabindex="0" data-message-author-role="assistant" data-message-id="b170fa64-0aa9-4dbb-ae3e-389d26c48a82" data-message-model-slug="gpt-5-5-instant" data-turn-start-message="true">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden">
<div class="markdown prose dark:prose-invert wrap-break-word w-full dark markdown-new-styling">
<p data-start="419" data-end="757">Günümüzde en sık dile getirilen sağlık şikâyetlerinden biri yorgunluk. Birçok kişi gün içerisinde enerji düşüklüğü, isteksizlik ve dikkat dağınıklığı yaşadığını ifade ediyor. Özellikle modern yaşamın hızlanması, artan ekran süreleri ve düzensiz yaşam alışkanlıkları nedeniyle yorgunluk hissi toplumun geniş kesimlerinde görülmeye başladı.</p>
<p data-start="759" data-end="920">Uzmanlar, zaman zaman hissedilen yorgunluğun normal kabul edilebileceğini ancak uzun süre devam eden enerji düşüklüğünün dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.</p>
<h2 data-section-id="1kocde" data-start="922" data-end="973">Yorgunluk Her Zaman Uykusuzluktan Kaynaklanmıyor</h2>
<p data-start="975" data-end="1172">Toplumda yorgunluk denildiğinde ilk akla gelen neden genellikle uykusuzluk oluyor. Ancak uzmanlara göre yeterli süre uyuyan bazı kişiler de gün içerisinde kendilerini sürekli yorgun hissedebiliyor.</p>
<p data-start="1174" data-end="1394">Bu durumun altında uyku kalitesinin düşüklüğü, düzensiz yaşam alışkanlıkları veya farklı sağlık sorunları bulunabiliyor. Bu nedenle yalnızca uyku süresine değil, uyku kalitesine de dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>
<h2 data-section-id="1787ix1" data-start="1396" data-end="1438">Ekran Süresi Artıyor, Dinlenme Azalıyor</h2>
<p data-start="1440" data-end="1646">Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve sosyal medya platformları günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak uzmanlar, sürekli ekran maruziyetinin zihinsel yorgunluğu artırabileceğini ifade ediyor.</p>
<p data-start="1648" data-end="1844">Özellikle gün boyunca yoğun bilgi akışına maruz kalmanın beynin dinlenme süresini azaltabildiği belirtiliyor. Bu durumun dikkat dağınıklığı ve enerji düşüklüğü hissini artırabileceği vurgulanıyor.</p>
<h2 data-section-id="ur6oqx" data-start="1846" data-end="1885">Hareketsizlik Enerjiyi Azaltabiliyor</h2>
<p data-start="1887" data-end="2028">Yorgun hisseden birçok kişi dinlenmeye yönelse de uzmanlar, hareketsizliğin paradoksal şekilde yorgunluk hissini artırabileceğini belirtiyor.</p>
<p data-start="2030" data-end="2267">Düzenli fiziksel aktivitenin dolaşım sistemini desteklediği, kasları güçlendirdiği ve genel enerji seviyesine olumlu katkı sağlayabildiği ifade ediliyor. Günlük yürüyüşler gibi basit aktivitelerin bile fark oluşturabileceği belirtiliyor.</p>
<h2 data-section-id="w0or82" data-start="2269" data-end="2305">Beslenme Alışkanlıkları da Etkili</h2>
<p data-start="2307" data-end="2401">Uzmanlara göre gün içerisinde tüketilen besinler enerji seviyelerini doğrudan etkileyebiliyor.</p>
<p data-start="2403" data-end="2636">Düzensiz öğünler, yetersiz sıvı tüketimi ve yoğun işlenmiş gıda tüketimi bazı kişilerde gün boyunca enerji düşüklüğüne neden olabiliyor. Dengeli beslenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamada önemli rol oynadığı belirtiliyor.</p>
<h2 data-section-id="hmmcxs" data-start="2638" data-end="2686">Stres ve Yoğun Tempo Yorgunluğu Artırabiliyor</h2>
<p data-start="2688" data-end="2785">Modern yaşamın en önemli sorunlarından biri de sürekli stres altında yaşamak olarak gösteriliyor.</p>
<p data-start="2787" data-end="3040">Uzmanlar, uzun süreli stresin yalnızca ruh sağlığını değil, fiziksel enerjiyi de etkileyebileceğini ifade ediyor. İş yükü, ekonomik kaygılar, sosyal baskılar ve günlük yaşamın yoğunluğu kişilerin kendilerini sürekli tükenmiş hissetmesine yol açabiliyor.</p>
<h2 data-section-id="l8fijc" data-start="3042" data-end="3074">Su Tüketimi Göz Ardı Ediliyor</h2>
<p data-start="3076" data-end="3205">Yorgunluk hissinin bazen oldukça basit bir nedeni olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, yeterli su tüketiminin önemini vurguluyor.</p>
<p data-start="3207" data-end="3425">Vücudun ihtiyaç duyduğu sıvının karşılanamaması durumunda halsizlik, dikkat azalması ve performans düşüklüğü görülebileceği belirtiliyor. Özellikle sıcak havalarda sıvı kaybının daha hızlı gerçekleştiği ifade ediliyor.</p>
<h2 data-section-id="17vpdar" data-start="3427" data-end="3462">Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?</h2>
<p data-start="3464" data-end="3638">Geçici yorgunluk çoğu zaman yaşam tarzı değişiklikleriyle düzelebiliyor. Ancak haftalarca veya aylarca devam eden yorgunluk hissinin değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>
<p data-start="3640" data-end="3811">Uzmanlar, günlük yaşamı etkileyen düzeyde enerji kaybı yaşayan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurarak kapsamlı değerlendirme yaptırmasının önemli olduğunu ifade ediyor.</p>
<h2 data-section-id="17s4xja" data-start="3813" data-end="3840">Enerjik Bir Yaşam Mümkün</h2>
<p data-start="3842" data-end="4014">Sağlık profesyonellerine göre kaliteli uyku, düzenli hareket, dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve stres yönetimi enerji seviyelerinin korunmasında temel rol oynuyor.</p>
<p data-start="4016" data-end="4314" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Günümüzde birçok kişi yorgunluğu yaşamın doğal bir parçası olarak kabul etse de uzmanlar bunun her zaman normal olmadığını hatırlatıyor. Vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirmek, daha enerjik ve verimli bir yaşamın anahtarlarından biri olarak görülüyor.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="z-0 flex min-h-[46px] justify-start"></div>
<div class="mt-3 w-full empty:hidden">
<div class="text-center"></div>
</div>
</div>
</div>
</section>
</div>
</div>
<div class="pointer-events-none -mt-px h-px translate-y-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom)-14*var(--spacing))]" aria-hidden="true"></div>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/neden-surekli-yorgun-hissediyoruz/">Neden Sürekli Yorgun Hissediyoruz?</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/neden-surekli-yorgun-hissediyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ChatGPT Nedeniyle OpenAI&#8217;a Dava Açıldı</title>
		<link>https://saglikagi.com/chatgpt-nedeniyle-openaia-dava-acildi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/chatgpt-nedeniyle-openaia-dava-acildi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 08:42:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119812</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>ABD merkezli yapay zeka şirketi OpenAI ve Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman'a, "yapay zeka modeli ChatGPT'nin intihara teşvik ettiği" suçlamasıyla dava açıldı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/chatgpt-nedeniyle-openaia-dava-acildi/">ChatGPT Nedeniyle OpenAI&#8217;a Dava Açıldı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>CBS News&#8217;in haberine göre, Kanada&#8217;da geçen sene hayatına son veren 24 yaşındaki Alice Carrier&#8217;ın annesi Kristie Carrier, kızının ölümünün ardından yasal yollara başvurdu.</p>
<p>Kızının intiharı öncesinde yapay zeka modeli ChatGPT ile sürekli iletişim halinde olduğunu belirten Kristie Carrier, şirketin &#8220;kasıtlı tasarım kararlarının kızının ölümüne yol açtığı&#8221; suçlamasıyla OpenAI ve Altman&#8217;a dava açtı.</p>
<p>Alice&#8217;in ölümünden önce ChatGPT&#8217;ye yaklaşık 41 defa intihar düşüncelerini aktardığı belirtilen iddianamede, &#8220;OpenAI, Alice&#8217;e yardım etmek yerine onun karamsar düşüncelerini körükledi ve Alice&#8217;in ailesini bilgilendirmedi. OpenAI&#8217;ın sözde güvenlik sistemleri, onun hayatını kurtarmak için devreye girmedi.&#8221; ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>İddianamede ayrıca, Alice&#8217;in ölümünden bir gün önce kriz hattına ulaşıp yardım konusunda isteksizliğini dile getirdiği, ChatGPT&#8217;nin ise bu görüşü desteklediği öne sürüldü.</p>
<p>24 yaşındaki mobil uygulama geliştiricisi Alice Carrier, Kanada&#8217;nın Montreal kentindeki evinde Temmuz 2025&#8217;te ölü bulunmuştu.</p>
<h3><strong>Denetimsizliğe ilişkin eleştiriler artıyor</strong></h3>
<p>Çocuklar ve gençler üzerindeki etkisi tartışma konusu olan ChatGPT gibi yapay zeka sohbet araçlarının tehlikeli önerilerde bulunması, bu teknolojinin denetimsizliğiyle ilgili eleştirileri artırıyor.</p>
<p>ABD&#8217;de nisan 2025&#8217;te hayatını kaybeden 16 yaşındaki Adam Raine&#8217;in ailesi, oğullarına intihar yöntemleri konusunda tavsiyeler verdiği ve intihar notunun taslağını yazmayı teklif ettiği iddiasıyla OpenAI ve CEO&#8217;su Sam Altman&#8217;a dava açmıştı.</p>
<p>Dijital Nefretle Mücadele Merkezince (CCDH) yapılan araştırmada ise ChatGPT&#8217;nin, çocuklara yönelik alkol ve uyuşturucu kullanımı, aşırı diyet programları, kendine zarar verme yöntemleri hatta intihar mektubu yazımı gibi tehlikeli konularda &#8220;kişiye özel rehberlik&#8221; sunduğu tespit edilmişti.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/chatgpt-nedeniyle-openaia-dava-acildi/">ChatGPT Nedeniyle OpenAI&#8217;a Dava Açıldı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/chatgpt-nedeniyle-openaia-dava-acildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD Üniversitelerinde Yapay Zeka Tartışması Büyüyor</title>
		<link>https://saglikagi.com/abd-universitelerinde-yapay-zeka-tartismasi-buyuyor/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/abd-universitelerinde-yapay-zeka-tartismasi-buyuyor/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 08:42:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119811</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Eğitimden mezuniyet törenlerine kadar her alanda yapay zekayı zorunlu kılan üniversite yönetimleri, hatalı sistemler ve bütçe kesintileri nedeniyle öğrencilerin ve ailelerin sert protestolarıyla karşı karşıya kaldı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/abd-universitelerinde-yapay-zeka-tartismasi-buyuyor/">ABD Üniversitelerinde Yapay Zeka Tartışması Büyüyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ndeki birçok üniversite, bütçe kesintileriyle mücadele ettiği bir dönemde yapay zeka şirketleriyle milyonlarca dolarlık anlaşmalar imzalıyor. California State Üniversitesi, ciddi bütçe kısıtlamalarına gitmesine rağmen bir yapay zeka şirketiyle olan chatbot anlaşmasını daha yüksek maliyetlerle yenileyerek milyonlarca dolarlık bir yükün altına girdi.</p>
<p>Yapay zeka şirketleri için bu durum, teknolojilerinin yükseköğretimde kitlesel olarak uygulanabilirliğini kanıtlamak adına büyük bir fırsat sunarken, üniversiteler ise bu adımı bir prestij unsuru olarak görüyor. Ancak bütçelerin asıl eğitim faaliyetlerinden kısılarak bu alanlara aktarılması, okul içindeki memnuniyetsizliği artırıyor.</p>
<h3>Mezuniyet törenlerinde teknoloji fiyaskosu</h3>
<p>Yönetimsel işlerin yapay zekaya devredilmesinin doğurduğu aksaklıklar, somut örneklerle gün yüzüne çıkıyor. Arizona&#8217;daki Glendale Community College&#8217;ın mezuniyet töreninde, diplomalarını almak için sahneye çıkan öğrencilerin isimlerini okuması amacıyla bir yapay zeka sistemi kullanıldı. Ancak sistem, sahnedeki öğrencilerle isimleri doğru eşleştiremeyerek ekrana yanlış bilgileri yansıttı.</p>
<p>Yaşanan bu karmaşa üzerine okul yönetiminin yaptığı açıklama, mezunlar ve aileleri tarafından yuhalanarak protesto edildi. Öğrenciler, hayatlarının en önemli gününde böylesine insani bir görevin yapay zekaya devredilmesini samimiyetsizlik ve ilgisizlik olarak nitelendirdi.</p>
<h3>Akademik değerlendirmede insani dokunuşun kaybı</h3>
<p>Yapay zekanın idari işlerden öte eğitim ve ölçme-değerlendirme süreçlerine dahil edilmesi çok daha ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Cambridge Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin öğrencilerin ödevlerini ve makalelerini puanlarken hatalı sonuçlar verdiğini ortaya koydu.</p>
<p>Sistemlerin, akademik içerikten ziyade metnin uzunluğu ve karmaşık cümle yapıları gibi dilsel özelliklere aşırı duyarlı olduğu, bu nedenle insanların yüksek puan verdiği kaliteli çalışmaları düşük, zayıf çalışmaları ise yüksek puanla ödüllendirdiği belirlendi. Uzmanlar, sınav ve değerlendirme süreçlerinin sadece not dağıtmaktan ibaret olmadığını, öğrencilerin emeğinin görülmesi ve eğitimde güven ilişkisinin korunması açısından insani muhakemenin şart olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/abd-universitelerinde-yapay-zeka-tartismasi-buyuyor/">ABD Üniversitelerinde Yapay Zeka Tartışması Büyüyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/abd-universitelerinde-yapay-zeka-tartismasi-buyuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burhaniye Devlet Hastanesi’nde Klima İddiası: Personel Sıcak Hava Nedeniyle Zor Anlar Yaşıyor</title>
		<link>https://saglikagi.com/burhaniye-devlet-hastanesinde-klima-iddiasi-personel-sicak-hava-nedeniyle-zor-anlar-yasiyor/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/burhaniye-devlet-hastanesinde-klima-iddiasi-personel-sicak-hava-nedeniyle-zor-anlar-yasiyor/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:54:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Balıkesir Burhaniye Devlet Hastanesi’nde, hava sıcaklıklarının artmasına rağmen bazı birimlerde klimaların çalıştırılmadığı iddia edildi. Hastane personelinden edinilen bilgilere göre; ameliyathane, poliklinikler ve yoğun bakım servislerinde sıcaklığın zaman zaman 29-30 derece seviyelerine ulaştığı öne sürüldü. İddialara göre, özellikle kapalı ve yoğun çalışma temposunun bulunduğu birimlerde görev yapan sağlık çalışanları, yüksek sıcaklık nedeniyle zor şartlar altında hizmet [&#8230;]</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/burhaniye-devlet-hastanesinde-klima-iddiasi-personel-sicak-hava-nedeniyle-zor-anlar-yasiyor/">Burhaniye Devlet Hastanesi’nde Klima İddiası: Personel Sıcak Hava Nedeniyle Zor Anlar Yaşıyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Balıkesir Burhaniye Devlet Hastanesi’nde, hava sıcaklıklarının artmasına rağmen bazı birimlerde klimaların çalıştırılmadığı iddia edildi. Hastane personelinden edinilen bilgilere göre; ameliyathane, poliklinikler ve yoğun bakım servislerinde sıcaklığın zaman zaman 29-30 derece seviyelerine ulaştığı öne sürüldü.</p>
<p>İddialara göre, özellikle kapalı ve yoğun çalışma temposunun bulunduğu birimlerde görev yapan sağlık çalışanları, yüksek sıcaklık nedeniyle zor şartlar altında hizmet vermek durumunda kaldı. Personelin, klimaların devreye alınması yönünde talepte bulunduğu ancak hastane yönetimi tarafından henüz somut bir adım atılmadığı ileri sürüldü.</p>
<p>Sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi için hastane ortamındaki fiziki koşulların hem çalışanlar hem de hastalar açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, özellikle ameliyathane ve yoğun bakım gibi kritik alanlarda sıcaklık dengesinin korunmasının hayati bir gereklilik olduğu ifade ediliyor.</p>
<p>Konuya ilişkin hastane yönetiminden resmi bir açıklama yapılması ve iddiaların netliğe kavuşturulması bekleniyor.</p>
<p>Balıkesir Burhaniye Devlet Hastanesi’nde, hava sıcaklıklarının artmasına rağmen bazı birimlerde klimaların çalıştırılmadığı iddia edildi. Hastane personelinden edinilen bilgilere göre; ameliyathane, poliklinikler ve yoğun bakım servislerinde sıcaklığın zaman zaman 29-30 derece seviyelerine ulaştığı öne sürüldü.</p>
<p>İddialara göre, özellikle kapalı ve yoğun çalışma temposunun bulunduğu birimlerde görev yapan sağlık çalışanları, yüksek sıcaklık nedeniyle zor şartlar altında hizmet vermek durumunda kaldı. Personelin, klimaların devreye alınması yönünde talepte bulunduğu ancak hastane yönetimi tarafından henüz somut bir adım atılmadığı ileri sürüldü.</p>
<p>Sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi için hastane ortamındaki fiziki koşulların hem çalışanlar hem de hastalar açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, özellikle ameliyathane ve yoğun bakım gibi kritik alanlarda sıcaklık dengesinin korunmasının hayati bir gereklilik olduğu ifade ediliyor.</p>
<p>Konuya ilişkin hastane yönetiminden resmi bir açıklama yapılması ve iddiaların netliğe kavuşturulması bekleniyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/burhaniye-devlet-hastanesinde-klima-iddiasi-personel-sicak-hava-nedeniyle-zor-anlar-yasiyor/">Burhaniye Devlet Hastanesi’nde Klima İddiası: Personel Sıcak Hava Nedeniyle Zor Anlar Yaşıyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/burhaniye-devlet-hastanesinde-klima-iddiasi-personel-sicak-hava-nedeniyle-zor-anlar-yasiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kızılay&#8217;ın Plazma İlaç Tesisi İçin İlk Adım Atıldı</title>
		<link>https://saglikagi.com/kizilayin-plazma-ilac-tesisi-icin-ilk-adim-atildi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/kizilayin-plazma-ilac-tesisi-icin-ilk-adim-atildi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:19:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Ankara'nın Çubuk ilçesinde, Türk Kızılay ile Güney Koreli SK Plasma iş birliğinde hayata geçirilecek Türk Kızılay Protürk Plazma İlaç Tesisi'nin temeli atıldı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/kizilayin-plazma-ilac-tesisi-icin-ilk-adim-atildi/">Kızılay&#8217;ın Plazma İlaç Tesisi İçin İlk Adım Atıldı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın canlı yayın bağlantısıyla katıldığı Melikşah Mahallesi’ndeki temel atma töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, Türkiye&#8217;nin sanayi ve teknoloji alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, tesisin biyoteknoloji alanında yeni yatırımların önünü açacağını söyledi.</p>
<p>Temeli atılan tesisin Türkiye&#8217;nin biyoteknoloji ve sağlık teknolojileri alanındaki gelişiminde bir kilometre taşı olacağını vurgulayan Çoştu, &#8220;Burayı ilerleyen dönemde yeni yatırımlarla bir biyoteknoloji kampüsüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Ülkemize önemli bir vizyon kazandıracak bu yatırımın hayırlı olmasını diliyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek de yatırımın Ankara ve Çubuk için büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, &#8220;500 milyon avroluk böylesine büyük bir yatırımın kazandırılması hepimiz için gurur verici. İnşallah açılışını da birlikte görmeyi nasip eder.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş ise yatırımın hem ilçe hem de Türkiye açısından tarihi öneme sahip olduğunu söyledi.</p>
<p>Türk Kızılay Yatırım Yöneticilerinden Mustafa Günhan Nasuhbeyoğlu da &#8220;İlk 18 ay içerisinde inşaat, makine ve ekipman kurulumları tamamlanacak. Sonraki süreçte validasyon ve üretim hazırlıkları gerçekleştirilecek. Tesis faaliyete geçtiğinde ülkemizin ithal ettiği kritik plazma ürünlerini yerli olarak üreteceğiz. Böylece yıllık yaklaşık 450 milyon avroluk ithalatın önüne geçilmiş olacak. Tesiste yaklaşık 300 kişilik istihdam öngörüyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>SK Plasma Üst Yöneticisi (CEO) Seungjoo Kim ise Türkiye ile Güney Kore arasındaki tarihi dostluğa dikkati çekerek, &#8220;Kore Savaşı sırasında Türkiye&#8217;nin yaptığı fedakarlıkları hiçbir zaman unutmadık. Güney Kore&#8217;nin bugün geldiği noktada Türk halkının büyük katkısı vardır. Bu nedenle bugün burada bulunmaktan büyük onur duyuyoruz.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Çubuk Kaymakamı Vehbi Bakır&#8217;ın da konuşma yaptığı programa, AK Parti Ankara Milletvekili Kurtcan Çelebi, AK Parti Çubuk İlçe Başkanı Ahmet Kılıç, MHP Çubuk İlçe Başkanı Satılmış Ezandemir, SK Plasma Türkiye Genel Müdürü Young-Jun (Leo) Choi ile davetliler katıldı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/kizilayin-plazma-ilac-tesisi-icin-ilk-adim-atildi/">Kızılay&#8217;ın Plazma İlaç Tesisi İçin İlk Adım Atıldı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/kizilayin-plazma-ilac-tesisi-icin-ilk-adim-atildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memişoğlu: Türkiye Sağlık Teknolojilerinde Merkez Olacak</title>
		<link>https://saglikagi.com/memisoglu-turkiye-saglik-teknolojilerinde-merkez-olacak/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/memisoglu-turkiye-saglik-teknolojilerinde-merkez-olacak/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:19:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlık Bakanlığı olarak en büyük hedeflerimizden biri, Türkiye'nin sadece sağlık hizmeti değil sağlık teknolojisini üreten bir merkez olmasıdır." dedi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/memisoglu-turkiye-saglik-teknolojilerinde-merkez-olacak/">Memişoğlu: Türkiye Sağlık Teknolojilerinde Merkez Olacak</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Bakan Memişoğlu, Lokman Hekim Üniversitesindeki Vital Simülasyon Merkezi&#8217;nin açılış törenine katıldı.</p>
<p>Memişoğlu, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın liderliğinde son 24 yılda Türkiye&#8217;nin sağlık alanında elde ettiği başarıda ülkedeki beşeri sermayenin de önemli rolünün olduğunu belirterek, &#8220;Bizler, sağlıkçılar, insanları iyileştirmek ve onlara iyilik etmek, onlara şifa vermek için çalışan insanlarız. Doktorundan hemşiresine, sağlık memurundan sağlık yöneticilerine herkesin bu konudaki çabası için teşekkür ediyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Biz, insanı geliştireceğiz, insanı değerli kılacağız, o da insanlara iyilik yapacak. Sağlık böyle bir şeydir.&#8221; ifadelerini kullanan Memişoğlu, sağlık eğitiminde bilgi, yetenek ve uygulamanın birlikte güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Memişoğlu, gençlere seslenerek, &#8220;Sizlerin bizden daha iyi olmasını istiyoruz. Bizden daha iyi eğitim almanızı, daha bilgili ve daha yeterli olmanızı arzu ediyoruz çünkü sizler, bizden daha iyi olacaksınız ki bu ülkenin gelişimini hep birlikte sağlayalım.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Bilginin önemine işaret eden Memişoğlu, <i><strong>&#8220;Sağlık Bakanlığı olarak en büyük hedeflerimizden biri, Türkiye&#8217;nin sadece sağlık hizmeti değil sağlık teknolojisini üreten bir merkez olmasıdır. Türkiye&#8217;nin hem sağlık altyapısıyla hem de sağlık insan gücüyle bunu yapabilecek kabiliyeti var. İşte bu ekosistemi hep beraber oluşturmamız gerekiyor. Üniversitelerimizle, araştırmacılarımızla, bilim insanlarımızla, gençlerimizle, yatırımcımızla, sanayicimizle.&#8221;</strong></i> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde oluşturdukları &#8220;Üreten Sağlık Portalı&#8221;na sağlıkta yeni bir fikri olan herkesi davet eden Memişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<blockquote><p>&#8220;Bu portalda fikrini söyleyenlere o fikrin mülkiyet hakkını kendisine vererek ticari ürün haline getirmek için Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB olarak destekliyoruz. Gerekli araştırmaları, gerekli planlamaları, gerekirse sanayicisini, gerekirse finansmanını sağlayacak bir ekosistem oluşturmak için çalışıyoruz. Bu işlerin bugünden yarına çok çabuk olacağı gibi bir algı oluşmasını istemem ama buna hepimiz dahil olursak birlikte bu işi başaracağımıza hiç şüphem yok.&#8221;</p></blockquote>
<p>Konuşmaların ardından Bakan Memişoğlu, katılımcılarla Lokman Hekim Üniversitesi Vital Simülasyon Merkezi&#8217;nin açılış kurdelesini kesti.</p>
<p>Açılışın ardından merkezi gezen Memişoğlu, yetkililerden bilgi aldı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/memisoglu-turkiye-saglik-teknolojilerinde-merkez-olacak/">Memişoğlu: Türkiye Sağlık Teknolojilerinde Merkez Olacak</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/memisoglu-turkiye-saglik-teknolojilerinde-merkez-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump&#8217;ın Sağlık Kontrolünde 22 Doktor Görev Aldı</title>
		<link>https://saglikagi.com/trumpin-saglik-kontrolunde-22-doktor-gorev-aldi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/trumpin-saglik-kontrolunde-22-doktor-gorev-aldi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119782</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Donald Trump'ın geçen ay gerçekleştirdiği yıllık sağlık taraması kapsamında 22 hekim tarafından muayene edildiği bildirildi. Bu sayının, Trump'ın önceki kontrollerine göre yaklaşık iki katına çıktığı ve bir başkanlık rekoru olduğu belirtildi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/trumpin-saglik-kontrolunde-22-doktor-gorev-aldi/">Trump&#8217;ın Sağlık Kontrolünde 22 Doktor Görev Aldı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Başkan&#8217;ın sağlık raporu sonuçlarını inceleyen tıp uzmanları, 79 yaşındaki Trump&#8217;ın muayenesindeki doktor sayısının sıra dışı olduğunu aktardı.</p>
<p>Beyaz Saray ise Washington Post gazetesine yaptığı açıklamada, söz konusu 22 kişilik kadroda bazı pratisyen hekimlerin de yer aldığını kaydetti.</p>
<p>Başkan&#8217;ın doktoru Sean Barbabella, mayıs ayındaki sağlık muayenesinin ardından kaleme aldığı raporda, Trump&#8217;ın sağlık durumunun mükemmel olduğunu, güçlü kardiyak, pulmoner, nörolojik ve genel fiziksel fonksiyonlar sergilediğini belirtti.</p>
<p>Trump da Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, tüm kontrollerin eksiksiz ve mükemmel sonuçlandığını ifade etti.</p>
<p>Gözlemciler, bu yılın başlarında yapılan yıllık muayenenin ardından ekim ayında gerçekleştirilen sıra dışı ara sağlık taraması nedeniyle bu son kontrolü yakından takip etti. Bazı uzmanlar, raporda kardiyovasküler test sonuçlarına ilişkin daha fazla ayrıntıya yer verilebileceğine dikkat çekti.</p>
<h3>Yaş ve zihinsel yeterlilik tartışmaları</h3>
<p>Trump&#8217;ın selefi Joe Biden&#8217;ın sağlık sorunları ve tartışmalı tartışma programı performansı, 2024&#8217;teki seçim kampanyasının sona ermesinde etkili olmuştu. Muhalifleri, elindeki sık morluklara dikkat çekerek Trump&#8217;ın da benzer bir gerileme yaşadığını öne sürüyor.</p>
<p>Geçen ay yayımlanan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 59&#8217;u Trump&#8217;ın başkanlık görevini yürütmek için gerekli zihinsel keskinliğe sahip olmadığına inanıyor.</p>
<p>Yüzde 55&#8217;i ise fiziksel sağlığının bu görev için yeterli olmadığını düşünüyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/trumpin-saglik-kontrolunde-22-doktor-gorev-aldi/">Trump&#8217;ın Sağlık Kontrolünde 22 Doktor Görev Aldı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/trumpin-saglik-kontrolunde-22-doktor-gorev-aldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiltere&#8217;de Kızamık Can Aldı: 2 Çocuk Hayatını Kaybetti</title>
		<link>https://saglikagi.com/ingilterede-kizamik-can-aldi-2-cocuk-hayatini-kaybetti/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/ingilterede-kizamik-can-aldi-2-cocuk-hayatini-kaybetti/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:17:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İngiltere'de bu yıl 2 çocuğun kızamık nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/ingilterede-kizamik-can-aldi-2-cocuk-hayatini-kaybetti/">İngiltere&#8217;de Kızamık Can Aldı: 2 Çocuk Hayatını Kaybetti</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansından (UKHSA) yapılan yazılı açıklamada, çocuklardan birinin &#8220;akut kızamık&#8221; nedeniyle hayatını kaybettiği, diğer çocuğun ölümünün ise &#8220;kızamığın geç etkileriyle&#8221; bağlantılı olduğu belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, son dönemdeki birçok kızamık vakasının başkent Londra ve West Midlands&#8217;daki salgınlarla bağlantılı olduğu, vakaların çoğunlukla 10 yaş ve altındaki aşısız çocuklarda görüldüğü ifade edildi.</p>
<p>Ayrıca açıklamada, yeni verilere göre, İngiltere genelinde son 2 haftada 100&#8217;den fazla yeni kızamık vakasının doğrulandığı aktarıldı.</p>
<h3>&#8220;Aşıları geciktirmeyin&#8221;</h3>
<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen UKHSA&#8217;da Uzman Epidemiyolog Dr. Vanessa Saliba, kızamığın ülkenin birçok bölgesinde yayılmaya devam ettiğini belirterek, hastalığın çok ciddi ve hatta ölümcül olabileceğini bildirdi.</p>
<p>Saliba, tüm ebeveynlere çocuklarının aşılarının güncel olduğundan emin olma çağrısında bulunarak, bu aşıların kızamığa karşı en iyi ve güvenli korumayı sağladığını vurguladı.</p>
<p>İngiltere Sağlık Bakanı James Murray da bu ölümlerin kızamığın zararsız bir çocukluk hastalığı olmadığını gösteren &#8220;yürek parçalayıcı bir hatırlatma&#8221; olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Murray, kızamığın ölümcül olabilecek ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini, sayısız hayat kurtaran MMR aşısının bu son derece bulaşıcı hastalığa karşı en iyi koruma olmaya devam ettiğini ifade etti.</p>
<p>İngiltere&#8217;de MMR (kızamık, kabakulak ve kızamıkçık) aşısı yaptırma oranı, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) yüzde 95 hedefinin altında kalmaya devam ediyor.</p>
<p>Son ulusal istatistiklere göre, çocukların yüzde 88,9&#8217;u ilk doz aşısını 2 yaşına kadar yaptırırken, 5 yaşındaki çocukların yüzde 83,7&#8217;si önerilen iki dozu da alıyor.</p>
<h3>Kızamık nedeniyle 2020&#8217;nin başından 2024&#8217;ün sonuna kadar 3 can kaybı kaydedilmişti</h3>
<p>Ülkede bu yıl şimdiye kadar laboratuvarca doğrulanmış 736 kızamık vakası kaydedildi. Bu sayı, 2025&#8217;in tamamında 959 olarak bildirilmişti.</p>
<p>Bu yıl en fazla kızamık vakası, toplam vakaların yüzde 15&#8217;inin görüldüğü Londra&#8217;nın Enfield bölgesinde kayda geçti. Enfield&#8217;da 111 vaka tespit edilirken, Birmingham&#8217;da 79, Londra&#8217;nın Haringey bölgesinde ise 49 vaka görüldü.</p>
<p>Resmi verilere göre, İngiltere ve Galler&#8217;de 2020&#8217;nin başından 2024&#8217;ün sonuna kadar geçen 5 yıllık dönemde kızamık nedeniyle 3 ölüm kaydedilmişti.</p>
<p>Pnömoni ve ensefalopatiye yol açabilen kızamık, dünya genelinde aşıyla önlenebilir ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmaya devam ediyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/ingilterede-kizamik-can-aldi-2-cocuk-hayatini-kaybetti/">İngiltere&#8217;de Kızamık Can Aldı: 2 Çocuk Hayatını Kaybetti</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/ingilterede-kizamik-can-aldi-2-cocuk-hayatini-kaybetti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama İlaçları Market Harcamalarını Düşürdü</title>
		<link>https://saglikagi.com/zayiflama-ilaclari-market-harcamalarini-dusurdu/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/zayiflama-ilaclari-market-harcamalarini-dusurdu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:17:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119786</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İngiltere’de yapılan araştırma, GLP-1 türü zayıflama ilaçlarını kullananların bulunduğu hanelerin, ilaçlara başladıktan sonraki bir yılda market harcamalarının 780 milyon sterlin azaldığını ortaya koydu.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/zayiflama-ilaclari-market-harcamalarini-dusurdu/">Zayıflama İlaçları Market Harcamalarını Düşürdü</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>The Guardian gazetesinin haberine göre, Worldpanel by Numerator adlı araştırma şirketi tarafından 11 bin 600&#8217;den fazla haneyle yapılan araştırmada, Mounjaro ve Wegovy gibi zayıflama ilaçlarının kullanımındaki artışın, hanelerin gıda alışverişlerine de yansıdığı gündeme geldi.</p>
<p>Araştırmada, GLP-1 ilaçlarını kullanan en az bir kişinin bulunduğu hanelerin, ilaçlara başladıktan sonraki bir yılda, benzer hanelere kıyasla beklenenden 780 milyon sterlin daha az market harcaması yaptığı belirtildi.</p>
<p>Bu tutarın, zayıflama ilacı kullananların bulunduğu hanelerde, kullanıcı bulunmayan hanelere kıyasla yıllık 418 sterlinlik düşüş anlamına geldiği kaydedildi.</p>
<p>Araştırmaya göre, İngiltere&#8217;deki hanelerin yüzde 6,3&#8217;ünden fazlasında en az bir GLP-1 kullanıcısı bulunuyor. Bu oran 2025&#8217;te yüzde 4,1, 2024&#8217;te ise yüzde 2,3 olarak kaydedilmişti.</p>
<h3>Eskiden sevdikleri yiyecek veya içeceklerden artık keyif almıyorlar</h3>
<p>Araştırmanın yapıldığı şubat ayında, zayıflama iğnesi kullananların bulunduğu hanelerde 299 milyon daha az ürün satın alındığı belirtildi.</p>
<p>Kullanıcıların yüzde 52&#8217;si yeme yaklaşımlarını &#8220;bilinçli&#8221; olarak tanımlarken gıda tüketimlerinin alışkanlık, rutin veya kısıtlamadan ziyade açlık hissine göre şekillendiğini ifade etti.</p>
<p>Zayıflama iğnesi kullananların yüzde 54&#8217;ü daha az iştah ve yemek yeme düşüncesi taşıdığını, yüzde 11&#8217;i ise eskiden sevdikleri yiyecek veya içeceklerden artık keyif almadığını belirtti.</p>
<p>Kullanıcıların yüzde 75&#8217;i daha az çikolata, yüzde 72&#8217;si ise daha az cips tükettiğini bildirdi.</p>
<h3>İlaçlar insanların gıdaya ilişkisini temelden değiştirdi</h3>
<p>Worldpanel by Numerator Kamu Sektörü ve Beslenme Bölümü Başkanı Chantel Kennaugh, zayıflama iğnelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:</p>
<blockquote><p>&#8220;Bir zamanlar öncelikle tip 2 diyabet için reçete edilen özel bir tedavi olan bu ilaçlar, yalnızca birkaç yıl içinde ana akım bir güç haline geldi. Artık kullanıcıların yüzde 68&#8217;i GLP-1&#8217;leri özellikle kilo vermek için kullanıyor ve bu da onları çok daha geniş bir kitleye açıyor.&#8221;</p></blockquote>
<p>Bu ilaçların, insanların yiyecek ve içecekle ilişkisini temelden değiştirdiğine işaret eden Kennaugh, etkilerinin, market ve yaşam tarzı alanlarında şimdiden hissedildiğini, markaları ve işletmeleri hızla uyum sağlamaya zorladığını dile getirdi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/zayiflama-ilaclari-market-harcamalarini-dusurdu/">Zayıflama İlaçları Market Harcamalarını Düşürdü</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/zayiflama-ilaclari-market-harcamalarini-dusurdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ: Hantavirüste Yeni Ölüm Bildirilmedi</title>
		<link>https://saglikagi.com/dso-hantaviruste-yeni-olum-bildirilmedi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/dso-hantaviruste-yeni-olum-bildirilmedi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:04:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 2 Mayıs'tan bu yana hantavirüsle ilgili yeni ölüm bildirilmediğini belirtti.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/dso-hantaviruste-yeni-olum-bildirilmedi/">DSÖ: Hantavirüste Yeni Ölüm Bildirilmedi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Hollanda bandıralı &#8220;MV Hondius&#8221; yolcu gemisinde tespit edilen hantavirüs vakalarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p>
<p>İngiltere hükümetinin, denizaşırı toprakları Tristan da Cunha&#8217;da daha önce virüsün yayıldığı &#8220;MV Hondius&#8221; gemisinde maruz kalma olasılığı bulunan bir kişide doğrulanmış vaka bildirdiğini aktaran Ghebreyesus, &#8220;10 Haziran itibarıyla toplam vaka sayısı 13 olarak kaldı ve bunlardan 3&#8217;ü ölümle sonuçlandı.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ghebreyesus, 2 Mayıs&#8217;tan bu yana yeni ölüm bildirilmediğini belirtti.</p>
<p>DSÖ, Arjantin&#8217;den yola çıkan ve 10 Mayıs&#8217;ta Kanarya Adaları&#8217;nın Tenerife kentinde yolcuları tahliye edilen Hollanda bandıralı &#8220;MV Hondius&#8221; yolcu gemisinde belirlenen ve hızla dünya gündemine oturan hantavirüs vakalarında artış yaşanabileceğini ancak bir salgın riski görülmediğini bildirmişti.</p>
<h3><strong>Hantavirüs</strong></h3>
<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.</p>
<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p>
<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/dso-hantaviruste-yeni-olum-bildirilmedi/">DSÖ: Hantavirüste Yeni Ölüm Bildirilmedi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/dso-hantaviruste-yeni-olum-bildirilmedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çayı İçme Şekliniz Faydalarını Değiştirebilir</title>
		<link>https://saglikagi.com/cayi-icme-sekliniz-faydalarini-degistirebilir/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/cayi-icme-sekliniz-faydalarini-degistirebilir/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:03:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Bilim insanları çaydaki pestisit kalıntıları, ağır metaller ve mikroplastiklerin risk teşkil ettiğini söylüyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/cayi-icme-sekliniz-faydalarini-degistirebilir/">Çayı İçme Şekliniz Faydalarını Değiştirebilir</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Çeşitli araştırmalar üzerine yapılan kapsamlı bir incelemeye göre çayın uzun yaşam ve sağlık açısından potansiyel faydaları, nasıl tüketildiğine bağlı.</p>
<p>Çay içmenin, antiinflamatuar özellikleri sayesinde diyabet, obezite, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerinin önlenmesine yardımcı olduğu gösterilmişti.</p>
<p>Genellikle Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından hazırlanan çayın, beyin üzerinde potansiyel koruyucu etkiler gösterdiği ve yaşlılarda kas kaybını azaltma özelliği bulunduğu, önceki araştırmalarda tespit edilmişti.</p>
<p>Özellikle yeşil çay, kalbi koruyucu etkileri, tansiyonu düşürmesi ve kolesterol seviyelerini iyileştirmesiyle öne çıkıyor.</p>
<p>Ancak araştırmacılar, kapsamlı çalışmalara rağmen Çin oolong çayı, beyaz çay, fermente çay veya sarı çayın yeşil çaydan daha etkili olup olmadığını değerlendirmek için yeterli veri bulunmadığını söylüyor.</p>
<p>Artık bilim insanları, özellikle yapay tatlandırıcılar ve koruyucular gibi zararlı katkı maddeleri içerebilen şişelenmiş çay ve inci çaylarında (bubble tea), çayı içme şeklinin potansiyel sağlık riskleri açısından önemli olduğunu iddia ediyor.</p>
<p>Hakemli dergi Beverage Plant Research&#8217;te yayımlanan yeni bir çalışma, çaydaki pestisit kalıntıları, ağır metaller ve mikroplastiklerin de sağlık riskleri yaratabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p>Araştırmacılar, kirletici maddelerin normal tüketimde önemli bir sağlık riski oluşturmasa da uzun vadede çok çay içenler için endişe kaynağı olduğunu belirtiyor. Çayın sağlık yararları net olsa da şişelenmiş çay ve inci çayı gibi işlenmiş biçimlerinin tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğine dair uyarıyorlar.</p>
<p>Bilim insanları yeni çalışmada şöyle yazıyor:</p>
<blockquote><p><i>Şişelenmiş çay veya inci çayı gibi içeceklerde şeker, yapay tatlandırıcılar veya rafine nişastanın yanı sıra aroma verici maddeler ve koruyucuların bulunması, çayın sağlığa yararlı etkilerini azaltarak veya gölgeleyerek sağlık sorunlarına yol açabilir.</i></p></blockquote>
<p>Yeşil çay özleri kilo verme çabalarında popüler bir besin takviyesi haline gelmesine rağmen çalışmada, bu tür özüt bazlı takviyelerin karaciğer toksisitesine yol açtığını gösteren çok sayıda vaka raporuna dikkat çekiliyor.</p>
<p>Araştırmacılar bu toksisitenin yeşil çaydaki epigallokateşin (EGCG) adlı kimyasaldan kaynaklandığını belirtiyor.</p>
<p>Bilim insanları, &#8220;Bu aşırı doz toksisitesi laboratuvar deneyleriyle de örtüşüyor; örneğin mide içine infüzyon yoluyla günlük 500-750 mg EGCG/kg (vücut ağırlığı) verilmesi, doza bağlı karaciğer toksisitesine neden oldu.&#8221; diye yazıyor.</p>
<blockquote><p><i>Bununla birlikte çay ve özellikle yeşil çay içme nedeniyle mide-bağırsak tahrişi yaşandığı bilinse de çayın içecek olarak tüketiminden kaynaklanan toksisite insanlarda bildirilmedi.</i></p></blockquote>
<p>Araştırma incelemesinde ayrıca kaynar suda demlenen plastik bir çay poşetinin 109&#8217;dan fazla mikroplastik parçacık salabileceği ve bunun potansiyel sağlık riskleri yaratabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Genel olarak bu son araştırma incelemesi, geleneksel, taze demlenmiş çayın ölçülü tüketiminin, özellikle kalp hastalıkları, diyabet ve kanseri önlemede faydalı olabileceği sonucuna varıyor.</p>
<p>Bilim insanları, &#8220;Ek araştırmalar, çayın sağlık yararlarını daha da aydınlatıp çay tüketimiyle ilgili bazı sağlık endişelerini değerlendirebilir.&#8221; diye yazıyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/cayi-icme-sekliniz-faydalarini-degistirebilir/">Çayı İçme Şekliniz Faydalarını Değiştirebilir</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/cayi-icme-sekliniz-faydalarini-degistirebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Memişoğlu&#8217;ndan Netanyahu&#8217;ya Tepki</title>
		<link>https://saglikagi.com/bakan-memisoglundan-netanyahuya-tepki/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/bakan-memisoglundan-netanyahuya-tepki/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:03:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Gazze’de hastaneleri bombalayan bir zihniyetin; ömrünü insanlığın selametine vakfeden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sözleri, suçluluk psikolojisinin aciz bir tezahürüdür." dedi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/bakan-memisoglundan-netanyahuya-tepki/">Bakan Memişoğlu&#8217;ndan Netanyahu&#8217;ya Tepki</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<div class="mt-3 pl-0 md:pl-10 leading-8 text-gray-600 text-lg content-body">
<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu&#8217;nun açıklamalarına tepki göstererek, şunları kaydetti:</p>
<blockquote><p><strong>“Gazze&#8217;de hastaneleri bombalayan ve masum kanıyla beslenen bir zihniyetin, ömrünü insanlığın selametine vakfeden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik sözleri, suçluluk psikolojisinin aciz bir tezahürüdür.</strong></p>
<p><strong>Netanyahu, tarihin utanç sayfalarında bir &#8216;yıkım figürü&#8217; olarak anılmaya mahkumdur. Buna karşın Sayın Cumhurbaşkanımız, sadece Türkiye&#8217;nin değil, tüm mazlumların sığındığı yıkılmaz bir vicdan kalesidir. Siz ölümü kutsarken, biz liderimizin &#8216;Daha adil bir dünya&#8217; vizyonuyla barışın ve hakikatin tarafında durmaya devam edeceğiz.”</strong></p></blockquote>
</div>
<div class="pl-o md:pl-10 mt-5">
<div class="flex flex-wrap"></div>
</div>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/bakan-memisoglundan-netanyahuya-tepki/">Bakan Memişoğlu&#8217;ndan Netanyahu&#8217;ya Tepki</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/bakan-memisoglundan-netanyahuya-tepki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kansere Karşı Dünyada Bir İlk: Yeni mRNA Aşısı Geliştirildi!</title>
		<link>https://saglikagi.com/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 08:56:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Oxford Üniversitesi ve Moderna iş birliğiyle geliştirilen yeni nesil aşı, genetik risk taşıyan kişilerde bağırsak ve yumurtalık kanserini daha başlamadan durdurmayı hedefliyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk/">Kansere Karşı Dünyada Bir İlk: Yeni mRNA Aşısı Geliştirildi!</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İngiliz bilim insanları, kanser tedavisinde çığır açacak devrim niteliğinde bir aşı geliştirdi. Oxford Üniversitesi ile ilaç firması Moderna ortaklığında yürütülen çalışmada, özellikle genetik olarak yüksek kanser riski taşıyan bireylerde bağırsak ve yumurtalık kanserinin önlenmesi amaçlanıyor.</p>
<p>COVID-19 aşılarında başarısını kanıtlayan mRNA teknolojisinin ilk kez kanseri önleme amacıyla kullanılacağı bu tarihi deneme için ilk hasta uygulamalarının bu yaz başlaması planlanıyor.</p>
<h3>Hedefte gizli tehlike &#8220;Lynch Sendromu&#8221; var</h3>
<p>Geliştirilen aşı, öncelikli olarak &#8220;Lynch sendromu&#8221; adı verilen kalıtsal bir rahatsızlığa sahip kişileri korumayı hedefliyor. İngiltere’de her 300 kişiden birinde görülen bu genetik durum, DNA’yı onarmakla görevli genlerin hasarlı olmasından kaynaklanıyor.</p>
<p>Bu sendroma sahip bireylerin hayat boyu bağırsak kanserine yakalanma riski yaklaşık yüzde 80 artarken; yumurtalık, rahim, mide ve pankreas gibi diğer kanser türlerine yakalanma ihtimalleri de çok yüksek seyrediyor. Üstelik bu geni taşıyan tahmini 175 bin kişiden yalnızca yüzde 5&#8217;i durumun farkında. Aşı, bu kişilerin vücudunda kanser hücreleri henüz oluşmadan, &#8220;kanser öncesi&#8221; evredeki anormallikleri tespit etmek üzere tasarlandı.</p>
<h3>Bağışıklık sistemine &#8220;kanserle mücadele kılavuzu&#8221;</h3>
<p>mRNA teknolojisiyle üretilen aşı, geleneksel aşılardan farklı bir yöntemle çalışıyor. Vücuda doğrudan zayıflatılmış virüs vermek yerine, hücrelere bağışıklık yanıtı oluşturması için genetik talimatlar iletiyor. Uzmanlar, aşının adeta bir &#8220;kullanım kılavuzu&#8221; gibi hareket ederek bağışıklık sistemini eğittiğini belirtiyor.</p>
<p>Bu sayede savunma mekanizması, Lynch sendromunun tetiklediği hücre mutasyonlarını henüz kansere dönüşmeden fark edip yok edecek. Aşının zaman içinde gücünü koruması için belirli aralıklarla hatırlatma dozlarının yapılması gerekebilecek.</p>
<h3>Gelecekte tüm kanser türleri için umut olabilir</h3>
<p>Bu yaz başlatılacak olan ilk aşamada, hastalar üzerinde en doğru dozaj belirlenecek ve aşının güvenliği test edilecek. Çalışmanın çok merkezli ikinci aşamasının ise 2027 yılında genişletilmesi öngörülüyor. Bilim insanları, aşının sadece Lynch sendromlu hastaları korumakla kalmayacağını, aynı zamanda daha önce kanser atlatmış kişilerin ikinci bir kansere yakalanmasını da önleyebileceğini vurguluyor.</p>
<p>Araştırma ekibi, bu denemeden elde edilecek başarı ve bağışıklık verilerinin, gelecekte genetik bağlamı olmayan diğer yaygın kanser türlerine karşı da aşı geliştirilmesinin önünü açacağını ifade ediyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk/">Kansere Karşı Dünyada Bir İlk: Yeni mRNA Aşısı Geliştirildi!</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/kansere-karsi-dunyada-bir-ilk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazze Sağlık Bakanlığı: İsrail, 17 binden fazla hastanın tedavi için yurt dışına çıkışını engelliyor</title>
		<link>https://saglikagi.com/gazze-saglik-bakanligi-israil-cikisi-engelliyor/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/gazze-saglik-bakanligi-israil-cikisi-engelliyor/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 08:56:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, tedavi için yurt dışına sevk kararı bulunan 17 binden fazla Filistinli hastanın İsrail'in engellemeleri nedeniyle Gazze Şeridi'nden çıkış yapamadığını ve gecikmelerin hasta ölümlerini artırdığını bildirdi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/gazze-saglik-bakanligi-israil-cikisi-engelliyor/">Gazze Sağlık Bakanlığı: İsrail, 17 binden fazla hastanın tedavi için yurt dışına çıkışını engelliyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Müsteşar Vekili Mahir Şamiye, Gazze kentindeki Şifa Tıp Kompleksi&#8217;nde düzenlediği basın toplantısında, 20 Mayıs itibarıyla yurt dışında tedavi edilmesi gereken hastalara ilişkin 17 bin 757 sevk dosyasının bulunduğunu açıkladı.</p>
<p>Şamiye, Refah ve Kerem Ebu Salim sınır kapılarından şimdiye kadar yalnızca 3 bin 226 kişinin çıkış yapabildiğini, bunlardan sadece bin 204&#8217;ünün hasta, geri kalanların ise refakatçi olduğunu belirtti.</p>
<h3><strong>&#8220;Ciddi bir insani boşluk oluştu&#8221;</strong></h3>
<p>Tedavi bekleyen hasta sayısı ile Gazze&#8217;den ayrılabilenlerin sayısı arasındaki büyük farkın &#8220;ciddi bir insani boşluk&#8221; oluşturduğunu belirten Şamiye, bu durumun hastaların acılarını artırdığını ve günlük ölüm vakalarının yükselmesine neden olduğunu söyledi.</p>
<p>Şamiye, seyahat listelerine alınan hastaların tamamen tıbbi kriterlere göre belirlendiğini vurgulayarak, uzman doktorlardan oluşan danışma kurulunun vakaları risk derecesi ve tedavi ihtiyacına göre değerlendirdiğini kaydetti.</p>
<p>Hasta Hizmetleri Biriminin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile koordinasyon içinde hasta listelerinin hazırlanması ve takibini yürüttüğünü aktaran Şamiye, tüm isimlerin ve işlemlerin çok aşamalı denetim ve inceleme süreçlerinden geçirildiğini ifade etti.</p>
<h3><strong>&#8220;İsrail tüm krizlerin asıl sorumlusudur&#8221;</strong></h3>
<p>Yaşanan krizin asıl sorumlusunun İsrail olduğunu vurgulayan Şamiye, uzun süren güvenlik incelemeleri ve sınır kapılarındaki geçiş günlerinin azaltılmasının, yurt dışına çıkabilen hasta sayısında ciddi düşüşe yol açtığını söyledi.</p>
<p>Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır&#8217;a geçişlerin en iyi ihtimalle haftada üç günle sınırlı olduğunu belirten Şamiye, İsrail ile Gazze arasındaki Kerem Ebu Salim Kapısı üzerinden Mısır&#8217;a yönelik tıbbi tahliyeler için ise haftada yalnızca bir gün ayrıldığını kaydetti.</p>
<p>Şamiye, söz konusu uygulamaların Gazze&#8217;deki hastaların uzman sağlık hizmetlerine erişimini engellemeyi amaçlayan sistematik bir politika niteliği taşıdığını vurguladı.</p>
<h3><strong>Uluslararası topluma çağrı</strong></h3>
<p>Gazze Sağlık Bakanlığı yetkilisi, 7 Ekim 2023 öncesinde uygulanan mekanizmalar doğrultusunda yurt dışı tedavi sisteminin yeniden işler hale getirilmesi ve Filistin büyükelçiliklerinin Gazze dışına çıkan hastaların durumlarını takip etmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Gazze&#8217;deki hastane ve sağlık tesislerinin yeniden inşa edilmesi ve donatılmasının da yurt dışına sevk edilen hasta sayısını azaltacağını belirten Şamiye, uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütlerine İsrail üzerinde baskı kurarak sınır kapılarının açılmasını sağlamaları çağrısında bulundu.</p>
<p>Her geçen günün daha fazla can kaybına yol açtığını vurgulayan Şamiye, tedavi bekleyen binlerce hastanın hayatının risk altında olduğunu vurguladı.</p>
<h3><strong>Gazze&#8217;deki sağlık sistemi çöküşün eşiğinde</strong></h3>
<p>Gazze&#8217;deki sağlık sektörü, İsrail saldırılarının yol açtığı yıkım nedeniyle ağır bir krizle karşı karşıya bulunuyor.</p>
<p>Hastaneler ve sağlık altyapısında meydana gelen büyük hasarın yanı sıra ilaç, yakıt ve tıbbi malzeme eksikliği sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.</p>
<p>Yaklaşık 20 ay süren kapanmanın ardından Refah Sınır Kapısı, ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşmasının ilk aşaması kapsamında 2 Şubat 2026&#8217;da kısmen yeniden açılmıştı.</p>
<p>Ancak kapı, şubat ayının sonlarında İsrail ile İran arasında yaşanan gerilim nedeniyle yeniden kapatılmış, mart ve nisan aylarında ise sınırlı ölçüde faaliyet göstermeye başlamıştı.</p>
<p>21 Mayıs 2026&#8217;dan bu yana yalnızca yaya geçişlerine izin verilen Refah Sınır Kapısı&#8217;ndan her gün sınırlı sayıda hasta, yaralı ve insani durumdaki kişinin geçişine müsaade edilirken, Gazze&#8217;de binlerce kişi halen seyahat izni bekliyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/gazze-saglik-bakanligi-israil-cikisi-engelliyor/">Gazze Sağlık Bakanlığı: İsrail, 17 binden fazla hastanın tedavi için yurt dışına çıkışını engelliyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/gazze-saglik-bakanligi-israil-cikisi-engelliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya’da SGK&#8217;ya Rüşvet Operasyonu: İl Müdürü Tutuklandı!</title>
		<link>https://saglikagi.com/antalyada-sgkya-rusvet-operasyonu/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/antalyada-sgkya-rusvet-operasyonu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 08:56:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119765</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınan Antalya SGK İl Müdürü Mehmet Tanrıöver ile 2 şüpheli tutuklandı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/antalyada-sgkya-rusvet-operasyonu/">Antalya’da SGK&#8217;ya Rüşvet Operasyonu: İl Müdürü Tutuklandı!</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Antalya SGK İl Müdürlüğü&#8217;nde rüşvet soruşturmasında, dosyaya giren ifade, para transferleri, HTS kayıtları ve mali inceleme raporlarında milyonlarca liralık rüşvet iddiaları yer aldı. Soruşturmanın çıkış noktası eski Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe’nin şikayeti oldu. Boztepe, ifadesinde Antalyaspor’un SGK borçlarının yapılandırılması ve kulübe ‘borcu yoktur’ yazısı verilmesi karşılığında SGK İl Müdürü Mehmet Tanrıöver’in kendisinden 1 milyon TL talep ettiğini öne sürdü.</p>
<p>Dosyadaki bilgilere göre, paranın 800 bin TL’lik kısmının Konyaaltı’ndaki bir işletmede elden teslim edildiği, kalan 200 bin TL’nin ise şüpheli Murat Akkaş’ın hesabına gönderildiği iddia edildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) incelemelerinde söz konusu paranın daha sonra başka hesaplara aktarıldığının tespiti yapıldı.</p>
<h3> 2 milyon TL&#8217;lik bağış iddiası</h3>
<p>Dosyada müşteki olarak yer alan Hatice Pelin C. A. da SGK’daki bir işlemin çözümü karşılığında kendisinden 2 milyon TL istendiğini ileri sürdü. İfadeye göre bu para, Konyaaltı&#8217;ndaki bir kafede, aracı olarak kullanılan ve hakkında yakalama kararı bulunan Evliya B.’ye teslim edildi. Soruşturma kapsamında bazı şirketler arasındaki para ve çek hareketleri de incelemeye alındı. Hazır beton sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın düzenlediği çek üzerinden gerçekleştirilen para transferlerinin, rüşvet iddialarıyla bağlantılı olup olmadığının araştırıldığı öğrenildi.</p>
<p>Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği belirtilen şüpheli Murat Akkaş’ın ifadeleri de soruşturma dosyasına girdi. Murat Akkaş, Mehmet Tanrıöver ile birlikte bir otele gittiklerini, Tanrıöver’in otel sahibi Uysal T.’nin yanından içi para dolu bir poşetle çıktığını ve birkaç gün sonra kendisine, “Tekne alacağız, bu parayı çalıştıralım, hesabına yatıralım” diyerek 1 milyon TL getirdiğini öne sürdü. Uysal T. ise 1 milyon TL’lik iddiayı reddederken, &#8216;otelde sorun yaşamamak için yardım bahanesiyle&#8217; Murat Akkaş aracılığıyla 60 bin TL gönderdiğini kabul etti. Akkaş ayrıca, Tanrıöver’in talimatıyla otelden 500 bin TL talep ettiğini ancak otel sahibinin, “Ben SGK’ya bilgisayar aldım, yeterince para verdim, daha vermem” diyerek ödeme yapmayı reddettiğini beyan etti. Akkaş, sezon ortasında Tanrıöver’in aracının bagajından çıkardığı 240 bin TL’yi de “Hesabında dursun, nereye göndereceğini söyleyeceğim” diyerek kendisine verdiğini ifade etti. 5 milyon liranın üzerinde paranın rüşvete konu olduğu iddia edildi.</p>
<h3>3 şüpheli cezaevine gönderildi</h3>
<p>Soruşturma kapsamında 19 Mayıs’ta düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Antalya SGK İl Müdürü Mehmet Tanrıöver, Murat Akkaş ve Ramazan Bulut, sevk edildikleri Antalya 2’nci Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. Şüpheliler cezaevine gönderilirken, dosyada Mehmet Tanrıöver’in akrabası olduğu iddia edilen avukat Mehmet Rıdvan T. hakkında ‘rüşvete aracılık etme’ suçundan adli kontrol kararı verildi.</p>
<p>Hakkında yakalama kararı bulunduğu belirtilen Evliya B.’nin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürerken, soruşturmanın ele geçirilen dijital materyaller ve müfettiş raporları doğrultusunda genişletilerek devam ettiği öğrenildi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/antalyada-sgkya-rusvet-operasyonu/">Antalya’da SGK&#8217;ya Rüşvet Operasyonu: İl Müdürü Tutuklandı!</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/antalyada-sgkya-rusvet-operasyonu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastane Odaları Sanat Atölyesine Dönüştü</title>
		<link>https://saglikagi.com/hastane-odalari-sanat-atolyesine-donustu/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/hastane-odalari-sanat-atolyesine-donustu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 08:54:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İzmir'deki Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören onkoloji hastası çocuklar, hastane sınıfında yaptıkları resimleri sergiledi. Tedavi süreçlerinin zorluğunu renklerle aşan çocukların sergisi, büyük beğeni topladı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/hastane-odalari-sanat-atolyesine-donustu/">Hastane Odaları Sanat Atölyesine Dönüştü</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kanser tedavisi gören Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu&#8217;na bağlı Dr. Behçet Uz Hastane sınıfı öğrencileri, zorlu tedavi süreçlerinde resim yaparak moral buldu.</p>
<p>Kemoterapi seansları arasında, kimi zaman hastane odalarında kimi zaman hastane sınıfında yapılan resimler sergiye dönüştü. Çocukların hayal dünyasını yansıtan eserler büyük ilgi görürken, duygusal anlar da yaşandı. Sergi için açılış yapıldı, çocuklara katılım sertifikaları ile birlikte hediyeler verildi.</p>
<h3>&#8220;Çocukların hayal dünyası genişliyor&#8221;</h3>
<p>SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Dilek Orbatu, &#8220;Her sene hastane sınıfımızın yaptığı eserleri izlemek, hocalarımızın ve kardeşlerimizin sevgi dolu yüreklerinden çıkan resimleri görmek hepimizi çok duygulandırıyor. Bu anları iple çekiyoruz. Sanata değer vermek ve sevdirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Tedavi sırasında bu etkinliklere zaman ayırmak çok yararlı oluyor; çocukların hayal dünyası genişliyor. Onların geleceğe dair düşüncelerini görünce bizler de umutlanıyoruz. Bu süreçte birlikte yürümüş oluyoruz. Belki de ileride bu çocuklarımız sanat dallarından birini seçecek. Onların talepleri doğrultusunda sanatın farklı alanlarında da destek vermeye, yeni şeyler eklemeye hazırız.&#8221; diye konuştu.</p>
<h3><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-119761" src="https://saglikagi.com/wp-content/uploads/2026/06/Hastane-Odalari-Sanat-Atolyesine-Donustu-2.jpg" alt="Hastane Odaları Sanat Atölyesine Dönüştü" width="900" height="500" title="Hastane Odaları Sanat Atölyesine Dönüştü" srcset="https://saglikagi.com/wp-content/uploads/2026/06/Hastane-Odalari-Sanat-Atolyesine-Donustu-2.jpg 900w, https://saglikagi.com/wp-content/uploads/2026/06/Hastane-Odalari-Sanat-Atolyesine-Donustu-2-540x300.jpg 540w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></h3>
<h3>&#8220;Atık malzemelerle işler ürettik&#8221;</h3>
<p>Çiğli Fen Lisesi&#8217;nden emekli olduktan sonra 3 yıldır hastanede gönüllü olarak görev yapan resim öğretmeni Serpil Subaşı ise &#8220;27 yıllık meslek hayatımdan sonra emekli oldum ve 3 yıldır burada gönüllü çalışıyorum. Bu yıl kağıt karton işleri, tuval üzerine resimler, seramik çalışmaları ve atıklardan rekreasyonlar yaptık. Burada malzeme bulmakta biraz sıkıntı yaşıyoruz. Gelen yardımlarla, akrilik boyalarla ve tuvalet kağıdı ruloları gibi atık malzemelerle işler ürettik. Çocukların hepsi zorlu bir tedavi sürecinde. Çocuklar aynı zamanda kemoterapi alıyorlar. Odalarına gittiğimde ilk başta yapmak istemeyenler oluyor ancak renkleri görünce &#8216;Tamam, yapacağım&#8217; diyerek motive oluyorlar. Çalışmaları çok uzun tutamıyoruz. 15-20 dakika çalışabiliyoruz, yorulup dinlenmek istiyorlar. Arada ben de yardımcı olup resimleri onlarla tamamlıyorum. Bu yüzden bazen bir eserin bitmesi 4 ayı bulabiliyor.&#8221; dedi.</p>
<h3>&#8220;Annelere de büyük moral oluyor&#8221;</h3>
<p>Çalışmaların sadece çocuklara değil, annelere de can suyu olduğunu vurgulayan Subaşı, &#8220;Bu çalışmalar annelere de gerçekten büyük moral oluyor. Annelere yönelik de yaptığımız resimler var. Özellikle yeni teşhis konulan çocukların anneleri için süreç çok zor geçiyor. Resim yaparken onlarla hem konuşuyorum hem de odaya müzik açıyorum. Müzikle beraber resim yaparak onlara moral ve motivasyon sağlamaya çalışıyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<h3><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-119760" src="https://saglikagi.com/wp-content/uploads/2026/06/Hastane-Odalari-Sanat-Atolyesine-Donustu-1.jpg" alt="Hastane Odaları Sanat Atölyesine Dönüştü" width="900" height="548" title="Hastane Odaları Sanat Atölyesine Dönüştü" srcset="https://saglikagi.com/wp-content/uploads/2026/06/Hastane-Odalari-Sanat-Atolyesine-Donustu-1.jpg 900w, https://saglikagi.com/wp-content/uploads/2026/06/Hastane-Odalari-Sanat-Atolyesine-Donustu-1-540x329.jpg 540w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></h3>
<h3>&#8220;Hastanede zaman hiç geçmiyor&#8221;</h3>
<p>Denizli&#8217;den sevk edilerek hastaneye gelen Yahya Kemal Can&#8217;ın (7) annesi Elif Can, zorlu tedavi sürecine dikkati çekip, &#8220;Geçtiğimiz mart ayında, Ramazan Bayramı&#8217;na sadece bir gün kala oğluma lösemi teşhisi konuldu. Karın ağrısı ve ateş şikayetiyle gelmiştik. Tanı konulduğunda her anne gibi dünyam yıkılmış gibi hissettim. Lösemi ilerlemiş; lenf bezlerine, akciğere, karaciğere ve dalağa bulaşmıştı. Karnında aşırı şişkinlik vardı. 5 gün yoğun bakımda kaldık. Çok zorlu süreçlerden geçtik ama çok şükür, 3 ayda bayağı bir toparlandı. Burada bir bebekle ilgilenir gibi ilgilendiler. Doktorların ve personelin hakkını ödeyemem. Yahya normalde de resim yapmayı severdi. Burada Türkçe ve Matematik dersleri de görüyor. Hastanede o süre, zaman hiç geçmiyor. Öğretmenlerimiz ve ben bu süreci hızlandırmaya çalışıyoruz. Yahya bu hasta haliyle bile bu resmi yaptı.&#8221; dedi.</p>
<h3>&#8220;Resim yapmak çok güzel&#8221;</h3>
<p>Öğrencilerden Yahya Kemal Can, &#8220;Resim yapmak çok güzel. Aslında en sevdiğim ders Matematik. Burada bir kuş çizdim. Öğretmenim bana gösterdi, ikimiz birlikte yaptık&#8221; diye konuştu. İlk teşhisi 2023 yılının mart ayında konulan ve iki yıllık tedavinin ardından hastalığı nükseden, İbrahim Ege Teke (8) ise &#8220;Resim yapmayı seviyorum. Sergim için Örümcek Adam ve kuş resmi yaptım.&#8221; dedi.</p>
<h3>&#8220;Öğretmenlerimiz onlara bir güç, bir destek veriyorlar&#8221;</h3>
<p>İbrahim Ege Teke’nin annesi Gülşah Teke de şunları kaydetti:</p>
<blockquote><p>&#8220;İki sene süren tedaviden sonra tam bitti derken bu eylülde tekrar lösemi teşhisi aldı. Tam okulların açılmasına bir hafta kalmıştı ve bütün hazırlıklarımızı bitirmiştik. İbrahim çok üzüldü. Ama neyse ki hastanedeki öğretmenlerimiz, resim öğretmenimiz o üzüntüsünü biraz olsun bastırdı. Tedavi sürecinde çocukların ağrıları, acıları çok fazla oluyor. O arada ders yapılmasa bile öğretmenlerimiz onlara bir güç, bir destek veriyorlar. Bizim bazen çocuklarımızı o halde görünce gücümüz kalmıyor; işte o anlarda öğretmenlerimiz ve hemşirelerimiz hem çocuklarımıza hem de bize destek oluyor. İbrahim&#8217;in aslında resme hiç yeteneği yoktu, sevmiyordu da. Tamir işlerini severdi ama resim öğretmenimiz ona resmi sevdirdi.&#8221;</p></blockquote>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/hastane-odalari-sanat-atolyesine-donustu/">Hastane Odaları Sanat Atölyesine Dönüştü</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/hastane-odalari-sanat-atolyesine-donustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Bartın Devlet Hastanesi&#8217;nde Otopark Düzenlemesi Personeli Karşı Karşıya Getirdi</title>
		<link>https://saglikagi.com/yeni-bartin-devlet-hastanesinde-otopark-duzenlemesi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/yeni-bartin-devlet-hastanesinde-otopark-duzenlemesi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119748</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Bartın Devlet Hastanesi’nde açılışın ardından poliklinik otoparkının yalnızca hekimlere tahsis edildiği iddiası, sağlık çalışanları arasında tepkiye neden oldu. Diğer personelin otoparka girişinin engellendiği öne sürülürken, uygulamanın iş barışını zedelediği yönünde eleştiriler yapıldı. Hastane yönetimi ve İl Sağlık Müdürlüğü'nden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/yeni-bartin-devlet-hastanesinde-otopark-duzenlemesi/">Yeni Bartın Devlet Hastanesi&#8217;nde Otopark Düzenlemesi Personeli Karşı Karşıya Getirdi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Bartın’da dün hizmete giren Yeni Bartın Devlet Hastanesi’nde, açılışın hemen ertesi günü uygulamaya konulan otopark düzenlemesi hastane personelini karşı karşıya getirdi. Poliklinik otoparkının sadece hekimlere tahsis edilmesi ve diğer sağlık çalışanlarının girişine kapatılması, kurum içinde &#8220;ayrımcılık&#8221; ve &#8220;iş barışının bozulması&#8221; tartışmalarını beraberinde getirdi.</p>
<h3>Açılışın Ertesi Günü &#8220;Barikat&#8221; Engeli</h3>
<p>Edinilen bilgilere göre, 8 Haziran 2026 Pazartesi günü resmi olarak hasta kabulüne başlayan Yeni Bartın Devlet Hastanesi’nde, açılış günü tüm personelin ortak kullanımına açık olan poliklinik otoparkının statüsü 24 saat içinde değiştirildi.</p>
<p>9 Haziran 2026 Salı sabahı mesaiye gelen idari personel, hemşireler, laborantlar ve teknik ekipler, otopark girişine güvenlik bariyeri kurulduğunu ve içeriye yalnızca hekim araçlarının alındığını iddia etti. Hastane yönetiminin ani bir kararla alanı sadece hekimlere tahsis ettiği ileri sürülürken, bu durum kampüs içerisinde ciddi bir park krizine yol açtı.</p>
<h3>&#8220;İş Barışını Baltalayan Bir Ayrımcılık&#8221;</h3>
<p>Hastanede görev yapan idari ve sağlık personeli, yeni binaya taşınmanın getirdiği adaptasyon sürecinde böyle bir kararla karşılaşmanın motivasyon kırıcı olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Sağlık personelinin mağduriyetine yol açtığı öne sürülen bu tahsis kararının, artan tepkiler üzerine yönetim tarafından yeniden gözden geçirilip geçirilmeyeceği ise henüz bilinmiyor. Konuya ilişkin hastane yönetiminden ya da İl Sağlık Müdürlüğü’nden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/yeni-bartin-devlet-hastanesinde-otopark-duzenlemesi/">Yeni Bartın Devlet Hastanesi&#8217;nde Otopark Düzenlemesi Personeli Karşı Karşıya Getirdi</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/yeni-bartin-devlet-hastanesinde-otopark-duzenlemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi Usulsüzlük Soruşturmasında 44 Gözaltı</title>
		<link>https://saglikagi.com/ege-universitesi-usulsuzluk-sorusturmasi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/ege-universitesi-usulsuzluk-sorusturmasi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 08:46:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile satın alma birimlerinde kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle İzmir merkezli 6 ilde 44 şüpheli gözaltına alındı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/ege-universitesi-usulsuzluk-sorusturmasi/">Ege Üniversitesi Usulsüzlük Soruşturmasında 44 Gözaltı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Ege Üniversitesi&#8217;nin Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerinin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları iddialarına ilişkin soruşturma başlatıldı.</p>
<p>Bu kapsamda belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle 45 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.</p>
<p>Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, aralarında kamu görevlileri ile firma temsilcilerinin de bulunduğu 44 şüpheli gözaltına alındı. Bir şüpheliyi yakalama çalışması ise sürüyor.</p>
<p>Operasyonda 2 ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, çok sayıda dijital materyale incelenmek üzere el konuldu.</p>
<p>Öte yandan, yapılan inceleme ve değerlendirmelerde Sayıştay raporlarına göre gerçekleştirilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararının oluştuğunun değerlendirildiği belirtildi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/ege-universitesi-usulsuzluk-sorusturmasi/">Ege Üniversitesi Usulsüzlük Soruşturmasında 44 Gözaltı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/ege-universitesi-usulsuzluk-sorusturmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Safra Kesesinden 3 Binden Fazla Taş Çıkarıldı</title>
		<link>https://saglikagi.com/safra-kesesinden-3-binden-fazla-tas-cikarildi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/safra-kesesinden-3-binden-fazla-tas-cikarildi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 08:02:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Yalova'da uzun süredir ağrılarından şikayetçi olan 76 yaşındaki Nimet Gürkan'ın safra kesesinden 3 binin üzerinde taş çıkarıldı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/safra-kesesinden-3-binden-fazla-tas-cikarildi/">Safra Kesesinden 3 Binden Fazla Taş Çıkarıldı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde yaşayan ve yaklaşık bir yıldır mide, göğüs ve sırt ağrıları bulunan Nimet Gürkan, Kurban Bayramı&#8217;nda ağrılarının artması üzerine Çınarcık Devlet Hastanesine gitti.</p>
<p>İleri tetkik için Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen Gürkan, gerekli tahlillerin ardından Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Ali Yücesoy tarafından hemen ameliyata alındı.</p>
<p>Başarılı geçen operasyonda Yücesoy ve ekibi, Gürkan&#8217;ın safra kesesiyle içinde zamanla biriken ve yapay zeka yardımıyla sayılabilen 3 binin üzerinde taşı çıkardı.</p>
<p>Sağlığına kavuşan 11 torun sahibi Gürkan, tedavisinin ardından taburcu edildi.</p>
<h3>&#8220;Binlerce taş görmek bizi de şaşırttı&#8221;</h3>
<p>Dr. Mehmet Ali Yücesoy, AA muhabirine, Gürkan&#8217;ın safra yolunda taş düşürme şikayetiyle acil servise geldiğini, ardından kendisine muayene olduğunu anlattı.</p>
<p>Yapılan tetkikler sonrasında hemen ameliyat kararı aldıklarını belirten Yücesoy, &#8220;İlk ultrasonumuz taşın 3 santimetre olduğu yönündeydi. Bu kadar çok taş beklemiyorduk ama safra kesesini açtıktan sonra binlerce taş görmek bizi de şaşırttı. Hastamızı şifayla taburcu ediyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Gürkan&#8217;ın safra kesesinden kolesterol ve pigment taşları çıktığını dile getiren Yücesoy, bu tarz ağrıları olanlara genel cerrahi veya dahiliye uzmanına görünmelerini tavsiye etti.</p>
<h3>&#8220;Bu kadar taşı nasıl kaldırmışım?&#8221;</h3>
<p>Yaklaşık bir yıldır ağrılarının olduğunu ancak bir anlam veremediğini ifade eden Nimet Gürkan, ameliyatın ardından çok mutlu olduğunu söyledi.</p>
<p>Safra kesesinden 3 binin üzerinde taş çıktığını duyduğunda çok şaşırdığını anlatan Gürkan, şöyle konuştu:</p>
<blockquote><p>&#8220;Bu kadar taşı nasıl kaldırmışım? Göğsümde bir ağırlık oluyordu. Allah razı olsun çok şükür şimdi iyiyim. Eve gitmek istiyorum. Çok iyiyim, hafifledim. Cumhurbaşkanı&#8217;mızdan, doktorlarımızdan Allah razı olsun. Her imkanı tanıyorlar. Çok iyi bir hastane.&#8221;</p></blockquote>
<h3></h3>
<h3>&#8220;Biz 3 bini duyunca şok olduk&#8221;</h3>
<p>Gürkan&#8217;ın torunu Ertuğrul Gürkan da babaannesinin safra kesesinden olağan dışı bir taş kitlesinin çıktığını dile getirdi.</p>
<p>Bu durum karşısında çok şaşırdıklarını belirten Gürkan, şunları kaydetti:</p>
<blockquote><p>&#8220;3 binin üzerinde taştan bahsediliyor. Bu da bize bir anı olarak kalsın. Babaannemizin sağlık durumu iyi. Umarım tekrarlamaz çünkü bahçesi onu bekliyor. Bahçesini çok seviyor. Allah devletimizden razı olsun. Hastanedeki bakım, konfor, ameliyat, gerçekten çok iyi. Biz 3 bini duyunca şok olduk çünkü inanılmaz bir rakam. Nasıl dayandı, nasıl fark edemedik, biz de halen şok içerisindeyiz.&#8221;</p></blockquote>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/safra-kesesinden-3-binden-fazla-tas-cikarildi/">Safra Kesesinden 3 Binden Fazla Taş Çıkarıldı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/safra-kesesinden-3-binden-fazla-tas-cikarildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Venezuela&#8217;da Sağlık Krizi Derinleşiyor</title>
		<link>https://saglikagi.com/venezuelada-saglik-krizi-derinlesiyor/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/venezuelada-saglik-krizi-derinlesiyor/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 07:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119739</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Kübalı doktorlar, uzmanlar ve diğer sağlık çalışanları ABD’nin Küba'nın yurt dışı sağlık misyonlarını sınırlamaya yönelik artan baskısı nedeniyle Venezuela'daki sağlık merkezlerinden ayrılıyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/venezuelada-saglik-krizi-derinlesiyor/">Venezuela&#8217;da Sağlık Krizi Derinleşiyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Kübalı doktorların Venezuela’dan ayrılması özellikle düşük gelirli topluluklara hizmet veren kamu sağlık merkezlerinde etkisini hissettirdi. Karakas’ın doğusundaki Salvador Allende sağlık merkezinde, aralarında çocuk doktorları, jinekologlar, göz doktorları ve fizyoterapistlerin de bulunduğu Kübalı personelin ayrılmasının ardından uzmanlık gerektiren tedavi arayan hastalar sağlık hizmetlerine erişmekte zorluk yaşıyor.</p>
<p>California’daki Pomona College’da tarihçi olan Miguel Tinker Salas, “Kübalı doktorları sınır dışı etmek Küba’da siyasi değişime yol açmayacak, ancak Venezuela’da sağlık hizmetlerini geriye götürecek.” dedi.</p>
<p>Sağlık misyonu, uzun süredir Küba’nın en büyük uluslararası programlarından biri olarak öne çıkıyor. Geçen yılın sonunda Venezuela’da yaklaşık 13 bin Kübalı sağlık çalışanı görev yapıyordu. Bu çalışanlar, sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu uzak bölgeler ve yerli topluluklar da dahil olmak üzere, temel sağlık hizmetlerinden diş tedavisine, göz ameliyatlarından diyabet yönetimine kadar farklı alanlarda hizmet veriyordu.</p>
<p>Bloomberg’in aktardığına göre Kübalı yetkililer, sağlık personelini ülkede tutmak için bazı reformları değerlendiriyor. Bunlar arasında, doktorların ev sahibi ülkeler tarafından ödenen ücretin mevcut sistemdeki yaklaşık yüzde 30’luk pay yerine yüzde 95’e kadarını almasına imkân tanıyacak bir teklif de bulunuyor. Söz konusu adımın, Havana’nın personel kaybını durdurmaya çalıştığı bir dönemde değerlendirildiği bildirildi.</p>
<h3>Küba-Venezuela ilişkilerini de etkiliyor</h3>
<p>Bloomberg’e göre Kübalı sağlık personelinin geri çekilmesi sadece sağlık alanını değil, iki ülke arasındaki daha geniş ilişkileri de etkiliyor. Bu ittifak, eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chávez ile Küba lideri Fidel Castro döneminde kurulmuştu. Petrol karşılığında sağlık hizmeti gibi kapsamlı iş birliği anlaşmalarına dayanıyordu. Ancak son dönemde bu ilişki hem Venezuela’daki siyasi gelişmeler hem de ABD’nin baskısı nedeniyle zayıfladı. Washington, Küba’nın sağlık programlarını “zorla çalıştırma” olarak tanımlıyor ve diğer ülkeleri de bu programları sonlandırmaya çağırıyor.</p>
<p>Venezuela hükümeti sağlık sistemindeki boşluğu doldurmak için yeni programlar başlattı ve yerli doktor yetiştirmeye ağırlık verdi. Bloomberg’e göre yakın zamanda bin 600’den fazla yeni doktor mezun edildi ve on binlerce öğrenci eğitimine devam ediyor.</p>
<p>Ancak sahadaki sağlık çalışanları bu önlemlerin yeterli olmayacağı görüşünde. Özellikle yoksul ve hizmete erişimin sınırlı olduğu bölgelerde Kübalı doktorların yokluğu ciddi bir boşluk yaratıyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/venezuelada-saglik-krizi-derinlesiyor/">Venezuela&#8217;da Sağlık Krizi Derinleşiyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/venezuelada-saglik-krizi-derinlesiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fransız Hastanesinde Eşekler Terapi Hayvanı Olarak Çalışıyor</title>
		<link>https://saglikagi.com/fransiz-hastanesinde-esekler-terapi-hayvani-olarak-calisiyor/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/fransiz-hastanesinde-esekler-terapi-hayvani-olarak-calisiyor/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 07:53:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Depresyondan şizofreniye, Fransa’nın hastane bünyesindeki tek hayvan terapisi birimi, dört ayağın ilacın tek başına ulaşamadığı yere gidebildiğini gösteriyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/fransiz-hastanesinde-esekler-terapi-hayvani-olarak-calisiyor/">Fransız Hastanesinde Eşekler Terapi Hayvanı Olarak Çalışıyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Moraliniz bozulduğunda bir eşeği sevmeyi deneyin; en azından Paris&#8217;in doğusundaki Ville-Evrard hastane kompleksinde reçete edilen yöntemlerden biri bu.</p>
<p>Yerleşkenin içinde, 19. yüzyıldan kalma çiftlik binaları ve ağaçlık alanların arasında, beş eşek, saman molaları arasında ruh sağlığı yükünün bir kısmını üstleniyor.</p>
<p>Fransa&#8217;da benzeri olmayan hastanenin eşek terapisi birimi 2016&#8217;dan bu yana faaliyet gösteriyor; psikiyatri hemşiresi Ermelinda Hadey ile eşi François, sakin ve sosyal yapılarıyla bilinen eşeklerin, geleneksel tedavinin her zaman ulaşamadığı noktalarda hastalarla bağ kurabileceği sezgisiyle bu programı başlattı.</p>
<h3><strong>&#8220;Hayvan ilacı&#8221;</strong></h3>
<p>Geçen cuma hastalar, Nono, Pitou, Oscar, Manolo ve Malraux adlı eşekleri arazide gezdirdi, tırnaklarını temizledi ve seansın sonunda onlara sarıldı. Her bir hastaya zaman içinde düzenli bir eşlikçi eşek atanıyor; anlaşılan, tanışıklık her iki taraf için de işe yarıyor.</p>
<p>60 yaşındaki Nathalie için bu deneyim meselenin özüne dokunuyor. “Sizi rahatlatan bir ilaç aldığınızda nasıl oluyorsa… aynısı” diyor. “Ben buna hayvan ilacı derim. Rahatlatıyor. Başka hiçbir şeyi düşünmüyorsunuz.”</p>
<p>Hastaların mahremiyetini korumak için yalnızca adları kullanılıyor.</p>
<p>Hemşire Audrey Seffar, hayvanların neleri açığa çıkarabildiğine örnek olarak Nathalie&#8217;nin ilerlemesini gösteriyor. Başlarda, fiziksel güçlükleri olan hastalar için sağlanan arabadan inmeyi reddediyordu.</p>
<p>“Ama yavaş yavaş, cesaretlendirmeyle bunu yaptı” diyor Seffar. “Hayvan aracı işlevi görüyor. Öylesine olağanüstü bir aracı ki bugün arabadan inip eşeğinin yanında durabildi.”</p>
<p>52 yaşındaki bir diğer hasta Jérôme, programın yalnızlık duygusunu azalttığını söylüyor.</p>
<p>“İnsanlarla konuşmak, normalde yapmayacağım aktivitelere katılmak, günlük hayatımda bana yardımcı oluyor.” diyor. “Tedavi ve ilaç rutininden kopmanıza yardımcı oluyor. Evde kalmak bana iyi gelmiyor.”</p>
<h3><strong>&#8220;Duygusal süngerler&#8221;</strong></h3>
<p>Eşeklerin bir kısmı Ville-Evrard&#8217;a gelirken kendileri de ihmal ya da kötü muamele yaşamış; barınaklardan sahiplenildikten sonra François Hadey tarafından terapi için eğitilmişler. Hadey, bu role yatkınlıklarını adeta mesleki bir saygıyla anlatıyor.</p>
<p>“Eşek çok zeki bir hayvandır. Çok çabuk anlar ama ona yavaş yavaş anlatmanız gerekir” diyor. “Eşekler sakin, huzurlu ve genelde insanlara yakın hayvanlardır. Bu etkileşimlerin içine girdiklerinde hastalarla çok iyi bağ kurarlar. Onlar resmen duygusal süngerlerdir.”</p>
<p>Program 2022&#8217;de resmi bir sağlık birimi statüsü kazandı; böylece üç tam zamanlı hemşire istihdam edebilir hale geldi, hayvan bakımına ise bir sivil toplum kuruluşunun gönüllüleri destek veriyor.</p>
<p>O tarihten bu yana programa kobaylar, tavuklar, güvercinler, keçiler, kaplumbağalar ve tavşanlar da eklendi; dışarı çıkamayan hastalar için küçük hayvanlar doğrudan hasta odalarına götürülüyor.</p>
<p>Seanslar hastalar için ücretsiz ve Fransa&#8217;nın kamu sağlık sistemi tarafından finanse ediliyor. Kaygı, depresyon, otizm, şizofreni ve diğer rahatsızlıklarla yaşayan kişiler için terapötik müdahaleler olarak tasarlanan seanslarda, ekip duygusal düzenleme, iletişim ve özgüvende iyileşmeler bildiriyor.</p>
<p>Ermelinda Hadey, yürüttükleri işi bir tür ayna mantığıyla işliyor diye anlatıyor: Bir hayvana bakmanın, hastaların kendilerine bakmalarının önünü açtığını savunuyor.</p>
<p>“Hayvanın beslenmesi üzerine çalışıyoruz; bu da hastanın kendi yeme alışkanlıklarını ele almamıza yardımcı oluyor. Hayvanın hijyenine odaklanıyoruz ve ayna etkisiyle hastanın hijyenini de çalışmış oluyoruz.” diyor.</p>
<p>Birçok hasta, motivasyonu tamamen bastırabilen antipsikotik ilaçlar ya da sakinleştiriciler kullanıyor. Hadey&#8217;ye göre işte tam da burada eşekler devreye giriyor.</p>
<p>“Bu, bir doktorun ya da tıbbi reçetenin yerini almıyor ama hastaların özgüvenlerini ve öz değer duygularını yeniden kazanmalarına yardımcı olabiliyor.” diyor Hadey.</p>
<h3><strong>Tanınma talebi</strong></h3>
<p>Görünür başarısına rağmen hayvan terapisi hâlâ resmi psikiyatri pratiğinin kıyısında kalıyor ve Ville-Evrard ekibi bunun değişmesini istiyor.</p>
<p>“Bunu başarmak için araştırmaya ihtiyacımız var. Hastalardan gelen sayısız anlatımımız var&#8230; Onlara eşlik eden bakım verenler de her gün bu faydaları görüyor. Ama doktorların o kadar çok başka sorumluluğu var ki bunu her zaman bizzat görmüyorlar.” diyor Hadey.</p>
<p>18 yaşındaki hemşirelik öğrencisi Alicia Fabi, seanslardan dönen hastaların gözle görülür biçimde değiştiğini söylüyor. “Her etkinlikten döndüğümüzde, kendilerini iyi, sakin ve rahat hissettiklerini ve geziden keyif aldıklarını söylüyorlar. Bu gerçekten çok olumlu.” diyor.</p>
<p>Cuma günkü seans sona ererken ve hastalar öğleden sonra ışığında sohbet ederken, bir hemşire birimin gayriresmî sloganı sayılabilecek cümleyi kurdu: “Eşekler benim en iyi meslektaşlarım.”</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/fransiz-hastanesinde-esekler-terapi-hayvani-olarak-calisiyor/">Fransız Hastanesinde Eşekler Terapi Hayvanı Olarak Çalışıyor</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/fransiz-hastanesinde-esekler-terapi-hayvani-olarak-calisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnönü Üniversitesi&#8217;nde 4 Bin 400 Karaciğer Nakli</title>
		<link>https://saglikagi.com/inonu-universitesinde-4-bin-400-karaciger-nakli/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/inonu-universitesinde-4-bin-400-karaciger-nakli/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 08:16:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119725</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsünün 25'inci yılı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, "Şimdiye kadar 4 bin 400 kadar karaciğer nakli yaptık." dedi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/inonu-universitesinde-4-bin-400-karaciger-nakli/">İnönü Üniversitesi&#8217;nde 4 Bin 400 Karaciğer Nakli</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>İnönü Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi&#8217;nde geçekleştirilen programa; Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde başarılı bir ameliyat geçiren eski Yemen Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ghaleb Abdullah Mused, Malatya Valisi Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler, doktorlar ve öğrenciler katıldı.</p>
<h3>&#8220;Bugünleri hayal edemiyorduk&#8221;</h3>
<p>25&#8217;inci yıl dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, &#8220;Bugün, burada yalnızca bir kurumun 25&#8217;inci yılını kutlamak için toplanmadık. Bugün yeniden hayata kavuşan binlerce insanın hikayesini kutlamak için buradayız. Bundan 25 yıl önce 6 Mart 2002 tarihinde gerçekleştirdiğimiz ilk karaciğer nakli ile başlayan yolculuğumuzun itiraf etmek gerekirse, bizi bugünlere taşıyacağını hayal edemiyorduk. Bu yolculuğun bu kadar büyük bir aileye dönüşeceğine belki de hiçbirimiz ön görememiştik. Şimdiye kadar 4 bin 400 kadar karaciğer nakli yaptık. Dünyanın en yüksek hacimli karaciğer nakil merkezlerinden biri olduk.&#8221; dedi.</p>
<h3>&#8220;Bu başarıların hiçbiri tek bir kişiye ait değil&#8221;</h3>
<p>Prof. Dr. Sezai Yılmaz, &#8220;Binlerce erişkin ve çocuk hastanın hayat bulmasına aracılık ettik. Yüzlerce akademik çalışma ve dünyanın her yerinden gelen akademisyenlere karaciğer nakli eğitimi verdik. Ancak bu başarıların hiçbiri tek bir kişiye ait değildir. Bu başarı ameliyathanede sabahlayan cerrahların, hemşirelerin, anestezi teknisyenler gibi beraber çalıştığımız diğer branşlardaki arkadaşlarımızın, koordinatörlerin, sekreterlerin, teknisyenlerin, temizlik personelinin ve görünmeyen yüzlerce kahramanın ortak eseridir. Bugün, burada olan herkes bu hikayenin bir parçasıdır. Karaciğer nakli bize çok önemli bir gerçeği öğretmiştir. Bir insanın hayatı bazen başka bir insanın fedakarlığı ile yeniden başlayabiliyor. Canlı vericilerimiz ve kadavra bağışçıları bu gerçeğin en güzel örneğidir. Onlar sadece organ vermediler umut, gelecek ve hayat verdiler. Tüm organ donörlerimize ve ailelerine minnetlerimi sunuyorum. Bizler 25 yıl boyunca sadece nakil yapmadık. Bilim ürettik, yeni teknikler geliştirdik, çapraz karaciğer nakli gibi yenilikçi uygulamalarla dünyaya yön verdik. Büyük işler bir kişinin gücü ile değil, aynı hayale inanan insanların omuz omuza vermesi ile başarıdır.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/inonu-universitesinde-4-bin-400-karaciger-nakli/">İnönü Üniversitesi&#8217;nde 4 Bin 400 Karaciğer Nakli</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/inonu-universitesinde-4-bin-400-karaciger-nakli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>112 Çalışanı Mesai Sonrası Kazazedeye Yardım Etti</title>
		<link>https://saglikagi.com/112-calisani-mesai-sonrasi-kazazedeye-yardim-etti/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/112-calisani-mesai-sonrasi-kazazedeye-yardim-etti/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 08:15:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Aksaray'da 112 Acil Çağrı Merkezinde çalışan sağlık görevlisi Güllü Güçlüler, mesai sonrası evine gittiği sırada meydana gelen kazayı görüp, yaralı Batuhan D.'ye (14) müdahale etti. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Batuhan D., tedaviye alındı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/112-calisani-mesai-sonrasi-kazazedeye-yardim-etti/">112 Çalışanı Mesai Sonrası Kazazedeye Yardım Etti</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Kaza, saat 08.30 sıralarında Taşpazar Mahallesi Ebulfez Elçibey Caddesi&#8217;nde meydana geldi. Murat K. (41) yönetimindeki 68 AFE 987 plakalı otomobil, bisikletiyle yolun karşısına geçmeye çalışan Batuhan D.&#8217;ye çarptı.</p>
<p>Çarpmanın şiddetiyle yere savrulan Batuhan D. yaralandı. Bu sırada 112 Acil Çağrı Merkezi&#8217;nde çalışan ve mesai sonrası otomobiliyle evine giden sağlık görevlisi Güllü Güçlüler, kazayı görünce aracını durdurdu.</p>
<p>Ardından kanlar içinde yerde yatan yaralı Batuhan D.&#8217;nin yanına koşup, çağrılan ambulans gelene kadar ilk müdahalesini yaptı. Batuhan D.&#8217;nin ambulansa alınmasına kadar yanından ayrılmayan Güçlüler, daha sonra aracına binip evine gitti.</p>
<p>Yaralı Batuhan D., Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedaviye alındı. Otomobil sürücüsü gözaltına alınırken, kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/112-calisani-mesai-sonrasi-kazazedeye-yardim-etti/">112 Çalışanı Mesai Sonrası Kazazedeye Yardım Etti</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/112-calisani-mesai-sonrasi-kazazedeye-yardim-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın Sağlığında Farkındalık Artıyor, Ancak Yeterli Değil</title>
		<link>https://saglikagi.com/kadin-sagliginda-farkindalik-artiyor-ancak-yeterli-degil/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/kadin-sagliginda-farkindalik-artiyor-ancak-yeterli-degil/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 08:14:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>TÜİK verilerine göre, 2016'da 15 yaş ve üzeri kadınların yüzde 60,6'sı kendi kendine hiç meme muayenesi yapmamışken, bu oran 2025'te yüzde 44,8'e geriledi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/kadin-sagliginda-farkindalik-artiyor-ancak-yeterli-degil/">Kadın Sağlığında Farkındalık Artıyor, Ancak Yeterli Değil</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Türkiye&#8217;de, kadın sağlığına yönelik farkındalığın artmasıyla, son 10 yılda meme muayenesi, mamografi ve smear testi yaptıran kadınların oranları yükselirken, hiç test yaptırmayanların oranının halen yüksek seviyelerde olması, düzenli tarama alışkanlığının istenilen düzeye ulaşmadığını ortaya koydu.</p>
<p>AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) raporlarından derlediği bilgiye göre, erken teşhis kadın kanser hastalıklarında hayati önem taşıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de, kadınların koruyucu sağlık hizmetlerine ilgisi yıllar içinde artarken, bu artış kendi kendine meme muayenesi yapma, mamografi çektirme ve smear testi yaptırma oranlarına da yansıdı.</p>
<p>Bu doğrultuda, 2016 yılında 15 yaş ve üzeri kadınların yüzde 60,6&#8217;sı kendi kendine hiç meme muayenesi yapmamışken, bu oran 2025&#8217;te yüzde 44,8&#8217;e geriledi. Aynı dönemler itibarıyla kendi kendine ayda bir meme muayenesi yapan kadınların oranı yüzde 19,7&#8217;den yüzde 23,9&#8217;a, 3 ayda bir muayene yapanların oranı yüzde 7,9&#8217;dan yüzde 11,7&#8217;ye ve 3 aydan daha uzun sürede bir muayene yapanların oranı yüzde 11,9&#8217;dan yüzde 19,6&#8217;ya yükseldi.</p>
<h3><strong>Mamografi çektirme oranı arttı</strong></h3>
<p>Kadınların, mamografi çektirme durumunda da değişim gözlendi. Türkiye&#8217;de, 40 yaş ve üzeri kadınlarda 2016&#8217;da hiç mamografi çektirmeyenlerin oranı yüzde 56,2 iken, 2025&#8217;te yüzde 42,4&#8217;e indi.</p>
<p>Son 12 aylık dönemde, mamografi çektiren kadınların oranı 2016 yılında yüzde 14,2 iken, 2025&#8217;te yüzde 16,7 oldu. Söz konusu dönemde, 1 yıldan çok 2 yıldan az mamografi çektirenlerin oranı yüzde 10,3&#8217;ten yüzde 12,3&#8217;e, 2 yıldan çok 3 yıldan az mamografi çektirenlerin oranı yüzde 5,4&#8217;ten yüzde 9,6&#8217;ya, 3 yıldan çok 5 yıldan az mamografi çektirenlerin oranı yüzde 6&#8217;dan yüzde 6,6&#8217;ya ve 5 yıldan uzun sürede mamografi çektirenlerin oranı yüzde 8&#8217;den yüzde 12,4&#8217;e çıktı.</p>
<h3><strong>Smear testi yaptıranlar çoğaldı</strong></h3>
<p>Rahim ağzı kanserini erken evrede teşhis etmek için uygulanan smear testi yaptırma durumu incelendiğinde, 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç test yaptırmayanların oranı 2016&#8217;da yüzde 69,3 iken, geçen yıl yüzde 59 olarak belirlendi.</p>
<p>Aynı dönemler itibarıyla son 1 yılda test yaptıranların oranı yüzde 10,9&#8217;dan yüzde 11,8&#8217;e, 1 yıldan çok 2 yıldan az sürede test yaptıranların oranı yüzde 7,9&#8217;dan yüzde 8,7&#8217;ye, 2 yıldan çok 3 yıldan az zamanda test yaptıranların oranı yüzde 3,6&#8217;dan yüzde 5,9&#8217;a, 3 yıldan çok 5 yıldan az sürede test yaptıranların oranı yüzde 3,2&#8217;den yüzde 4,7&#8217;ye ve 5 yıldan fazla sürede test yaptıranların oranı yüzde 5,1&#8217;den yüzde 9,8&#8217;e yükseldi.</p>
<h3><strong>Meme kanseri taraması OECD ortalamasının altında</strong></h3>
<p>OECD&#8217;nin, &#8220;Health at a Glance 2025&#8221; raporuna göre, erken tanı kanser ölümlerini azaltmada kritik rol oynuyor. OECD ülkelerinde, meme kanseri kadınlarda kansere bağlı ölümlerin yüzde 15&#8217;i ile ikinci sırada yer alsa da son yıllarda ölüm oranlarında düşüş gözleniyor. Bu da erken teşhis ve tedavi neticesinde, hayatta kalma oranının yükseldiğini gösteriyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de ise meme kanseri taraması yaptıran kadınların oranı yüzde 37 ile OECD ortalaması olan yüzde 55&#8217;in altında bulunuyor.</p>
<p>DSÖ verilerine göre de dünyada meme kanseri 2022&#8217;de yaklaşık 2,3 milyon kadında tespit edilirken, bu doğrultuda 670 bin ölüme neden olduğu tahmin ediliyor.</p>
<p>Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC), 2025&#8217;te yayımladığı analizde, mevcut eğilimin sürmesi halinde, meme kanserinde yıllık yeni vaka sayısının 2050&#8217;de 3,2 milyona, ölümlerin ise 1,1 milyona çıkabileceği öngörülüyor.</p>
<p>DSÖ verilerine göre kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserinde ise 2022&#8217;de tahmini 660 bin yeni vaka görülürken, hastalık sonucunda 350 bin ölüm gerçekleştiği biliniyor.</p>
<h3><strong>Türkiye&#8217;de kadın hastalıklarında kanser oranları</strong></h3>
<p>TÜİK verilerine göre, Türkiye&#8217;de ölüm nedenlerine bakıldığında, &#8220;memenin kötü huylu tümörü&#8221; olarak ifade edilen meme kanseri nedeniyle 2018&#8217;de 4 bin 191 kadın hayatını kaybederken, bu rakam 2024&#8217;te 4 bin 693 olarak gerçekleşti.</p>
<p>&#8220;Kadın genital organları malign neoplazmları&#8221; şeklinde belirtilen rahim, rahim ağzı, tüp ve yumurtalık kanserleri nedeniyle vefat edenlerin sayısı ise 2018&#8217;de 3 bin 288 iken, 2024&#8217;te 3 bin 456&#8217;ya yükseldi.</p>
<p>Bu doğrultuda, söz konusu yıllarda kadın hastalıkları kanseri nedeniyle 2018&#8217;de toplam 7 bin 479, 2024&#8217;te ise 8 bin 149 kadın hayatını kaybetti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de, hayatında en az bir kez mamografi çektiren kadınların yüzde 57,6 ve smear testi yaptıranların ise yüzde 40 seviyelerinde kalması, bu konuda hala düzenli tarama alışkanlığının istenen seviyeye ulaşmadığını gösterdi.</p>
<h3><strong>&#8220;Farkındalıktaki artış, düzenli tarama alışkanlığına dönüşmeli&#8221;</strong></h3>
<p>Kadın Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Vakkas Korkmaz, son yıllarda kadın sağlığı konusunda farkındalığın arttığını söyledi.</p>
<p>Özellikle kendi kendine meme muayenesi yapan, mamografi çektiren ve smear testi yaptıran kadın oranlarında belirgin yükseliş olduğuna işaret eden Korkmaz, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<blockquote><p>&#8220;Bu durum, kadınların koruyucu sağlık hizmetlerine olan ilgisinin arttığını ve tarama programlarının toplumda daha fazla karşılık bulmaya başladığını düşündürüyor. Sağlık Bakanlığı&#8217;mızın yürüttüğü tarama programları, KETEM&#8217;lerin (Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi) yaygınlaşması, aile hekimliği uygulamaları, sosyal medya ve dijital platformlarda sağlık içeriklerinin daha görünür hale gelmesi ve kadınların sağlık okuryazarlığındaki artış önemli etkenler arasında sayılabilir. Ancak tarama oranlarımız, hala istenilen seviyede değil. Örneğin, smear testi ve mamografi yaptırmamış kadın oranları hala oldukça yüksek. Özellikle kadın kanserlerinde erken tanı hayat kurtarır. Farkındalıktaki artışın, düzenli tarama alışkanlığına dönüşmesi en önemli hedefimiz olmalı.&#8221;</p></blockquote>
<h3></h3>
<h3><strong>Testler ücretsiz yapılabiliyor</strong></h3>
<p>Sağlık Bakanlığı, tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilen taramalarla, özellikle kadınlarda görülen kanser türlerini, henüz bir şikayete neden olmadan ve belirti vermeden ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Böylece, çok sayıda kadın, erken teşhis edilerek sağlığına kavuşuyor.</p>
<p>Taramalar, KETEM, Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil Kanser Tarama araçları da dahil olmak üzere, birinci basamak sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak yapılıyor. Kırsalda yaşayan vatandaşlar ve dezavantajlı gruplara ise mobil tarama araçları ile söz konusu sağlık hizmeti veriliyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/kadin-sagliginda-farkindalik-artiyor-ancak-yeterli-degil/">Kadın Sağlığında Farkındalık Artıyor, Ancak Yeterli Değil</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/kadin-sagliginda-farkindalik-artiyor-ancak-yeterli-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de MS Hasta Sayısı 95 Bini Geçti</title>
		<link>https://saglikagi.com/turkiyede-ms-hasta-sayisi-95-bini-gecti/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/turkiyede-ms-hasta-sayisi-95-bini-gecti/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 08:37:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119672</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Prof. Dr. Bilgin Öztürk, Türkiye'de MS tanısı alan hasta sayısının 95 bini aştığını belirterek, erken tanı, düzenli takip ve etkili tedaviler sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif ve üretken yaşamlarını sürdürebildiğini bildirdi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/turkiyede-ms-hasta-sayisi-95-bini-gecti/">Türkiye&#8217;de MS Hasta Sayısı 95 Bini Geçti</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Multipl Skleroz (MS) Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Öztürk, yaptığı açıklamada, MS&#8217;in özellikle genç yaş grubu kadınlarda görülen, yaşamın en üretken döneminde ortaya çıkan kronik bir nörolojik hastalık olduğunu söyledi.</p>
<p>MS&#8217;in, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla beyin ve omuriliği hedef alması sonucu gelişen bir merkezi sinir sistemi hastalığı olduğunu ifade eden Öztürk, hastalıkta sinir liflerini çevreleyen ve &#8220;miyelin&#8221; olarak adlandırılan koruyucu tabakanın zarar gördüğünü ifade etti.</p>
<p>Bu durumun sinir iletiminde yavaşlamaya yol açtığını kaydeden Öztürk, &#8220;Hastalarda görme bozuklukları, uyuşma, güçsüzlük, denge bozukluğu, yürüme güçlüğü, çift görme veya aşırı yorgunluk gibi çok farklı belirtiler ortaya çıkabilir.&#8221; dedi.</p>
<p>MS&#8217;in belirtilerinin kişiden kişiye çok büyük değişiklik gösterebildiğine dikkati çeken Öztürk, bu nedenle hastalığın bazen yıllarca fark edilmeyebildiğini ya da farklı hastalıklarla karıştırılabildiğini anlattı.</p>
<p>Öztürk, özellikle genç yaşta ortaya çıkan ve özellikle en az 24 saat süren görme kaybı, kollarda veya bacaklarda uyuşma, dengesizlik ve açıklanamayan nörolojik şikayetlerin mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<h3><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de 95 binden fazla MS hastası bulunuyor&#8221;</strong></h3>
<p>Türkiye&#8217;de MS&#8217;e ilişkin son yıllarda önemli veriler elde edildiğini belirten Öztürk, şu bilgileri verdi:</p>
<blockquote><p>&#8220;2025 yılı resmi nüfus verilerine göre, ülkemizin nüfusu 85 milyon 664 bin 944 olarak bildirilmiştir. Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız değerlendirmelerde Türkiye&#8217;de, 2025 sonu itibarıyla 95 binin üzerinde MS hastası olduğu saptanmıştır. Her 100 bin kişi içerisinde yaklaşık 114 kişi tanı almış MS hastasıdır. Kadınlarda bu oran yaklaşık yüz binde 155 iken erkeklerde yüz binde 73&#8217;tür. MS hastalığı, kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2,1 kat daha sık görülmektedir.&#8221;</p></blockquote>
<p>Son yıllarda hasta sayısında görülen artışın, farkındalığı, tanı imkanlarını, hastalığın toplum sağlığı açısından önemini ortaya koyduğunu belirten Öztürk, MS&#8217;in eğitim, kariyer ve aile yaşamının en aktif döneminde ortaya çıkmasının hastalığın etkilerini daha da artırdığını dile getirdi.</p>
<h3><strong>&#8220;MS tedavisinde önemli gelişmeler yaşanıyor&#8221;</strong></h3>
<p>MS tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Öztürk, geçmişte yalnızca atakları azaltmaya yönelik sınırlı tedavi seçenekleri bulunurken, bugün hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilen ve yaşam kalitesini artırabilen çok sayıda etkili tedavinin mevcut olduğunu söyledi.</p>
<p>Öztürk, tedavide en önemli unsurun düzenli takip olduğunu vurgulayarak, hastalığın bazen klinik belirti vermeden, atak yaşanmadan da çok sinsi ilerleyebildiğini ifade etti.</p>
<p>Düzenli nörolojik muayene ve gerekli durumlarda yapılan manyetik rezonans görüntüleme (MR) kontrolleri sayesinde hastalık aktivitesinin erken dönemde saptanabildiğini belirten Öztürk, hastaların MS konusunda deneyimli merkezlerle sürekli iletişim halinde olmalarının önem taşıdığını kaydetti.</p>
<p>Öztürk, sosyal medya ve internet ortamında bilimsel dayanağı olmayan bilgilerin hastalar açısından ciddi risk oluşturduğuna da işaret ederek, &#8220;&#8216;MS tamamen bitkisel yöntemlerle iyileşir&#8217;, &#8216;ilaç kullanmaya gerek yoktur&#8217; ya da &#8216;tedaviye ara vermek zararsızdır&#8217; gibi yanlış inanışlar, hastaların sağlıklarını ciddi şekilde riske atabilmektedir. MS konusunda doğru bilgiye ulaşmanın yolu, nöroloji uzmanlarından, MS merkezlerinden ve bilimsel kaynaklardan bilgi almaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>MS tanısı alan bireylerin yaşamdan kopmaması gerektiğini ifade eden Öztürk, şunları kaydetti:</p>
<blockquote><p>&#8220;Düzenli uyku, dengeli beslenme, sigara kullanımından kaçınma, fiziksel aktivitenin sürdürülmesi ve stres yönetimi, hastalık kontrolünde önemli rol oynar. Bugün birçok MS hastası, eğitimine devam etmekte, çalışmakta, aile kurmakta ve aktif sosyal yaşamını sürdürebilmektedir. MS ile mücadelede en güçlü araç, erken tanı, doğru bilgi, düzenli takip ve hekim-hasta iş birliğidir.&#8221;</p></blockquote>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/turkiyede-ms-hasta-sayisi-95-bini-gecti/">Türkiye&#8217;de MS Hasta Sayısı 95 Bini Geçti</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/turkiyede-ms-hasta-sayisi-95-bini-gecti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Ölümü ve Bitkisel Hayat Arasındaki Kritik Fark</title>
		<link>https://saglikagi.com/beyin-olumu-ve-bitkisel-hayat-arasindaki-kritik-fark/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/beyin-olumu-ve-bitkisel-hayat-arasindaki-kritik-fark/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 08:36:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Gül, beyin ölümü ile bitkisel hayat arasındaki en belirgin farkın solunum olduğunu belirterek, beyin ölümü gerçekleşen kişide solunumun durduğunu ve bir süre sonra kalp ölümünün meydana geldiğini söyledi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/beyin-olumu-ve-bitkisel-hayat-arasindaki-kritik-fark/">Beyin Ölümü ve Bitkisel Hayat Arasındaki Kritik Fark</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Beyoğlu&#8217;ndaki dernek binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Fethi Gül, beyin ölümünün nörolojik kriterlere dayanarak tespit edilen bir süreç olduğunu anlattı.</p>
<p>Beyin ve beyin sapı reflekslerinin tamamen geri dönüşümsüz olarak ortadan kaybolduğunu, kişinin kendi sorumluluğunu ve diğer bilişsel fonksiyonlarını yerine getirememesi halinde beyin ölümünün gerçekleştiğini aktardı.</p>
<p>Beyin ölümünün tamamen nörolojik kriterlere göre gerçekleştirilen bir süreç olduğunu belirten Gül, &#8220;Aslında bu tarihsel olarak baktığımızda Orta Çağ&#8217;dan itibaren tıp literatürüne girmiş bir kavramdır. Son yıllarda özellikle solunum destek cihazlarının ve diğer destek tedavilerinin gelişmesiyle birlikte beyin ölümü gerçekleşmiş ve diğer organların belli bir süre sonra kaybedilebileceği ortaya konmuştur. Bu teknolojiler aslında kalbin ve solunumun destek verdiği bir süreci ifade ediyor. Beyni ölmüş bir bireyin tekrar yaşama ihtimali yoktur.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Gül, beyin fonksiyonları duran kişilerde solunumun da durduğunu, bir süre sonra ise kalp ölümünün gerçekleştiğini dile getirdi.</p>
<p>Beyin ölümü gerçekleşen bireyin hayata geri dönüşünün olmadığına dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:</p>
<blockquote><p>&#8220;Bu konuda özellikle en fazla sorulan noktalardan birisi beyin ölümünün koma ve bitkisel hayatla ilgili nasıl bir farkı olduğuna ilişkin. Komada veya bitkisel hayatta olan bir birey solunumunu sürdürebilir. Solunum ortadan kaybolmamıştır. En bariz, en belirgin fark aslında burada çıkar. Beyin ölümü olan kişide solunum durmuştur ve o kişinin solunumu yoktur. Bir süre sonra da kalp durması, kalp ölümü gerçekleşir. Komada veya bitkisel hayatta olan bir birey solunumu devam eder. Kalbi kendiliğinden çalışmaya devam eder ve siz buna çoğunlukla destek vermezsiniz.&#8221;</p></blockquote>
<p>Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Gül, beyin ölümünü &#8220;solunumun tamamen durması, beyin fonksiyonlarının geri dönmeyecek şekilde tamamen hasarlanması, bireyin solunumunu sürdürememesi ve kalp fonksiyonlarının çok kısa bir süre sonra tamamen ortadan kaybolması&#8221; olarak nitelendirilebileceğini kaydetti.</p>
<p>Beyin ölümünde tanı sürecinin çok önemli olduğunun altını çizen Gül, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<blockquote><p>&#8220;Beyin ölümü tanı sürecindeki tanıda sıfır hata ve en detaylı şekilde incelenerek titizlikle yürütülen bir süreçtir. Son güncel Sağlık Bakanlığı yönetmeliğine göre beyin ölümü tanısı için iki hekimin onay vermesi gerekiyor. Bunlardan biri beyin cerrahisi veya nöroloji uzmanı, diğeri ise anestezi uzmanı veya yoğun bakım uzmanı. En az iki hekimin klinik muayenesi ve yaptığı testlerle beyin ölümü tanısı konulur. Bazı durumlarda biz radyolojik olarak da beyin ölümü tanısını desteklemek için bazı durumlarda radyolojik anlamda da destek aldığımız olur.&#8221;</p></blockquote>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/beyin-olumu-ve-bitkisel-hayat-arasindaki-kritik-fark/">Beyin Ölümü ve Bitkisel Hayat Arasındaki Kritik Fark</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/beyin-olumu-ve-bitkisel-hayat-arasindaki-kritik-fark/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ&#8217;den Gıda Güvenliği Uyarısı</title>
		<link>https://saglikagi.com/dsoden-gida-guvenligi-uyarisi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/dsoden-gida-guvenligi-uyarisi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 08:36:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119665</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), güvenli olmayan gıdaların her yıl yaklaşık 866 milyon hastalık vakasına ve 1,5 milyon ölüme yol açtığının tahmin edildiğini belirterek, çocukların bu riskten en fazla etkilenen grup olduğunu bildirdi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/dsoden-gida-guvenligi-uyarisi/">DSÖ&#8217;den Gıda Güvenliği Uyarısı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>DSÖ, güvenli olmayan gıdalara ilişkin içerisinde tahminlerin de yer aldığı yeni bir rapor yayımladı.</p>
<p>Raporda, &#8220;Güvenli olmayan gıdaların yılda 866 milyon hastalığa ve 1,5 milyon ölüme neden olduğu tahmin ediliyor. Bunların çoğu, su, sanitasyon ve hijyenin iyileştirilmesi, pastörizasyon gibi gıda güvenliği uygulamalarıyla ve savunmasız nüfus için sağlık hizmetlerine erişim gibi önlemlerle engellenebilir.&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Yaklaşık 2000&#8217;den bu yana toplam gıda kaynaklı hastalık yükünün azaldığı kaydedilen raporda, buna rağmen bölgesel eşitsizliklerin devam etmekte olduğu ve en büyük yükün Afrika ile Güneydoğu Asya&#8217;da bulunduğu vurgulandı.</p>
<p>En büyük risk grubunu küçük çocukların oluşturduğu belirtilen raporda, 5 yaş altındaki çocukların güvenli olmayan gıdalardan kaynaklanan hastalıklara yakalanma riskinin diğer yaş gruplarına göre yaklaşık 3 kat fazla olduğu ifade edildi.</p>
<p>Raporda, &#8220;Küresel nüfusun sadece yüzde 9&#8217;unu oluşturmalarına rağmen, küçük çocuklar gıda kaynaklı hastalıkların neredeyse 3&#8217;te 1&#8217;inden, özellikle de bu savunmasız yaş grubu için ölümcül olabilen ishal hastalıklarından muzdarip.&#8221; değerlendirilmesi yapıldı.</p>
<p>Gıdalardaki metil cıva ve kurşun gibi kimyasal tehlikelere maruz kalmanın, gelişmekte olan beyne zarar verebileceği ifade edilen raporda, bu durumun çocuklarda ömür boyu süren nörolojik ve gelişimsel sorunlara neden olabileceği vurgulandı.</p>
<p>Raporda, gıda kaynaklı bakteri ve virüslerin yanı sıra parazit enfeksiyonları da dahil biyolojik tehlikelere maruz kalmanın, gıda kaynaklı hastalıklara (2021&#8217;de yaklaşık 860 milyon) neden olduğu belirtilerek, kimyasal maruziyetlerin orantısız bir şekilde ölüme yol açtığı aktarıldı.</p>
<p>&#8220;Kimyasal tehlikeler, 2021&#8217;de kontamine gıdadan kaynaklanan ölümlerin yüzde 73&#8217;ünü oluşturdu.&#8221; denilen raporda, bu kimyasal kaynaklı ölümlerin çoğunun, büyük ölçüde bu maruziyetlerin kalp hastalığı ve kanser riskini artırması nedeniyle inorganik arsenik (yüzde 42) ve kurşun (yüzde 31) ile bağlantılı olduğu vurgulandı.</p>
<h3><strong>&#8220;Güvenli olmayan gıda her zaman büyük bir halk sağlığı sorunu oldu&#8221;</strong></h3>
<p>Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, gıda güvenliğinin soyut bir konu olmadığını, her öğünü ve aileyi etkilediğini söyledi.</p>
<p>Ghebreyesus, &#8220;Güvenli olmayan gıda her zaman büyük bir halk sağlığı sorunu oldu ancak şimdiye kadar bunun insan ve ekonomik açıdan yarattığı muazzam zararın daha büyük resmini göremiyorduk. Bu yeni tahminler bunu değiştiriyor.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Ülkelerin ilk kez gıda kaynaklı hastalık yükünün en yüksek olduğu alanları ortaya koyabilecek verilere sahip olduğunu belirten Ghebreyesus, bu bilgilerin hükümetlerin insan sağlığını korumaya yönelik öncelikli tedbirleri belirlemesine yardımcı olacağını ifade etti.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/dsoden-gida-guvenligi-uyarisi/">DSÖ&#8217;den Gıda Güvenliği Uyarısı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/dsoden-gida-guvenligi-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>129. Dönem DHY Kurası İsim Listeleri Açıklandı</title>
		<link>https://saglikagi.com/129-donem-dhy-kurasi-isim-listeleri-aciklandi/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/129-donem-dhy-kurasi-isim-listeleri-aciklandi/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 08:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı, 129. dönem devlet hizmeti yükümlülüğü kurası için ilan metni ve isim listelerini yayınladı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/129-donem-dhy-kurasi-isim-listeleri-aciklandi/">129. Dönem DHY Kurası İsim Listeleri Açıklandı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, &#8220;İlan metni ve isim listeleri yayımlanmıştır. Eş ve Sağlık Mazereti Başvuruları 05.06.2026 Tarihi saat 18:00&#8217;e kadar https://ekip.saglik.gov.tr adresinden erişim sağlanan Entegre Kurumsal İşlem Platformu (EKİP) üzerinden yapılmaktadır.</p>
<p>İlan edilen takvim çerçevesinde eş mazereti başvurusunda bulunmayanların göreve başladıktan sonra yapacakları eş mazereti nedeniyle atanma talepleri, Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği 30.maddesi “(6) Sağlık ve can güvenliği mazereti hariç olmak üzere; görev yapılan yere atanmadan önce var olan bir mazerete dayalı olarak ilgilinin nakil talebinde bulunabilmesi için bulunduğu yerde fiilen en az bir yıl görev yapmış olması şarttır.” hükmü çerçevesinde değerlendirilecektir.</p>
<p><a href="https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/54961/0/129-dhy-ilan-metnipdf.pdf" target="_blank" rel="noopener">İlan Metni</a></p>
<p><a href="https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/54962/0/129-dhy-kura-takvimipdf.pdf" target="_blank" rel="noopener">Kura Takvimi</a></p>
<p>İsim Listeleri</p>
<p><a href="https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/54982/0/129-dhy-uzman-tabip-isim-listesi3xlsx.xlsx" target="_blank" rel="noopener">Uzman Tabip İsim Listesi</a></p>
<p><a href="https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/54965/0/129-dhy-tabip-isim-listesi1xlsx.xlsx" target="_blank" rel="noopener">Pratisyen Tabip İsim Listesi</a></p>
<p>EKİP sistemi üzerinden yapılan başvurulara ilişkin destek talepleri için 0312 585 17 56 ve 0312 585 17 57 numaralı telefonlardan iletişime geçilmesi veya kuradestek@saglik.gov.tr e-posta adresine başvurana ait T.C. Kimlik Numarası, ad ve soyad, iletişim telefonu, ilgili kura adı ile başvuru ekranına ait ekran görüntüsü eklenerek e-posta gönderilmesi halinde destek sağlanacaktır.&#8221; denildi.</p>
<p><a href="https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/48732/0/dhy-kurasi-mazeret-basvurusu-ekip-yardim-kilavuzupdf.pdf" target="_blank" rel="noopener">DHY Kurası Mazeret Başvurusu EKİP Yardım Kılavuzu</a></p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/129-donem-dhy-kurasi-isim-listeleri-aciklandi/">129. Dönem DHY Kurası İsim Listeleri Açıklandı</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/129-donem-dhy-kurasi-isim-listeleri-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite İlaçları Kanser Tedavisinde Umut Oldu</title>
		<link>https://saglikagi.com/obezite-ilaclari-kanser-tedavisinde-umut-oldu/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/obezite-ilaclari-kanser-tedavisinde-umut-oldu/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:11:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Obezite tedavisinde yaygın olarak kullanılan kilo verme ilaçlarının, kanser gelişme ve kanser nedeniyle ölüm riskini azaltabileceğine ilişkin yeni bulgular açıklandı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/obezite-ilaclari-kanser-tedavisinde-umut-oldu/">Obezite İlaçları Kanser Tedavisinde Umut Oldu</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Dünyanın en büyük onkoloji konferanslarından biri olan Amerikan Klinik Onkoloji Derneği&#8217;nin (ASCO) Chicago&#8217;daki yıllık toplantısında sunulan üç ayrı araştırma, GLP-1 sınıfı kilo verme ilaçlarının kanserle mücadelede de rol oynayabileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Araştırmalardan birinde, GLP-1 kullanan kadınların meme kanserine yakalanma riskinin, bu ilaçları kullanmayanlara göre yüzde 30 daha düşük olduğu belirlendi.</p>
<p>İkinci çalışmada ise meme kanseri tedavisine kilo verme ilaçlarının eklenmesinin, hastaların hastalıktan ölme riskini yüzde 30 azalttığı görüldü. Üçüncü araştırmada, meme, akciğer, bağırsak ve karaciğer kanseri hastalarında GLP-1 kullananların hastalığın ileri evreye yayılma riskinin yüzde 38 ila yüzde 50 arasında daha düşük olduğu tespit edildi.</p>
<h3><strong>110 bin kadın incelendi</strong></h3>
<p>Araştırmalardan ilki, 45-80 yaşları arasındaki yaklaşık 110 bin kadının verilerinin geriye dönük olarak incelenmesine dayanıyor. Çalışmayı yürüten Pennsylvania Üniversitesi Radyoloji Profesörü ve Abramson Kanser Merkezi meme radyoloğu Elizabeth McDonald, sonuçların doğrudan nedensellik göstermediğini ancak dikkat çekici olduğunu söyledi.</p>
<p>McDonald, &#8220;Çalışmamız GLP-1 ilaçlarının meme kanseri görülme sıklığını azalttığını kesin olarak kanıtlamıyor. Ancak bu ilaçların kanserden korunmada kullanılma ihtimalinin araştırılmaya değer olduğunu gösteren kanıtlar giderek artıyor.&#8221; dedi.</p>
<h3><strong>Etki sadece kilo kaybından kaynaklanmıyor olabilir</strong></h3>
<p>Uzmanlar, fazla kilolu veya obez olmanın özellikle menopoz sonrası dönemde meme kanseri için önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çekiyor. Ancak araştırmacılar, GLP-1 ilaçlarının yalnızca kilo vermeyi sağlamadığını; aynı zamanda vücuttaki kronik iltihabı azalttığını, metabolik süreçleri etkilediğini ve tümör gelişimini baskılayabilecek biyolojik mekanizmaları harekete geçirdiğini belirtiyor.</p>
<h3><strong>Ölüm riskinde yüzde 30 düşüş</strong></h3>
<p>İtalya&#8217;daki Dino Amadori Kanser Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen ve yaklaşık 27 bin meme kanseri hastasını kapsayan ikinci çalışmada, standart tedaviye GLP-1 ilaçlarının eklenmesinin ölüm riskini yüzde 30 azaltabileceği görüldü.</p>
<h3>İ<strong>leri evre kanser riski de düştü</strong></h3>
<p>Cleveland Clinic öncülüğünde gerçekleştirilen ve 12 bin kanser hastasını kapsayan üçüncü araştırmada ise akciğer, meme, bağırsak ve karaciğer kanserlerinde GLP-1 kullanan kişilerin evre 4 kanser geliştirme riskinin yüzde 38 ila 50 daha düşük olduğu kaydedildi.</p>
<p>Araştırmaya katılmayan uzmanlar ise sonuçların umut verici olduğunu ancak kesin yargılara varmak için daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.</p>
<p>New Jersey&#8217;deki Valley Health System&#8217;da görev yapan onkolog Eleonora Teplinsky, &#8220;Bu etkinin yalnızca kilo kaybından mı kaynaklandığını, yoksa başka biyolojik mekanizmaların da rol oynayıp oynamadığını henüz tam olarak bilmiyoruz. Ancak kanser riski ve nüksetme olasılığı üzerinde bir etkisi olduğuna işaret eden yeterince veri bulunuyor.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/obezite-ilaclari-kanser-tedavisinde-umut-oldu/">Obezite İlaçları Kanser Tedavisinde Umut Oldu</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/obezite-ilaclari-kanser-tedavisinde-umut-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araştırma: Büyük Ameliyatlar Hafıza Kaybını Hızlandırabilir</title>
		<link>https://saglikagi.com/buyuk-ameliyatlar-hafiza-kaybini-hizlandirabilir/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/buyuk-ameliyatlar-hafiza-kaybini-hizlandirabilir/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:11:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Yeni bir araştırma, büyük ameliyatların yaşlı yetişkinlerde uzun vadeli hafıza ve düşünme becerileri üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/buyuk-ameliyatlar-hafiza-kaybini-hizlandirabilir/">Araştırma: Büyük Ameliyatlar Hafıza Kaybını Hızlandırabilir</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Büyük cerrahi operasyonlar, yaşlı yetişkinlerde yalnızca fiziksel iyileşme, hareket kabiliyeti ve ağrı yönetimi üzerinde değil, zihinsel sağlık üzerinde de kalıcı etkiler bırakabiliyor. Yeni bir araştırma, bazı yaşlı hastalarda büyük cerrahi işlemlerin ardından hafıza ve düşünme becerilerinde belirgin bir gerileme yaşanabileceğini gösterdi.</p>
<p>Araştırmacılar, ameliyat öncesinde demans belirtisi göstermeyen 70 yaş ve üzerindeki 560 yetişkini inceledi. Katılımcılar; kalça protezi ve karın ameliyatları gibi hastanede en az üç gün yatış gerektiren büyük elektif, kalp dışı cerrahi operasyonlar geçirdi. Araştırma kapsamında katılımcılar, bilişsel becerilerindeki değişimleri değerlendirmek amacıyla altı yıla kadar takip edildi.</p>
<p><i><strong>Journal of the American Geriatrics Society</strong></i> dergisinde yayımlanan bulgulara göre, katılımcıların yaklaşık yüzde 15’inde ameliyattan kısa süre sonra hafıza ve düşünme becerilerinde keskin bir düşüş görüldü. Bu gerilemenin ilerleyen yıllarda da devam ettiği belirlendi.</p>
<h3><strong>En güçlü risk faktörü: Postoperatif deliryum</strong></h3>
<p>Araştırmaya göre, ciddi bilişsel gerileme riskini artıran üç temel uyarı işareti öne çıktı: ileri yaş, ameliyat öncesinde daha düşük bilişsel test puanları ve postoperatif deliryum.</p>
<p>Postoperatif deliryum, ameliyattan sonraki saatler veya günler içinde gelişebilen; kafa karışıklığı, düzensiz düşünme ve farkındalık değişiklikleriyle seyreden bir durum olarak tanımlanıyor. Araştırmacılar, ameliyat sonrası deliryum yaşayan hastaların, yaşamayanlara kıyasla uzun vadeli ciddi bilişsel gerileme yaşama olasılığının iki kat daha yüksek olduğunu tespit etti.</p>
<p>Çalışma, büyük bir çok merkezli araştırma projesi olan Successful Aging after Elective Surgery, yani SAGES çalışmasının verilerine dayandırıldı.</p>
<h3><strong>Ameliyat sonrası beyin sağlığında üç farklı seyir</strong></h3>
<p>Araştırma kapsamında katılımcıların beyin performansı, ameliyat öncesinde nöropsikolojik testler ve bilişsel görevlerle ölçüldü. Ayrıca hastanede yatış sürecinde, Confusion Assessment Method adı verilen standart bir araç kullanılarak deliryum takibi yapıldı.</p>
<p>Sonuçların güvenilirliğini artırmak için araştırmacılar, ameliyat geçirmeyen 119 yaşlı yetişkini de karşılaştırma grubu olarak izledi.</p>
<p>Veriler analiz edildiğinde bilişsel değişim açısından üç farklı tablo ortaya çıktı. Hastaların yaklaşık dörtte biri zihinsel olarak keskinliğini korudu ve belirgin bir gerileme göstermedi. Hastaların yüzde 59’unda ise normal yaşlanma süreciyle uyumlu, hafif düzeyde bir zihinsel gerileme görüldü.</p>
<p>Buna karşın daha küçük bir grupta, zamanla kötüleşen belirgin ve ilerleyici bir bilişsel performans düşüşü saptandı.</p>
<h3><strong>Bulgular yüksek riskli hastaların belirlenmesine yardımcı olabilir</strong></h3>
<p>Araştırmacılar, elde edilen bulguların doktorlar, hastalar ve aileler için büyük ameliyatların yaşlı yetişkinlerde uzun vadeli beyin sağlığı üzerindeki olası etkilerini daha iyi anlamaya katkı sağlayabileceğini vurguladı.</p>
<p>Yaşlanan nüfusla birlikte bu konu giderek daha önemli hale geliyor. Günümüzde birçok yaşlı hasta; hareket kabiliyetini artırmak, ağrıyı azaltmak veya yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla büyük ameliyatlara karar verirken, uzun vadeli bilişsel ve işlevsel gerileme riskini de göz önünde bulundurmak zorunda kalıyor.</p>
<p>Uzmanlara göre, ameliyat öncesinde yüksek riskli hastaların belirlenmesi, sağlık ekiplerinin özellikle deliryum gibi komplikasyonları önlemeye yönelik adımlar atmasına yardımcı olabilir.</p>
<p>Bulguların rutin klinik uygulamalara tam olarak entegre edilebilmesi için daha geniş ve daha çeşitli hasta gruplarıyla yapılacak yeni araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Bununla birlikte çalışma, yaşlı yetişkinlerde cerrahi planlama ve iyileşme sürecinde bilişsel sağlığın da dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/buyuk-ameliyatlar-hafiza-kaybini-hizlandirabilir/">Araştırma: Büyük Ameliyatlar Hafıza Kaybını Hızlandırabilir</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/buyuk-ameliyatlar-hafiza-kaybini-hizlandirabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DSÖ: Ebola Vaka Sayısı 1.000&#8217;in Altında</title>
		<link>https://saglikagi.com/dso-ebola-vaka-sayisi-1-000in-altinda/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/dso-ebola-vaka-sayisi-1-000in-altinda/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:10:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119650</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo'da 116 şüpheli Ebola vakasını doğruladığını, bunun önceki tahminlere göre belirgin bir düşüş olduğunu açıkladı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/dso-ebola-vaka-sayisi-1-000in-altinda/">DSÖ: Ebola Vaka Sayısı 1.000&#8217;in Altında</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Kongo&#8217;yu kasıp kavuran Ebola salgınının, daha önce sanılandan daha küçük ölçekli olabileceği bildiriliyor.</p>
<p>31 Mayıs itibarıyla Kongo Demokratik Cumhuriyeti&#8217;nde (KDC) devam eden salgında 116 şüpheli ve 321 doğrulanmış Ebola vakası bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) salı günü daha önce binin üzerinde olduğu tahmin edilen toplam vaka sayısının bu yeni verilerle aşağı yönlü revize edildiğini duyurdu.</p>
<p>DSÖ sözcüsü Christian Lindmeier, Cenevre&#8217;de düzenlediği basın toplantısında 48 ölüm ve altı iyileşme vakasının da bildirildiğini açıkladı.</p>
<p>Komşu Uganda&#8217;da da dokuz vaka ve bir ölüm kayda geçti.</p>
<p>Lindmeier, şüpheli vaka sayısındaki sert düşüşün, yapılan testler sayesinde hastaların büyük bölümünün Ebola taşımadığının anlaşılmasından kaynaklandığını belirtti.</p>
<p>“Ya başka hastalıklara sahip oldukları ya da sadece ateşlenip başka hiçbir belirti göstermedikleri ortaya çıktı.” diye konuştu.</p>
<p>Ülkedeki mevcut salgından sorumlu virüs, Ebola hastalığının diğer türlerine yol açan suşlara göre daha nadir görülüyor. Bu durum, hedefe yönelik tedaviler ve aşılar bulunmadığı için müdahaleyi zorlaştırıyor.</p>
<p>Kongo Sağlık Bakanlığı, ülkenin ücra bir bölgesinde yaşanan salgının kontrol altına alınmasında karşılaştıkları başlıca zorlukların, vakaların erken tespiti ve hızla izolasyonu, sıkı temaslı takibi, güvenli ve saygılı defin işlemleri ile sağlık tesislerinde enfeksiyonun önlenmesi ve kontrolünün güçlendirilmesi olduğunu açıkladı.</p>
<h3><strong>Beş hasta iyileşti</strong></h3>
<p>DSÖ Genel Direktörü, salgının merkezindeki kentlerden biri olan Kongo&#8217;nun doğusundaki Bunia&#8217;yı ziyareti sırasında, bu nadir Ebola virüsü türüne yakalanan beş hastanın iyileştiğini söyledi.</p>
<p>Tedros, kentte yeni açılan Ebola tedavi merkezinin açılışında, “Dört kişi bugün taburcu edilecek, önceki gün de bir kişi taburcu edilmişti.” dedi.</p>
<p>“Elbette aşılar ve tedaviler üzerinde çalışmayı sürdürüyoruz ama bu, insanların Ebola&#8217;dan iyileşemeyeceği anlamına gelmiyor.” diye ekledi.</p>
<h3><strong>Aşı geliştirme yarışı</strong></h3>
<p>Salgın Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu (CEPI), mevcut salgından sorumlu Bundibugyo virüsünü hedef alan üç deneysel aşı adayının geliştirilmesini “acilen hızlandıracağını” pazartesi günü duyurdu.</p>
<p>Kuruluş, Uluslararası AIDS Aşı Girişimi, Moderna ve Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilen ve Hindistan Serum Enstitüsü&#8217;nde (SII) üretilecek olanların da aralarında bulunduğu, geliştirme aşamasındaki aşı adaylarından oluşan bir portföye 53 milyon avroya kadar yatırım yapacağını açıkladı.</p>
<p>DSÖ, Ebola ile mücadele için geliştirilmekte olan aşılar arasında bu üç adayı şu anda en umut verici seçenekler olarak belirledi.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/dso-ebola-vaka-sayisi-1-000in-altinda/">DSÖ: Ebola Vaka Sayısı 1.000&#8217;in Altında</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/dso-ebola-vaka-sayisi-1-000in-altinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyuşturucu Nitelikli İlaç Yazan Psikiyatra 15 Yıl Hapis</title>
		<link>https://saglikagi.com/ilac-yazan-psikiyatra-15-yil-hapis/</link>
					<comments>https://saglikagi.com/ilac-yazan-psikiyatra-15-yil-hapis/?noamp=mobile#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Uyar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:09:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://saglikagi.com/?p=119656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Konya'da özel kliniğinde para karşılığı uyuşturucu özelliği taşıyan ilaç reçete eden tutuklu psikiyatri uzmanı Doktor F.K, 15 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/ilac-yazan-psikiyatra-15-yil-hapis/">Uyuşturucu Nitelikli İlaç Yazan Psikiyatra 15 Yıl Hapis</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı ilk olarak <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com">Sağlık Ağı</a> sayfasında yayınlanmıştır.</p>
<p>Konya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, geçen yılın başlarında psikiyatri uzmanı doktor F.K&#8217;nin, İhsaniye Mahallesi&#8217;ndeki özel kliniğinde, çoğunluğu uyuşturucu bağımlısı kişilere para karşılığı uyuşturucu özelliği taşıyan hap reçete ettiği bilgisine ulaştı. Teknik ve fiziki takibin ardından düzenlenen operasyonla gözaltına alınan K., sevk edildiği mahkemece tutuklandı.</p>
<h3>&#8220;Amacım insanları iyileştirmekti&#8221;</h3>
<p>Konya 3&#8217;üncü Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde yargılanan K., daha önceki duruşmalardaki savunmasında amacının insanları iyileştirmek olduğunu öne sürdü.</p>
<p>K., ifadesinde, “Ben bu insanları iyileştirmeye çalışıyordum. Hatta bazıları abartıp bana saldırıyordu. Reçeteyi yazdığım insanlar, güvendiğim insanlardı. Bu işi ticaret olarak yapmıyordum. Amacım insanları iyileştirmekti, uyuşturucudan kurtarmak için yaptım. Bazen WhatsApp üzerinden de insanlarla iletişim kurarak tedavi etmek amaçlı konuştuğum oluyordu.” dedi.</p>
<h3>15 yıl hapis cezasına çarptırıldı</h3>
<p>Tutuklu F.K., &#8216;Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama&#8217; suçundan 15 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.</p>
<p>Daha fazla okumak için <a rel="nofollow" href="https://saglikagi.com/ilac-yazan-psikiyatra-15-yil-hapis/">Uyuşturucu Nitelikli İlaç Yazan Psikiyatra 15 Yıl Hapis</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://saglikagi.com/ilac-yazan-psikiyatra-15-yil-hapis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
