Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Necla Uygur için Teşvikiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene oğulları Ahmet, Süheyl, Süha, Kemal, Behzat Uygur ile İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ve çok sayıda sanatçı katıldı.
Müjdat Gezen, Aliye Uzunatağan, Nilgün Belgün, Murat Akkoyun, Nur Sürer, Şevket Çoruh, İskender Bağcılar ve Zeyno Günenç’in de yer aldığı törende ikindi namazının ardından cenaze namazı kılındı. Namaz sonrası Uygur’un cenazesi Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Törene katılan oyuncular, Necla Uygur’un Türk tiyatrosundaki yerini ve kişiliğini anlatan ifadeler kullandı. Aliye Uzunatağan, merhum çiftin hatırasına saygı duruşunda bulundu.
Aliye Uzunatağan şunları söyledi:
“Ben Nejat Uygur’u, Necla Hanım’ı da çok severim. Onun için burada olmak istedim. Üzgünüm. Çok güzel çocuklar bıraktılar bize. Nurlarda uyusunlar ikisi de. Kavuşuyorlar bugün bence”
Şevket Çoruh ise Uygur ailesine başsağlığı dileyerek, Necla Uygur’un kendileri için önemini vurguladı.
Şevket Çoruh şöyle konuştu:
“Tüm Uygur ailesinin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Çok değerli, kıymetli bir ablamızdı, teyzemizdi. Dediğim gibi Nejat abi’nin yanına yolluyoruz onu”
Tiyatro Dünyasından Vedalar
Şehir Tiyatroları’nda birlikte çalıştıkları dönemi hatırlayan İskender Bağcılar, Necla Uygur’un ani vefatına şaşkınlığını dile getirdi.
İskender Bağcılar açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Hepimizin başı sağ olsun. Değerli bir sanatçıyı kaybettik. Nejat abi’nin yadigarı diyelim çocuklarıyla beraber. Bizde Şehir Tiyatrosu’nda genel sanat yönetmenliği yapmıştı, beraber çalıştık uzun yıllar. Hanımefendiyle doktorumuz aynıydı. Bir orada görüştük profesörün yanında. Hiç böyle bir belirtisi yoktu ama bir sene evveldi. Gayet iyiydi, sağlam görünüyordu. Oradan buradan konuştuk ettik. Allah taksiratını affetsin”
Zafer Algöz, Necla Uygur’un tiyatro sahnesindeki ve yaşamındaki rolüne değinerek, eski kuşak sanatçıların eksikliğini hissettirdiğini belirtti.
Zafer Algöz sözlerini şöyle tamamladı:
“Sevgili Necla Abla çok kıymetli bir sanatçıydı. Üstelik de Nejat Uygur gibi bir ustanın yanında hem hayat arkadaşı hem sahne arkadaşıydı. Bir gün bir sohbet sırasında demişti ki; ‘Benim hayatımın çok büyük bir çoğunluğu tiyatro kulislerinde ve tiyatro turnelerindeki odalarda geçti. Ben evlatlarımı da hep orada büyüttüm’ demişti. Allah rahmet eylesin, Nejat babanın yanına gitti. Tüm sevenlerinin başı sağ olsun. Keşke kısmet olsaydı da oynasaydık. Eski o güzel oyuncular yok ki artık. Hepsi birer birer bize veda edip gidiyorlar. Allah mekanını cennet eylesin”
Nilgün Belgün, Necla Uygur ile olan yakın arkadaşlığını hatırlayarak üzüntüsünü paylaştı.
Nilgün Belgün şunları ifade etti:
“Üzgünüm çünkü Necla Hanım’ı çok severdim, çok iyi de tanırdım. O da beni çok severdi. Hep buralarda karşılaşırdık onunla. Onun için mutsuzum ve üzgünüm”
Bekir Aksoy ise Uygur ailesinin Türk tiyatrosundaki geleneksel önemine dikkat çekti ve ailenin genç kuşağına olan güvenini dile getirdi.
Bekir Aksoy konuşmasında şu görüşlere yer verdi:
“Uygur ailesi Türk tiyatrosunda büyük bir gelenek. Nejat abi ile başlayan, Necla Hanım’la devam eden ve işte oğullarıyla burada görüyorsunuz. O yüzden gerçekten çok büyük bir değeri gene yitirmiş olduk. Türk tiyatrosunun büyük arşivlerinden birini kaybetmiş olduk. Şöyle de tabii güzel bir tarafı var, Uygur sülalesi devam ediyor. Oğulları, onların görevlerini layıkıyla yapıyor ve üstleniyorlar. O yüzden Necla Abla’nın gerçekten çok ayrı bir yeri vardı. Hem benim için hem Türk tiyatrosu için. Başımız sağ olsun”

