Üniversite ile ilişiği kesilen bir araştırma görevlisinin, gelecekte yeniden devlet memuru olarak atanıp atanamayacağı, kamu personel rejiminde sıkça karşılaşılan ve hukuki açıdan detaylı incelenmesi gereken bir sorudur. Uzmanlara göre bu durum, her olayın kendine özgü koşulları ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini gerektiren karmaşık hukuki ve idari süreçlere bağlıdır.
Görevden Ayrılış Şeklinin Önemi
Bir araştırma görevlisinin yeniden memur kadrosuna atanabilmesi için, öncelikle görevden ayrılış nedeninin detaylı bir şekilde incelenmesi büyük önem taşır. İstifa, sözleşme bitimi, disiplin cezası veya mevzuat gereği ilişiğin kesilmesi gibi farklı nedenlerle görevden ayrılma durumları, kişinin yeniden atanma hakkını doğrudan etkileyen temel faktörlerdir.
Özellikle disiplin cezası sonucunda kamu görevinden çıkarılan kişilerin yeniden kamuya dönmeleri, ciddi yasal kısıtlamalara tabi tutulmaktadır. Bu tür durumlarda, yeniden memuriyete atanma olasılığı oldukça düşüktür.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Ne Diyor?
Devlet memuriyetine yeniden atanma süreçlerinde temel başvuru kaynaklarından biri olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK), bu konuda belirleyici hükümler içermektedir:
- DMK Madde 92: “657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler.” Bu madde, yalnızca kendi isteğiyle görevinden ayrılanların belirli şartlar altında yeniden atanabileceğini açıkça belirtir.
- DMK Madde 94: Memurluktan çekilme isteğinin, bağlı olunan kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle yapılabileceğini düzenler. Ayrıca, mazeretsiz olarak görevin kesintisiz 10 gün terk edilmesi durumunda, yazılı müracaat aranmaksızın çekilme isteğinde bulunulmuş sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu maddeler uyarınca, yeniden atanma hakkının elde edilebilmesi için görevden ayrılışın gönüllü bir iradeye dayanması temel şart olarak kabul edilmektedir.
ÖYP Kapsamında İlişik Kesilmesi Durumu
Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında görev yapan araştırma görevlileri için özel düzenlemeler bulunmaktadır:
- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esasların 6’ncı maddesinin dördüncü fıkrası, adayların yabancı dil puanlarına göre atanma sürelerini belirler. Yabancı dil puanı 50’nin altında olanlar için en çok bir yıl, 50-65 puan arasında olanlar için ise en çok iki yıl süreyle atama yapılır.
- İlgili Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu kararının 5 inci maddesi ise, ÖYP araştırma görevlilerinden atandıkları tarihten itibaren bir yıl içinde yabancı dil sınavlarından 50 ve üstünde puan alamayanların kadroları ile ilişiklerinin kesileceğini hükme bağlamıştır.
Bu hükümler, yabancı dil şartını süresi içinde yerine getiremeyen araştırma görevlilerinin üniversite ile ilişiğinin kesilmesinin, idari bir tasarruf olduğunu ve kişinin kendi isteğiyle görevden ayrılma kapsamında değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.
Ayrıca, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 20’nci maddesi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
Örnek Olay Değerlendirmesi: Yabancı Dil Şartını Sağlayamayan Araştırma Görevlisi
ÖYP kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan bir kişinin, yabancı dil şartını süresi içinde yerine getirememesi nedeniyle üniversite ile ilişiğinin kesilmesinin ardından yeniden memuriyete atanıp atanamayacağı durumu ele alınmıştır. İlgili araştırma görevlisi, bir yıl içinde gerekli yabancı dil puanını alamadığı için Yükseköğretim Kurulu kararları doğrultusunda görevinden çıkarılmış ve daha sonra bir belediyeye 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi kapsamında atanmak istemiştir.
Bu somut olayda, ilgili araştırma görevlisinin görevine kendi talebiyle değil, mevzuatta öngörülen bir şartı sağlayamaması nedeniyle son verilmiştir. Dolayısıyla ilişiğin kesilmesi işlemi, idari bir işlem niteliği taşımaktadır.
Mülga Devlet Personel Başkanlığı (DPB) tarafından yapılan değerlendirmede, ilgilinin görevden ayrılışının “kendi isteğiyle çekilme” kapsamında sayılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, kişinin 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi uyarınca yeniden memuriyete açıktan atanmasının mümkün olmadığı görüşü benimsenmiştir.
Sonuç ve Temel Çıkarımlar
Bu açıklamalar ışığında, kamu personel rejiminde yeniden atanma hakkının yalnızca belirli şartlar altında tanındığı ve görevden ayrılış biçiminin bu noktada belirleyici olduğu açıkça görülmektedir. Özellikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi uyarınca yeniden memuriyete atanabilmek için, kişinin görevinden kendi isteğiyle çekilmiş olması temel ve vazgeçilmez bir koşuldur. İdari bir kararla veya mevzuat gereği ilişiği kesilen kişilerin bu madde kapsamında yeniden atanması mümkün değildir. Bu nedenle, araştırma görevlileri ve tüm kamu çalışanları için görevden ayrılış süreçleri ve hukuki sonuçları büyük bir dikkatle değerlendirilmelidir.

