Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde görev yapan sağlık çalışanlarının teşvik ödemelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kaya, konuyu Şubat ayında yatan 2026 yılının ilk teşvik ödemesinin ardından Başhekimlik ve Rektörlük makamına yapılan resmi başvurularla dile getirdiklerini hatırlattı. Başvurulara olumsuz yanıt verilmesi üzerine 24 Nisan 2026’da konuyu sosyal medya ve ulusal basın aracılığıyla kamuoyunun ve yetkili kurumların gündemine taşıdıklarını belirten Kaya, aradan geçen sürede sorunun çözülmediğini, aksine daha da ağırlaştığını ifade etti.
“Bölgedeki üniversite hastanelerinin ortalama yarısı kadar ödeme yapılıyor”
Türkiye’nin en büyük ve kapsamlı üniversite hastanelerinden biri olan kurumun, yüksek gelirine rağmen en düşük teşvik ödemesi yapan hastane konumuna geldiğini vurgulayan Kaya, yakın bölgedeki üniversite hastanelerinin ortalama yarısı kadar ödeme yapıldığını kaydetti. Kaya’nın aktardığına göre, Ekim 2026 teşvik ödemeleri servisler ve normal birimlerde 5 bin TL’nin altında, ameliyathane, yoğun bakım ve acil servis gibi özellikli birimlerde ise 7-8 bin TL civarında kaldı.
Hemşire ve sağlık teknikerlerine yapılan ödemeler ile asistan doktorlara ve öğretim görevlilerine yapılan ödemeler arasında 5, 10, hatta 20 kata varan farklar bulunduğunu belirten Kaya, şunları söyledi:
“Burada altını çizmek isteriz ki hekimlerimizin ve akademisyenlerimizin aldığı ödemeler, taşıdıkları sorumluluğun ve verdikleri emeğin karşılığıdır. İtirazımız onların hakkına değil, aynı çatı altında aynı özveriyle çalışan diğer sağlık profesyonellerinin bu sistemde hak ettiği payı alamamasınadır.”
Eylül fazla mesai ve Ekim taban ödemeleri yatırılmadı
Kaya, açıklamanın yapıldığı 3 Kasım 2026 itibarıyla Eylül ayı fazla mesai ödemeleri ile Ekim ayı taban ödemelerinin henüz yatırılmadığını bildirdi. Sağlık çalışanlarının ödemelerini yapamaz hale geldiğini ve avans hesaba, borç almaya ve kredi çekmeye mecbur bırakıldığını dile getiren Kaya, personel yetersizliği nedeniyle uzun ve yoğun mesailerle mücadele eden çalışanların yaşadığı maddi ve manevi yükün sunulan sağlık hizmetinin verimliliğini de doğrudan etkilediğini ifade etti. Kaya, son yıllarda KPSS ile açılan sağlık personeli kadrolarına adayların başvuru dahi yapmamasının bu tablonun en somut sonuçlarından biri olduğunu vurguladı.
“Emeğin karşılığının adil biçimde verilmesi bir lütuf değil, haktır”
Yüzlerce çalışanın emek verdiği bir kurumda bu emeğin karşılığının adil biçimde verilmesinin bir lütuf değil, hak olduğunu belirten Kaya, sendika olarak taleplerini şöyle sıraladı:
“Teşvik sisteminde ivedilikle gerekli düzenlemenin yapılmasını, birikmiş ödemelerin gecikmeksizin hesaplara yatırılmasını ve yaşanan mağduriyetin giderilmesi için yetkili mercilerin gerekli denetim ve yaptırımları en kısa sürede hayata geçirmesini talep ediyoruz.”
Kaya, açıklamasını, “Sorun çözülene kadar konunun takipçisi olacağımızı, çalışanlarımızın hakları için hukuki ve demokratik zeminde gerekli tüm tepkileri kararlılıkla ortaya koyacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız” sözleriyle tamamladı.

